Kazım Onur Demirarslan

Dr. Kazım Onur Demirarslan


Research Focus & Metrics

Academic Career Length

12Years (2015-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
31 January 2018 in Doğal Afetler ve Çevre Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
Halil AKINCIHalil AKINCI
Halil AKINCI
Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biri olan Marmara Bölgesi, Avrupa ve Asya’yı birbirine bağlayan köprü görevi görmektedir. Bölge, yaklaşık olarak 67 bin km2’lik bir yüzölçümüne sahiptir. Demografik olarak ele alındığında ise nüfusunun 24 milyon olduğu görülmektedir. Bu yoğunluk, bölgenin Türkiye'nin önemli sanayi, toptan ve perakende ticaret, uzmanlaşmış tarım ve turizm bölgesi olmasından kaynaklanmaktadır. İstihdam olanakları nedeniyle bölgede kentleşme oranı artmıştır. Kentleşme ise beraberinde atık su, katı atık ve hava kirliliği gibi önemli çevre sorunlarını getirmiştir. Hava kirliliği ise bölgede kendini hissettiren önemli çevre sorunlarından bir tanesidir. Özellikle yoğun sanayi, trafik ve yerleşimin olduğu alanlarda hava kirliliği artan oranlarda görülmektedir. Bu çalışmada, Marmara Bölgesi’nin 2015-2016 yılları kış sezonu (1 Ekim-31 Mart) hava kalitesi SO2 ve PM10 bakımından incelenmiştir. Çalışma zamanına ait veriler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı Hava Kalitesi İzleme İstasyonları web sitesinden temin edilmiştir. Bu verilerin hava kalitesi üzerindeki etkileri ve dağılımları, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla üretilen dağılım haritalarıyla incelenmiştir. Kirletici verileri karşılaştırılmış ve bölgede hava kalitesi düşük olan iller belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen kış sezonu ortalamaları 06.06.2008 tarih ve 26898 sayılı Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği'nde bulunan Kış Sezonu Limit Değerleri ile karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara bakıldığında SO2 kirleticisi için en yüksek konsantrasyona sahip ilin 2015 ve 2016 yıllarında Edirne olduğu belirlenmiştir. PM10 incelendiğinde ise 2015 ve 2016 yıllarında Bursa’nın en yüksek konsantrasyona sahip il olduğu görülmüştür.

30 July 2022 in Doğal Afetler ve Çevre Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
IYIsmet yener
Ismet yener
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
Air pollution due to anthropogenic activities is currently one of the most important problems faced worldwide. This study aimed to determine the associations between air quality and spatial, meteorological, and anthropogenic factors while evaluating air quality using the air stress index (ASI) and the daily air quality (DAQx) scale. The annual mean levels of CO, NOx, O3, PM 2.5, PM10 and SO2 in the region were 718.6, 39.5, 44.4, 25.5, 51.3, and 9.9 μg/m3, respectively. While anthropogenic variables mostly affected NOx (r=0.56 to 0.64) and O3 (r=-0.34 to 0.64), meteorological (r=-0.38 to 0.45) and spatial factors (r=-0.41 to -0.65) mostly affected particulate matter (PM2.5 and PM10). CO and SO2, on the other hand, were affected by all types of variables at varying directions and rates. The mean ASI and DAQx values of 2.1 and 4.3 indicated that the air quality in the region exhibited distinct air stress and sufficient air quality, respectively. The findings and outcomes could contribute to understanding and evaluating the air quality in the region and could be used as a base for further studies.

