emel dıraz yıldırım

Dr. emel dıraz yıldırım


Research Focus & Metrics

Academic Career Length

11Years (2016-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
1 April 2020 in Industrial Crops and Products
Verified
Journal Article
Closed access
BBBurak Bahcesular
Burak Bahcesular
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
MKMeral Karaçocuk
Meral Karaçocuk
MKMuhittin Kulak
Muhittin Kulak
SKSengul Karaman
Sengul Karaman

10 June 2017 in Notulae Botanicae Horti Agrobotanici Cluj-Napoca
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
OTOzlem Toncer
Ozlem Toncer
SKSengul Karaman
Sengul Karaman
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
TSTahsin Sogut
Tahsin Sogut
SKSuleyman KIZIL
Suleyman KIZIL
Thymus is represented by 39 species (60 taxa) in Turkey and the rate of its endemism is 45% in Turkey. The herb is widely used for several purposes. Its essential oil compositions and biologically active substances are affected by the phenological stages. Therefore, the aim of this study is to evaluate the variations in the essential oil composition of Thymus × citriodorus (Pers.) Schreb. growing in Southeastern Anatolia Region of Turkey at different phenological stages (pre-flowering, full flowering, post flowering). The oils were obtained by hydrodistillation of air-dried samples. The yields of oils (w/w %) at different phenological stages was respectively 2.0% at pre-flowering state, 1.9% at flowering stage, and 1.3% at post-flowering stage. T. × citriodorus was determined mainly by using GC/MS. A total of 21 compounds, representing 93.9% in the pre-flowering stage, 98.8% in the flowering stage and 98.91% in post-flowering of the total oil, were identified. Monoterpene hydrocarbons (terpinolene) and oxygenated monoterpenes (α-terpineol) were observed to have the highest percentage in T. × citriodorus oil. The major compounds of the oil were terpinolene, α- terpineol, linalool, bornyl acetate and borneol. The highest percentage of terpinolene was determined to be 71% in flowering stages.

1 January 2016 in Industrial Crops and Products
Verified
Journal Article
Closed access
MPMehmet Yavuz Paksoy
Mehmet Yavuz Paksoy
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
MDMetin Diğrak
Metin Diğrak
ETEsen Tutar
Esen Tutar
ŞKŞengül Karaman
Şengül Karaman

8 June 2018 in Uluslararası Tarım ve Yaban Hayatı Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
Biberiye (Rosmarinus officinalis L.) Lamiaceae familyasına ait olup, Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olarak bulunan aromatik bir bitkidir. Biberiye, halk tıbbında, kozmetikte ve gıda endüstrisinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada biberiyenin topraküstü kısımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kampüsü’nden yaz, sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde toplanmıştır. Kurutulmuş bitki materyallerinin uçucu yağları distilasyon metodu ile elde edilmiştir. Uçucu yağlar GC-MS cihazı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre yirmi yedi bileşen tespit edilmiştir. Ana bileşenler 1.8 sineol (%41.25-%45.96), izoborneol (%11.96-%14.89), α-pinen (%9.28-%11.22), α-terpineol (%4.65-%8.41) olarak tespit edilmiştir. Kampen (%3.29-%3.51), limonen (%2.89-%3.61), p-simen (%3.64-%4.26) ve bornil asetat (%2.02-%3.13) yüksek oranlı bileşenler olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, biberiyenin uçucu yağ bileşenleri miktarının mevsimlere göre önemli değişiklik gösterdiği ve kemotipinin 1.8 sineol olarak belirlendiği tespit edilmiştir.

7 October 2020 in Erwerbs-Obstbau
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
ZMZehra Tuğba Murathan
Zehra Tuğba Murathan
AKArmağan Kaya
Armağan Kaya
NENurcan Erbil
Nurcan Erbil
MAMehmet Arslan
Mehmet Arslan
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
ŞKŞengül Karaman
Şengül Karaman

15 December 2021 in Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
EYemel dıraz yıldırım
emel dıraz yıldırım
HGHakan Güneş
Hakan Güneş
Tuz ve kuraklık stresi gibi iki önemli abiyotik stres, bitkilerin gelişimini etkileyerek morfolojik, fizyolojik ve moleküler seviyede pek çok aksaklıklara neden olmaktadır. Silikonun biyotik ve abiyotik strese karşı etkili olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, tuz ve kuraklık stresi koşullarında yetiştirilen bir ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidi olan Ceyhan-99’a 100 ppm ve 200 ppm silikon sulama suyuna katılarak bitkiler üzerindeki morfolojik karakterlere ve fotosentetik pigmentler üzerine etkisi araştırılmış ve optimal silikon konsantrasyonu belirlenmeye çalışılmıştır. Ceyhan-99 tuza toleransı düşük ve kuraklığa toleransı da orta seviyede bir ekmeklik buğday çeşididir. Silikon bitkilere toplamda 2 defa uygulanmıştır. Tuz stresi için bitkiler birinci hafta 100 mM, ikinci hafta 200 mM tuz sulama suyuna katılarak strese maruz bırakılmışlardır. Kuraklık stresi için bitkiler birer hafta arayla sulanarak kuraklığa maruz bırakıldı. Araştırmada bitki boyu, bitki ağırlığı, kök boyu, kök ağırlığı, bağıl su miktarı, klorofil a, klorofil b, karotenoid ve toplam klorofil miktarı tespit edilmiştir. Stres uygulanan gruplarda incelenen parametrelerin olumsuz yönde etkilendiği görülmüş fakat silikon uygulamaları ile büyüme parametreleri ve bağıl su miktarından kontrole yakın değerler elde edilmiştir. Kontrol gruplarına 100 ppm silikon uygulamasında kök ağırlığında değişim görülmezken, bitki boyu, bitki ağırlığı, kök ağırlığı gibi diğer parametrelerde istatistiksel olarak artış tespit edilmiştir. Fotosentetik pigmentler incelendiğinde stres altında klorofil a, klorofil b ve toplam klorofil miktarlarında kontrole göre azalış görülürken, karotenoid miktarında artış görülmüştür. Kontrol gruplarına silikon uygulamasında ise klorofil a, klorofil b ve toplam klorofil miktarında artış gözlenirken, karotenoid miktarında azalış saptanmıştır. Araştırma sonucunda çalışılan parametrelerde silikon uygulamalarının, kuraklık ve tuz stresinin zararlı etkilerinin azaltılmasına yardımcı olduğu, kurak ve tuzluluğun neden olduğu yarı kurak bölgelerde su kıtlığının şiddetini azaltarak buğday bitkisinin gelişmesini arttırabileceği görülmektedir.