1980’li yıllardan sonra krizlerin sayısı ve şiddeti giderek artmış olup; finansal krizlerin öngörülebilirliği ve öncü göstergeleri konusu daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. CAMELS analizi, finansal açıdan sorun yaşayan bankaların tespit edilmesi amacıyla ABD’de geliştirilen bir yöntemdir. Söz konusu analiz yardımıyla bankaların performansları değerlendirilmekte ve böylece sorunlu bankalar tespit edilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların 2003-2015 dönemindeki performanslarını CAMELS modeli yardımıyla karşılaştırmalı olarak analiz etmektir. Çalışmada örneklem olarak Türkiye’de faaliyet gösteren 3 kamusal sermayeli ve 9 özel sermayeli banka olmak üzere toplam 12 banka ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; özel sermayeli bankalar sermaye yeterliliği, yönetim kalitesi ve aktif (varlık) kalitesi açısından daha iyi bir görüneme sahipken; kazanç durumu ve likidite bakımından ise tam tersi bir durum söz konusudur. Diğer yandan kamusal sermayeli bankalar özel sermayeli bankalara oranla piyasa risklerine karşı daha duyarlıdırlar.
29 December 2017 in Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi
Tarım sektörü istihdam yaratması, temel gıda maddeleri ihtiyacını karşılaması, diğer sektörlere girdi sağlaması, ihracata katkısı ve ekonomik büyüme açısından önemli sektörlerden biridir. Aynı zamanda tarım sektörü dış ticareti ülke ekonomisinde önemli bir politika alanını oluşturmaktadır. Klasik dış ticaret teorileri endüstriler arasındaki dış ticaretin nedenlerini analiz etmektedir. Ancak ülkeler aynı endüstride farklılaştırılmış ürünlerin ticaretini yapmaktadır. Endüstri içi dış ticaretin analizi yapılırken en çok kullanılan Grubel-Lloyd endeksidir. 1971 yılında Herb Grubel ve Peter Lloyd tarafından geliştirilen bu indeks belirli ürünlerin endüstri içi ticaretini ölçmek için kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye’nin 1996-2016 dönemi tarım sektörünün endüstri içi dış ticaretinin analizinin yapılması amaçlanmıştır. Çalışma sonucu gıda sektöründe yüksek endüstri-içi seviyesi ortaya koymakta iken, hammadde tarım ürünlerinde düşük çıkmıştır. Sonuç tarım sektörü için önemli politika önerisi taşımaktadır.
31 December 2017 in Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi
Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable {mso-style-name:"Normal Tablo"; mso-tstyle-rowband-size:0; mso-tstyle-colband-size:0; mso-style-noshow:yes; mso-style-priority:99; mso-style-parent:""; mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; mso-para-margin:0cm; mso-para-margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:Calibri;} The empirical results for the relationship between trade openness and economic growth have long been a debatable matter in international economics literature. To re-investigate the relationship; firstly, we analyzed the homogeneity and cross-sectional dependency tests of the variables to determine appropriate unit roots and cointegration tests. We use data set includes 10 Africa countries for the period of 1990-2015. We employ pool mean group estimator (PMG) under the panel Autoregressive distributed lag (ARDL) model framework. This study complements existing literature by examining the relation between economic growth and trade openness using a panel ARDL approach for Africa countries. The results of PMG model suggest that an increase in trade openness has positive impact on economic growth in the long run. The evidence of a long-run relationship between the variables implies the validity of the long-run openness-led growth hypothesis in selected countries.
İktisat bilimi, ekonomik aktörlerin tercihlerini ve bu tercihlerin ekonomik göstergelere olan etkisini incelemektedir. Özelde, davranışsal iktisat okulu bu tercihlerin zaman zaman rasyonaliteden ayrıldığını ve bu irrasyonalitenin yol açtığı ekonomik krizleri de modelleyen çıkarımlar yapmaktadır. 2008 yılının sonlarında kripto para olan Bitcoin deneysel olarak kullanılmış, bu tarihten sonra bu kripto finans aracı hızla işlem görmeye başlamıştır. Ancak daha sonraki yıllarda Bitcoin’nin değerindeki dalgalanmalar onun finansal bir araç olmaktan daha çok bir deney aracı olduğu yönünde eleştirilmesine neden olmuştur. Bu çalışmada etkin piyasa hipotezi ve davranışsal iktisat öğretilerinden yola çıkarak bitcoin piyasasının fiyat balonlarıyla spekülatif ve rassal hareketlere açık olup olmadığı (Supremum Augmented Dickey-Fuller ) SADF testi ile analiz edilmiştir. Ampirik bulgulara göre 2015-2019 dönemine ait Bitcoin fiyatlarında ortaya çıkan şokların etkisi kalıcıdır ve rassal yürüyüş hipotezi geçerlidir.
1 January 2018 in International Review of Business and Economics
Growth theory asserts that infrastructure investments promote economic growth by improving the quality of life and increasing private sector productivity . Transport services, water utility services and telecommunication services provide better facilities to attract FDI (foreign direct investment) and increase productivity across sectors. The aim of this article is to analyze whether transport infrastructure investments have a strong effect on the economic growth. It also attempts to analyze the differential impact of each type of infrastructural spending on economic growth. Our data set covers annual data from 1993 to 2015 period for 15 OECD countries (Austria, Turkey, Czech Republic, Spain, Finland, Japan, Germany, Ireland, Italy, France, Korea, Mexico, Netherlands, Poland, U.K) and China. In this study, we employ a Pool Mean Group (PMG) estimator to find long run and short run relations between the variables. Output elasticity of air transport is found to be positive and significant at five percent level and there exists a long run relationship between GDP per capita and other explanatory variables such as transport infrastructure indicators, gross capital formation and labor force. The crowding- out hypothesis is also supported by coefficients on county specific results. Our data set includes infrastructure variables such as Railways, (million passenger-km), Air transport, (freight, million ton-km), Individuals using the Internet (% of population).