Çiğdem Şen Tepe

Mrs. Çiğdem Şen Tepe

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

7Years (2020-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
17 February 2020 in Molecular Imaging and Radionuclide Therapy
Verified
Journal Article
Open access
EAEsra Arslan
Esra Arslan
TATAMER AKSOY
TAMER AKSOY
CGCihan Gundogan
Cihan Gundogan
ÇTÇiğdem Şen Tepe
Çiğdem Şen Tepe
STSelda Yılmaz Tatar
Selda Yılmaz Tatar
TÇTevfik Fikret Çermik
Tevfik Fikret Çermik
The aim of this study was to evaluate 18F-fluoro-2-deoxy-glucose (FDG) uptake patterns in primary tumors and metastatic lesions, and also to assess the diagnostic contribution of positron emission tomography/computed tomography (PET/CT) in the initial staging of gastric cancer (GC). The total number of 341 patients with GC were included in this study. All 18F-FDG PET/CT imagings were performed for initial staging. The maximum standardized uptake value (SUVmax) of primary tumor, obtained from 18F-FDG PET/CT imaging was compared between subtypes of GC. Mean SUVmax of 339 patients’ primary tumor was 12.9±8.6. The highest mean SUVmax was detected in patients with medullary subtype GC (17.8±9.9) while the lowest mean SUVmax (9.7±7.6) was seen in signet ring cell carcinoma (SRCC). The primary mean SUVmax was found statistically higher in adenocarcinoma (AC) group than SRCC group (p3 cm) in patients with AC (p=0.03). Primary tumor SUVmax was found statistically higher in regional lymph node (RLN) positive patients than in RLN negative patients in AC and SRCC groups (p<0.001 and p=0.012, respectivelly). Also, in patients with SRCC, SUVmax was significantly higher in the distant metastatic group than in the group without metastasis (p=0.025). Increased primary tumor SUVmax was associated with some of clinical parameters such as age and RLN metastasis in patients with AC. However, there was no relationship between distant metastatic state and primary tumor 18F-FDG uptake in AC. However, high SUVmax of primary tumor in SRCC was associated with regional and distant metastasis, and primary tumor 18F-FDG uptake may be a prognostic value for this subgroup.

15 August 2022 in Sakarya Üniversitesi Holistik Sağlık Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
POPelin Okyar
Pelin Okyar
ÇTÇiğdem Şen Tepe
Çiğdem Şen Tepe
GDGülgün Durat
Gülgün Durat
Amaç: Hastanede yatarak tedavi görmek ve ameliyat olmak hastalarda kaygı oluşturan durumlardır. Kaygı, yaşamın pek çok alanını etkilediği gibi günlük yaşam aktivitelerinden uyku düzenini de etkileyen önemli bir faktördür. Bu araştırma, ameliyat öncesinde yaşanan kaygının uyku kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla yapıldı.Yöntem: Yapılan araştırma tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tiptedir. Araştırmanın evrenini bir devlet hastanesinde 2021 yılı itibariyle ameliyathane ortamında ameliyat öncesi dönemde olan hastalar oluşturmaktadır. Çalışma, katılmaya gönüllü olan 100 birey üzerinde yapıldı. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi ile araştırmacı tarafından toplandı. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Ameliyata Özgü Kaygı Ölçeği ve Richard-Campbell Uyku Ölçeği kullanıldı. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde sayı, yüzde, frekans dağılımı, ortalama, standart sapma, Kolmogorov-Smirnov testi, Independent Sample t test, One Way Anova, Pearson korelasyon testi kullanıldı.Bulgular: Yapılan istatistiksel değerlendirmenin sonucunda hastaların Ameliyata Özgü Kaygı Ölçeği ve Richard-Campbell Uyku Ölçeği puan ortalamaları arasında negatif yönde yüksek düzeyde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu saptandı. Kaygı düzeyi yüksek olanların uyku kalitesinin düşük olduğu bulundu.Sonuç: Yapılan araştırmanın sonucunda, ameliyat öncesinde yaşanan kaygının uyku kalitesini olumsuz olarak etkilediği belirlendi.


