Perihan Gumuskaya

Dr. Perihan Gumuskaya

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

6Years (2021-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
1 September 2021 in Journal of Gastrointestinal Cancer
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
EYEmine Yıldırım
Emine Yıldırım
SBSibel Bektaş
Sibel Bektaş
ZPZekeriya Pelen
Zekeriya Pelen
IYIrem Yanik
Irem Yanik
AEAhmet Muzaffer Er
Ahmet Muzaffer Er
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya

Verified
Journal Article
Open access
PDF file
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya
ÖAÖzgür Altun
Özgür Altun
EYEmine Yıldırım
Emine Yıldırım
NYNur Karakutuk Yuztas
Nur Karakutuk Yuztas
NONeslihan Ozsoy
Neslihan Ozsoy
TTTufan Tukek
Tufan Tukek
Background: Much research has demonstrated that there is a relation between depression and chronic diseases. Type 2 diabetes mellitus (T2DM) is one of the most common chronic diseases, and it is an expanding global health problem. This study aims to explore the relationship between glycemic control (GC), antidiabetic agents, and depression in T2DM, focusing on how depression affects treatment adherence and GC. Methods: This prospective study included 250 patients with T2DM. Demographic information and laboratory results were obtained from the patients as well as from the hospital’s laboratory system. Beck’s Depression Inventory (BDI) scores, GC indicator HbA1c levels, and antidiabetic agents used by the patients were compared. Results: Upon analyzing the findings, we found a statistically significant positive correlation between the severity of depression and HbA1c levels (p < 0.001). Additionally, no significant relationship was observed between depression and the use of oral antidiabetic medications, except for metformin. However, a significant association between depression and insulin use was found even in patients with good GC (p < 0.001), regardless of whether HbA1c was high. Conclusions: Regardless of the type of antidiabetic treatment, diabetic patients receiving intensive insulin therapy, whether they have good or poor GC, should be carefully evaluated for depressive symptoms. Appropriate psychiatric support should be provided to help achieve GC and enhance their quality of life. Our study is the first to emphasize the importance of close monitoring for diabetic patients using insulin, even those with good GC. Understanding these interactions may improve disease management, patient outcomes, and quality of life.

11 April 2025 in Medicina
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya
EYEmine Yıldırım
Emine Yıldırım
ÖAÖzgür Altun
Özgür Altun
HUHafize Uzun
Hafize Uzun
Background and Objectives: Acute pancreatitis (AP) is an inflammatory disorder of the pancreas, with severe cases linked to a higher mortality rate. The prognosis of AP is influenced by factors such as necrosis, secondary infections, and organ failure. Tissue damage in AP is driven by the activation of leukocytes and the release of inflammatory mediators. Angiopoietin-like protein 8 (ANGPTL8), also known as betatrophin, is a recently discovered protein that regulates lipid metabolism. This study aimed to investigate the relationship between ANGPTL8 levels and disease severity in AP patients, and to explore the potential of ANGPTL8 as a biomarker. Materials and Methods: This prospective study included 50 patients diagnosed with AP who were admitted to the Department of Internal Medicine at Dr. Cemil Taşcıoğlu City Hospital between September 2021 and February 2022. Additionally, 39 healthy volunteers who underwent a check-up at the same hospital served as the control group. The Glasgow–Imrie (GI) score was used to assess the severity of pancreatitis. Results: ANGPTL8 levels were found to be significantly lower in the AP group compared to the control group, with a statistically significant correlation between ANGPTL8 levels and the severity of AP (p < 0.05). The cut-off level of ANGPTL8 based on the GI score was determined to be 70.9 ng/L. The GI score for ANGPTL8 was 0.749 (95% CI: 0.606–0.861) (p < 0.001). The overall cut-off value for ANGPTL8 was 179.2 ng/L, with an overall classification rate of 0.936 (95% CI: 0.864–0.977) (p < 0.001). Conclusions: This study demonstrates that ANGPTL8 levels vary between patients with and without AP, with lower levels observed in AP patients. Our research is the first to identify decreased ANGPTL8 levels as an independent predictor of AP severity. ANGPTL8 may play a crucial role in regulating inflammation or metabolic dysfunction in AP. However, further studies are needed to confirm these findings in larger populations and investigate ANGPTL8’s mechanistic role in AP. Longitudinal studies could help determine whether ANGPTL8 levels act as a biomarker for disease progression or treatment response, potentially paving the way for targeted therapies to improve outcomes for AP patients.

12 September 2025
Verified
Book Chapter
Open access
PDF file
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya
Romatoid artrit, kronik, sistemik ve otoimmün bir hastalık olup, çoğunlukla simetrik poliartrit ile seyretse de atipik başlangıçlarla da görülebilir. Bu yazıda, sol dizde tek eklem tutulumu (monoartrit) ile başvuran ve ileri tetkikler sonucunda RA tanısı alan 48 yaşında kadın bir olgu sunulmuştur. Başlangıçta sadece tek eklemde tutulum olmasına rağmen, yüksek akut faz reaktanları ve otoantikor pozitifliği [romatoid faktör, anti-siklik sitrüline peptid] tanıda belirleyici olmuştur. Hasta, metotreksat, hidroksiklorokin ve steroid tedavisine yanıtsız kalınca leflunomid eklenmiş; devamında biyolojik ajan olan adalimumab ile klinik ve laboratuvar iyileşme sağlanmıştır. Bu olgu, monoartrit ile başlayan atipik RA vakalarının tanısal zorluklarını ve tedavi sürecindeki yaklaşım basamaklarını göstermektedir. Erken tanı ve uygun tedavi ile organ tutulumu ve deformite gelişimi önlenebilir.

