Thymus is represented by 39 species (60 taxa) in Turkey and the rate of its endemism is 45% in Turkey. The herb is widely used for several purposes. Its essential oil compositions and biologically active substances are affected by the phenological stages. Therefore, the aim of this study is to evaluate the variations in the essential oil composition of Thymus × citriodorus (Pers.) Schreb. growing in Southeastern Anatolia Region of Turkey at different phenological stages (pre-flowering, full flowering, post flowering). The oils were obtained by hydrodistillation of air-dried samples. The yields of oils (w/w %) at different phenological stages was respectively 2.0% at pre-flowering state, 1.9% at flowering stage, and 1.3% at post-flowering stage. T. × citriodorus was determined mainly by using GC/MS. A total of 21 compounds, representing 93.9% in the pre-flowering stage, 98.8% in the flowering stage and 98.91% in post-flowering of the total oil, were identified. Monoterpene hydrocarbons (terpinolene) and oxygenated monoterpenes (α-terpineol) were observed to have the highest percentage in T. × citriodorus oil. The major compounds of the oil were terpinolene, α- terpineol, linalool, bornyl acetate and borneol. The highest percentage of terpinolene was determined to be 71% in flowering stages.
Biberiye (Rosmarinus officinalis L.) Lamiaceae familyasına ait olup, Akdeniz Bölgesi’nde yaygın olarak bulunan aromatik bir bitkidir. Biberiye, halk tıbbında, kozmetikte ve gıda endüstrisinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada biberiyenin topraküstü kısımları Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Kampüsü’nden yaz, sonbahar, kış ve ilkbahar mevsimlerinde toplanmıştır. Kurutulmuş bitki materyallerinin uçucu yağları distilasyon metodu ile elde edilmiştir. Uçucu yağlar GC-MS cihazı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre yirmi yedi bileşen tespit edilmiştir. Ana bileşenler 1.8 sineol (%41.25-%45.96), izoborneol (%11.96-%14.89), α-pinen (%9.28-%11.22), α-terpineol (%4.65-%8.41) olarak tespit edilmiştir. Kampen (%3.29-%3.51), limonen (%2.89-%3.61), p-simen (%3.64-%4.26) ve bornil asetat (%2.02-%3.13) yüksek oranlı bileşenler olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucunda, biberiyenin uçucu yağ bileşenleri miktarının mevsimlere göre önemli değişiklik gösterdiği ve kemotipinin 1.8 sineol olarak belirlendiği tespit edilmiştir.
Tuz ve kuraklık stresi gibi iki önemli abiyotik stres, bitkilerin gelişimini etkileyerek morfolojik, fizyolojik ve moleküler seviyede pek çok aksaklıklara neden olmaktadır. Silikonun biyotik ve abiyotik strese karşı etkili olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, tuz ve kuraklık stresi koşullarında yetiştirilen bir ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidi olan Ceyhan-99’a 100 ppm ve 200 ppm silikon sulama suyuna katılarak bitkiler üzerindeki morfolojik karakterlere ve fotosentetik pigmentler üzerine etkisi araştırılmış ve optimal silikon konsantrasyonu belirlenmeye çalışılmıştır. Ceyhan-99 tuza toleransı düşük ve kuraklığa toleransı da orta seviyede bir ekmeklik buğday çeşididir. Silikon bitkilere toplamda 2 defa uygulanmıştır. Tuz stresi için bitkiler birinci hafta 100 mM, ikinci hafta 200 mM tuz sulama suyuna katılarak strese maruz bırakılmışlardır. Kuraklık stresi için bitkiler birer hafta arayla sulanarak kuraklığa maruz bırakıldı. Araştırmada bitki boyu, bitki ağırlığı, kök boyu, kök ağırlığı, bağıl su miktarı, klorofil a, klorofil b, karotenoid ve toplam klorofil miktarı tespit edilmiştir. Stres uygulanan gruplarda incelenen parametrelerin olumsuz yönde etkilendiği görülmüş fakat silikon uygulamaları ile büyüme parametreleri ve bağıl su miktarından kontrole yakın değerler elde edilmiştir. Kontrol gruplarına 100 ppm silikon uygulamasında kök ağırlığında değişim görülmezken, bitki boyu, bitki ağırlığı, kök ağırlığı gibi diğer parametrelerde istatistiksel olarak artış tespit edilmiştir. Fotosentetik pigmentler incelendiğinde stres altında klorofil a, klorofil b ve toplam klorofil miktarlarında kontrole göre azalış görülürken, karotenoid miktarında artış görülmüştür. Kontrol gruplarına silikon uygulamasında ise klorofil a, klorofil b ve toplam klorofil miktarında artış gözlenirken, karotenoid miktarında azalış saptanmıştır. Araştırma sonucunda çalışılan parametrelerde silikon uygulamalarının, kuraklık ve tuz stresinin zararlı etkilerinin azaltılmasına yardımcı olduğu, kurak ve tuzluluğun neden olduğu yarı kurak bölgelerde su kıtlığının şiddetini azaltarak buğday bitkisinin gelişmesini arttırabileceği görülmektedir.