31 July 2017 in Doğal Afetler ve Çevre Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
DDDeniz Demirarslan
Deniz Demirarslan
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
Dünyada özellikle 20. yüzyılın son yarısından itibaren bilim ve teknoloji alanlarında yaşanan gelişmeler yeni araştırma ve yaklaşımları ortaya çıkarmaktadır. Bu araştırma ve yaklaşımların sonuçlarının ortaya konmasında günümüzde tek bir alanda düşünme ve değerlendirme yapmak yeterli değildir. Tek bir disiplin ile yeni gelişen alanları incelemek mümkün olmamaktadır. Bu düşünce ve değerlendirmeleri destekleyecek diğer disiplinlerden faydalanılması söz konusudur. Bu bağlamda, disiplinler arası yaklaşıma ihtiyaç duyulmaktadır. Günümüzde teknoloji ve bilimin ilerlemesi, inşaat teknolojisindeki gelişmeler ve yaşam gereksinimlerinde görülen değişimler sonucu daha yaşanılabilir, gelecek nesillere aktarılabilir, yapımları ve kullanımları sırasında çevreye daha az zarar veren mekânların tasarımı artık bir tasarım eğilimi olarak kabul görmektedir. Dolayısıyla çevreye duyarlı mekânlar oluşturmada iç mimarlık tek başına yeterli olmamaktadır. Bu süreçte çevre mühendisliği ile ilgili konularda destek almaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada, bir tasarım disiplini olan iç mimarlık ile bir mühendislik disiplini olan çevre mühendisliğinin disiplinler arası bir yaklaşım ile ele alınarak, ortak paydalarının bulunması ve çevre mühendisliğinin iç mimarlığa katkılarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma kapsamında öncelikle disiplinler arası çalışma özellikleri belirtilmiş, konuyla ilgili disiplinler incelenmiş ve iki disiplin arasındaki ortak paydalar örnekler ile açıklanmıştır.

11 July 2016 in Waste Management & Research: The Journal for a Sustainable Circular Economy
Verified
Journal Article
Closed access
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
MKM Kemal Korucu
M Kemal Korucu
AKAykan Karademir
Aykan Karademir
Ecological problems arising after the construction and operation of a waste incineration plant generally originate from incorrect decisions made during the selection of the location of the plant. The main objective of this study is to investigate how the selection method for the location of a new municipal waste incineration plant can be improved by using a dispersion modelling approach supported by geographical information systems and multi-criteria decision analysis. Considering this aim, the appropriateness of the current location of an existent plant was assessed by applying a pollution dispersion model. Using this procedure, the site ranking for a total of 90 candidate locations and the site of the existing incinerator were determined by a new location selection practice and the current place of the plant was evaluated by ANOVA and Tukey tests. This ranking, made without the use of modelling approaches, was re-evaluated based on the modelling of various variables, including the concentration of pollutants, population and population density, demography, temporality of meteorological data, pollutant type, risk formation type by CALPUFF and re-ranking the results. The findings clearly indicate the impropriety of the location of the current plant, as the pollution distribution model showed that its location was the fourth-worst choice among 91 possibilities. It was concluded that the location selection procedures for waste incinerators should benefit from the improvements obtained by the articulation of pollution dispersion studies combined with the population density data to obtain the most suitable location.

22 September 2016 in Doğal Afetler ve Çevre Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
Halil AKINCIHalil AKINCI
Halil AKINCI

21 June 2025 in Applied Sciences
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
ŞDŞenay Çetin Doğruparmak
Şenay Çetin Doğruparmak
KDKazım Onur Demirarslan
Kazım Onur Demirarslan
SCSamet Volkan Cavusoglu
Samet Volkan Cavusoglu
As road traffic in Turkey is a significant source of emissions due to the increasing number of vehicles on the road, the goal of this study is to calculate greenhouse gas emissions from Turkey’s roads between 2010 and 2020, create an inventory, and estimate possible emissions until 2050. In the study, both greenhouse gases (carbon dioxide (CO2) and nitrous oxide (N2O) and co-emitting air pollutants that indirectly contribute to climate change (ammonia—NH3, nitrogen oxide—NOX, sulfur dioxide—SO2, carbon monoxide—CO, non-methane volatile organic compounds—NMVOC, and particulate matter—PM) were investigated. The study revealed that the total number of vehicles using state roads in Turkey increased by 60% between 2010 and 2020. As a result, emissions of CO2, N2O, NH3, NOX, SO2, CO, NMVOC, and PM increased by 29.6%, 24.2%, 0.5%, 19.9%, 9.9%, 18.2%, 21.5%, and 39.7%, respectively. When emissions were analyzed on a provincial basis, particular attention was drawn to provinces with high levels of urbanization. Based on forecast studies, the total number of vehicles registered for traffic will increase by 105% by 2050. Due to this increase, CO2, N2O, NH3, NOX, SO2, CO, NMVOC, and PM emissions are estimated to increase by 149.17%, 151.78%, 154.39%, 138.95%, 150.97%, 153.09%, 152.09%, and 151.47%, respectively.