20 July 2025 in International Journal of Mental Health Nursing
Verified
Journal Article
Closed access
ÖDÖzlem Doğu
Özlem Doğu
MUMuhammed Kursad Ucar
Muhammed Kursad Ucar
ÇTÇiğdem Şen Tepe
Çiğdem Şen Tepe

22 May 2024 in Sağlık Bilimlerinde Değer
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
FAFerhan Açıkgöz
Ferhan Açıkgöz
TSTuğba Sarı
Tuğba Sarı
ÇTÇiğdem Şen Tepe
Çiğdem Şen Tepe
Amaç: Pozitif psikoterapi yapılarından olan birincil ve ikincil yeteneklerin az gelişmiş veya çok gelişmiş olması yaşam alanında sorunlara neden olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı hemşirelik öğrencilerinin depresyon, anksiyete ve stres düzeyleri ile pozitif psikoterapi yapılarından olan birincil ve ikincil yetenekler arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: İlişkisel tarama modeline dayanan bu çalışmaya bir devlet üniversitesinin 2022-2023 akademik yarıyılında kayıtlı olan 167 hemşirelik bölümü öğrencisi katılmıştır. Google Formlar’dan oluşturulan bir anket aracılığı ile Kişisel Bilgi Formu, Wiesbaden Pozitif Psikoterapi ve Aile Terapisi Envanteri ve Depresyon-Anksiyete Stres Ölçeği online olarak uygulanmıştır. Verilerin analizinde çoklu regresyon analizi tekniği kullanılmıştır. Bulgular: Analiz sonuçlarına göre üniversite öğrencilerinde gelişmiş olan en az yeteneğin sabır olduğu en gelişmiş yeteneğin ise inanç/anlam yeteneği olduğu belirlenmiştir. Birincil yeteneklerden sabır ve güven yetenekleri her üç iyilik hali değişkeniyle (depresyon, anksiyete ve stres) düşük düzeyde de olsa bir ilişkiye sahiptir. Birincil yeteneklerden umudun depresyon üzerine, sabırın stres üzerine etkisi olduğu bulunmuştur. İkincil yeteneklerden başarı yeteneğinin depresyon ve anksiyete üzerine, düzen yeteneğinin anksiyete üzerine etkisi olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışma sonuçlarına dayanarak depresyon, anksiyete ve stres düzeyinin semptomların birincil ve ikincil yeteneklerle ile ilişkili olduğu söylenebilir. Bu çalışmanın bulguları göz önüne alınarak öğrencilerin ruh sağlığını korumada yeteneklerin dengeli kullanımına ilişkin programlar ve düzenlemeler için geliştirilebilir.

18 December 2023 in Online Türk Sağlık Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
SGSevgi Koroglu Gokbel
Sevgi Koroglu Gokbel
ÇTÇiğdem Şen Tepe
Çiğdem Şen Tepe
GDGülgün Durat
Gülgün Durat
Objective: This study aimed to examine how patients with obsessive-compulsive disorder perceived changes in their symptoms during the COVID-19 pandemic and what factors influenced those changes. Materials and Methods: The sample of the study consists of 262 individuals diagnosed with obsessive-compulsive who were reached through social media between 08.04.2021 and 08.10.2021. A descriptive information form and a 41-item questionnaire based on the Padua Inventory were used to collect the data. Results: During the pandemic, anxiety about not being able to access cleaning products and doctors/therapists was high in the patients who reported a rise in disease symptoms. During the pandemic, 79% of the sample reported an increase in symptoms of obsessive-compulsive disorder. Conclusion: It is essential to conduct regular screenings of patients with obsessive-compulsive disorder by the psychiatric nurses in the rehabilitation services team. These patients should be encouraged to express their concerns, and any psychological stress or distress should be identified. When necessary, patients should be referred to secondary care services for further assistance.