1 October 2024 in Atlas Universitesi Tip ve Saglik Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya
TSTeoman Soysal
Teoman Soysal
Amaç: Bu çalışmada demir eksikliği anemisi, anemik romatoid artrit ve anemik karaciğer sirozu hastalarında serum solubl transferrin reseptör (sTfR) düzeyi ile diğer demir parametreleri arasındaki ilişkiyi göstermeyi ve kronik hastalıklara eşlik eden demir eksikliğinin tanısında, altın standart kemik iliğinde demir boyamasına alternatif bir yöntem olarak değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmamız onsekiz demir eksikliği hastası, onsekiz romatoid artrit ve anemi hastası, onsekiz karaciğer sirozu ve anemi hastası ve onsekiz sağlıklı bireyden oluşan dört grup üzerinde gerçekleştirildi. Demir (Fe) parametreleri, B-12 vitamini, folat, C-reaktif protein (CRP), sedimantasyon, Tiroid uyarıcı hormon (TSH), üre, kreatinin, alanin aminotransferaz (ALT), albümin, hemogram, periferik yayma ve sTfR düzeyleri çalışıldı. Bulgular: Çalışmamızda, demir eksikliği anemisi olan hastalarda sTfR düzeyi diğer gruplara göre anlamlı olarak yüksekti (p<0,01). Romatoid artritli anemik hasta grubunda sTfR ile diğer parametreler arasında anlamlı bir korelasyon bulunamadı. sTfR’nin trombosit sayısı, transferrin saturasyonu (TS) ve ferritin (r=0,019) ile negatif korelasyonu; MCV’nin demir düzeyi ile pozitif korelasyonu (r=0,005), karaciğer sirozu olan hastalarda demir eksikliği anemisi belirtileri gösterecek şekilde MCV, TS, Fe ve ferritinin sTfR ile birlikte hareket ettiğini göstermiştir. Sonuç: Kronik hastalık veya karaciğer sirozuna eşlik eden demir eksikliği tanısında sTfR düzeyi ile birlikte diğer demir parametrelerinin de değerlendirilmesi daha güvenilir ve belki de invaziv kemik iliği demir skorunun belirlenmesine alternatif bir yaklaşım olacaktır.

1 October 2026 in Atlas Universitesi Tip ve Saglik Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PGPerihan Gumuskaya
Perihan Gumuskaya
Amaç: Bu çalışmanın amacı Trigliserid/HDL değeri ve Trigliserid-glukoz indeksinin hepatosteatoz varlığı tahmininde kullanılıp kullanılmayacağının değerlendirilmesidir. Araçlar ve Yöntem: Etik kuruldan 02.08.2021 tarihli 294 sayılı olur alınarak çalışmaya başlandı. Tek merkezde retrospektif olarak yapılan bu vaka-kontrol çalışmasında, 3. basamak hastanemiz veri tabanından hastalar tarandı. Ultrasonografi ile hepatosteatoz tanısı konulmuş 18 yaşından büyük hastalar çalışmaya alındı. Dışlama kriterleri; 18 yaşından küçük bireyler, kronik böbrek yetersizliği ve kronik karaciğer hastalığı olanlar (viral hepatitler, Wilson hastalığı, hemokromatozis), diyabet hastaları, gebeler, emzirenler, malignitesi veya tiroid hastalığı olanlar, alkol ve/veya ilaç bağımlılığı olanlar idi. Hastaların veri tabanlarından vücut kitle indeksi (VKİ), glukoz, insülin, HDL, trigliserid, Alanin aminotransferaz (ALT) ve kreatinin değerleri kayıt edildi. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS 21 versiyon programı ile değerlendirildi. P<0.05 anlamlılık düzeyi kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya 70 kadın, 32 erkek olmak üzere toplam 102 hasta alındı. Vakaların ortalama yaşları 41,33±13,84 yıl idi. TG/HDL değeri hepatosteatozlu hastalarımızda, hepatosteatozu olmayanlara göre daha yüksekti (p:0.001). TG/HDL ve TyG indeksi, İnsülin direncinin homeostatik model değerlendirmesi olan HOMA-IR ile korelasyon gösteriyordu (p:0.001). TG/HDL 2.09 cut-off değerinde %85 duyarlılık ile hepatosteatoz varlığını tespit ediyordu (p:0.001). Sonuç: Trigliserid/HDL değeri poliklinik şartlarında daha ileri tetkikler yapılmadan önce, hepatosteatoz varlığının değerlendirilmesinde güvenle kullanılabilecek, ucuz ve kolay hesaplanabilir bir parametredir. Anahtar Kelimeler: Hepatosteatoz, Trigliserid, HDL, Glukoz