Muhammet Li̇mon

Dr. Muhammet Li̇mon


Research Focus & Metrics

Academic Career Length

8Years (2019-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications

29 August 2022 in Turkish Society of Clinical Biochemistry
Verified
Journal Article
Closed access
RTRaziye Topkafa
Raziye Topkafa
ASAbdullah Sivrikaya
Abdullah Sivrikaya
DEDuygu Eryavuz
Duygu Eryavuz
GAGULSUM ABUSOGLU
GULSUM ABUSOGLU
MLMuhammet Li̇mon
Muhammet Li̇mon
AÜAli Ünlü
Ali Ünlü
Amaç: Homositrulin (Hcit), lizin kalıntılarının karbamilasyonundan kaynaklanan modifiye bir amino asittir ve inflamatuar hastalıklarda potansiyel bir biyobelirteç olabileceği düşünülmektedir. Behçet hastalığı (BH) otoinflamatuar bir hastalıktır, hastalığın tanısı klinik bulgulara dayanır. Amacımız aktif, inaktif BH olan bireylerde ve sağlıklı kişilerde Hcit düzeylerini araştırmak ve Hcit düzeyleri ile BH'nin patogenezi ve aktivasyonu arasındaki ilişkinin aydınlatılmasına katkıda bulunmaktı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 26 aktif, 34 inaktif BH tanısı alan birey ve 30 sağlıklı gönüllü dahil edildi. Serum Hcit ve lizin seviyeleri, tandem kütle spektrometrik yöntem (LC-MS/MS) ile ölçüldü. Serum yüksek hassasiyetli-CRP (hs-CRP) seviyeleri IMMAGE 800 sistemi (Beckman Coulter, Brea, ABD) ile ölçüldü. Hastaların çeşitli hematolojik ve biyokimyasal parametreleri sırasıyla Beckman Coulter LH 780 ve Beckman-Coulter AU 5800 cihazları ile ölçüldü. Bulgular: Hcit/lizin oranı (μmol Hcit/mol lizin) Behçet hastalarında [844.6(453.8-5975.4)] sağlıklı kontrollerden [334.9(117-509.3), (p<0.002)] istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti ve aktif grupta [1307.0(453.8-5975.4)], inaktif gruba göre [666.5(462.6-1777.2), p=0.005] istatiksel olarak anlamlı düzeyde yüksekti. Ayrıca, Hcit/lizin oranları, hs-CRP düzeyleri ile pozitif koreleydi (r= 0.353, p=<0.001). Sonuç: Bulgularımız, Behçet hastalarında serum Hcit düzeylerinin yüksek olduğunu ve serum Hcit düzeylerinin inflamatuar yük ile korele olduğunu gösterdi. Artmış Hcit konsantrasyonları, BH'de otoinflamatuar süreç ve vasküler hasar ile ilişkili olabilir.

2 February 2022 in The Journal of Laryngology & Otology
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
BUBülent Ulusoy
Bülent Ulusoy
MLMuhammet Li̇mon
Muhammet Li̇mon
SYSema Yılmaz
Sema Yılmaz
BÇBahar Çolpan
Bahar Çolpan
AAA A Aygün
A A Aygün
ÖEÖmer Erdur
Ömer Erdur
Objective: This study aimed to evaluate primary Sjögren's syndrome patients in terms of hearing and vestibular functions.Methods: The patient group consisted of 35 individuals diagnosed with primary Sjögren's syndrome and a control group of 35 healthy individuals similar in terms of age and gender.Results: The rate of hearing loss in the patient group was significantly higher than in the control group (p = 0.021). The N1 latency value for the ocular vestibular-evoked myogenic potentials test was significantly longer in the patient group than in the control group (p = 0.037). Additionally, the posterior semicircular canal and lateral semicircular canal vestibulo-ocular reflex gain values were significantly lower than in the control group (p = 0.022 and p < 0.001, respectively).Conclusion: These results indicate subclinical vestibular involvement and hearing loss in primary Sjögren's syndrome patients. Vestibular-evoked myogenic potentials and video head impulse tests can be used to detect vestibular involvement in primary Sjögren's syndrome patients.

25 September 2024 in Zeitschrift für Rheumatologie
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
MLMuhammet Li̇mon
Muhammet Li̇mon
DTDilek Tezcan
Dilek Tezcan

27 March 2023 in International Journal of Rheumatic Diseases
Verified
Journal Article
Closed access
MLMuhammet Li̇mon
Muhammet Li̇mon

30 December 2020 in Journal of Contemporary Medicine
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MLMuhammet Li̇mon
Muhammet Li̇mon
DTDilek Tezcan
Dilek Tezcan
SGSemral Gülcemal
Semral Gülcemal
SYSema Yi̇lMaz
Sema Yi̇lMaz
ÇTÇağrı Turan
Çağrı Turan
Amaç: İnflamatuar romatizmal hastalıklar her yaşta görülebilen remisyon ve alevlenmelerle seyreden kronik hastalıklardır. Bu anket çalışması, hastaların tedavilerini kesmelerine etki eden faktörleri araştırmak ve hangi tedavi yöntemlerini seçtiklerini belirlemek amacıyla düzenlenmiştir.Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Ocak 2019-Aralık 2019 arasında Romatoloji Bilim Dalında yapıldı. Çalışmaya 18 yaş üzeri hayatının bir döneminde tedavisini kesen 150 hasta alındı. Çalışmaya romatoid artrit, ankilozan spondilit, bağ doku hastalığı tanısı olan hastalar dahil edildi. Bulgular: Kliniğimizde değerlendirilen 150 hastanın 101 tanesi kadın, 49 tanesi erkekti. Hastaların yaş ortalaması 46 olarak bulundu. Hastaların tanılarına göre değerlendirildiğinde romatoid artrit %50, ankilozan spondilit %19,3, bağ doku hastalığı %14, diğerleri %16 bulundu. Hastaların tedaviyi kesme nedeni en sık ilaç ilaç yan etkisi %32,7 olup diğerleri sosyal güvenlik sorunları %23,3, hastalığın iyileştiğini düşünme %16, tedaviye inanmama %12,7, hamilelik %6, görsel medya %3, tamamlayıcı ve alternatif tıb (TAT) %6, diğerleri %2 olarak bulundu. Hastaların eğitim düzeyi, yaşadığı yer, tanı farklılıkları ile medikal tedaviyi kesme ilişkisi bulunmadı. Tedaviyi kesen hastaların %80,6’sı hiçbir ilaç almadığı %19,4’ü TAT yöntemlerine başvurduğu bulundu. En sık kullanılan TAT yöntemi %68 bitkisel yöntemdi.Medikal tedaviyi kesen hastalarda alternatif tedavi seçimi ile eğitim, yaşadığı yer arasında ilişki bulunmadı. Medikal tedaviyi kesen romatoid artrit hastalarında %72, ankilozan spondilit hastalarında %65,5, bağ doku hastalığında %57,1 oranında ilk 6 ay içinde hastalık alevlenmesi gözlendi. Tartışma-Sonuç: İnflamatuar romatizmal hastalarında hayatının bir döneminde tıbbi tedaviyi bırakarak takip dışı kaldığı gözlenmiştir. Bu nedenle hastalar medikal tedavinin sürekli olması gerektiği ve ilaçların hastalık üzerinde etkileri konusunda bilgilendirilmelidir. Medikal tedaviyi kesen hastaların ilk 6 ayda hastalık alevlenmesi nedeniyle medikal tedaviye başladığı gözlenmiştir.