Bu araştırma öğrencilerin okuma motivasyonları ve okuduğunu anlama becerilerinin, akademik başarıyı yordama düzeyini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, ilkokul dördüncü sınıfa devam eden 758 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Araştırma, ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Verilerin analiz edilmesinde betimleyici istatistiklere, korelasyon analizlerine ve çoklu doğrusal regresyon analizlerine yer verilmiştir. Araştırmada ulaşılan bulgulara göre okuma motivasyonu ve okuduğunu anlama, öğrencilerin akademik başarılarının anlamlı yordayıcısıdır. Diğer taraftan akademik başarı ile okuma motivasyonu arasında düşük oranda pozitif yönlü; okuduğunu anlamaları arasında ise orta düzeyde pozitif yönde anlamlı düzeyde ilişki bulunmuştur. Bu bulgulara göre öğrencilerin okuma motivasyonu ve okuduğunu anlama becerileri arttıkça, öğrencilerin akademik başarıları da artmaktadır.
11 July 2017 in Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama
Bu araştırmanın amacı öğrencilerin kâğıttan dijitale yazma tutumunu ölçmek için bir ölçme aracı geliştirmektir. Araştırmaya üst sosyoekonomik düzeydeki okullarda öğrenim gören 2534 gönüllü öğrenciyle (7-12. Sınıf) yürütülmüştür. Ölçeğin madde analizleri için %27 alt ve üst grup ortalamaların anlamlılığı test edilmiştir. Ölçeğin faktörlerini belirlemek için Açımlayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Buna göre 12 maddelik Dijital ortamlarda yazma tutumu ve 7 maddelik Kâğıt ortamında yazma tutumu faktörleri elde edilmiştir. Ölçeğin faktörleri arasında negatif yönlü anlamlı ilişki bulunmuştur. Ölçeğin güvenirlikleri Dijital ortamlarda yazma tutumu boyutu α= .89; Kâğıt ortamında yazma tutumu boyutu α= .75; ölçeğin tamamı ise α=.77’dir. Ayrıca ölçeğin tekrar test güvenirlik sonuçları Dijital ortamlarda yazma tutumu boyutu=.98; Kağıt ortamında yazma tutumu =.96; ölçeğin tamamı ise .97 bulunmuştur. Ölçeğin Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçları da iki faktörlü ölçeğin (χ²/df=3.16; RMSEA=.043; AGFI=.97; GFI=.97; CFI=.97; NFI=.95; IFI=.97;TLI=.97) doğrulandığını göstermektedir. Elde edilen bu sonuçlar ölçeğin güvenilir ve geçerliği olduğunu göstermektedir.
Bu çalışmanın amacı okul öncesi dönemde çocuğu olan ebeveynlerin ev okuryazarlığı yaşantılarının incelenmesidir. Araştırma durum çalışmasıdır. Araştırmaya alt, orta ve üst sosyoekonomik düzeyden 23 ebeveyn katılmıştır. Sosyoekonomik düzey belirlenirken ailenin ortalama aylık geliri, anne ve babanın eğitim düzeyleri ve meslek grupları dikkate alınmıştır. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme soruları ile toplanmıştır. Tümevarımsal analiz kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucu elde edilen bulgulara göre, alt sosyoekonomik düzeyde yer alan ebeveynlerin, çocuk okul öncesi eğitime başlayana kadar okuryazarlık ile ilgili bilinçli ev etkinliklerine yer vermedikleri söylenebilir. Çocuk okula başladığında ise bu etkinlikler sadece ödevler ile sınırlı kalmıştır. Orta ve üst sosyoekonomik düzeyde ise ev okuryazarlığı aktivitelerinin arttığı, erken yaştan itibaren çocuğa etkileşimli olarak kitaplar okunduğu, evde kitaplık bulunması durumunun arttığı görülmüştür. Sosyoekonomik düzey arttıkça ev okuryazarlığı aktiviteleri aracılığıyla, okul ve ev arasında işbirliğine dayalı bir yaklaşımın benimsendiği söylenebilir.
31 December 2023 in Okuma Yazma Eğitimi Araştırmaları
Bu araştırmada akıcı okuma ile akıcı yazma arasındaki ilişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden korelasyon araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmaya 206 ilkokul 2, 3 ve 4. sınıf öğrencisi katılmıştır. Öğrencilerin seviyelerine uygun metinlerle akıcı okuma becerileri ölçülmüş; ardından aynı öğrencilerin belirli süreler verilip akıcı yazma ve kopyalama becerileri ölçülerek bu 3 beceri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerinin okuma hızları ile akıcı yazma ve kopyalama becerileri arasında her sınıf düzeyinde de pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. 2. sınıf öğrencilerinin okuma hızı ile akıcı yazma ve kopyalama becerileri arasındaki ilişkinin düzeyi, 3 ve 4. sınıf öğrencilerinin bu beceriler arasındaki ilişkinin düzeyine göre daha yüksek bulunmuştur. Buna göre alt sınıflarda yazmada kopyalama okuma hızıyla daha yakından ilişkili iken bu ilişki sınıf düzey arttıkça kısmi olarak düşmektedir. Ayrıca öğrencilerin sınıf seviyesi arttıkça okuma hızları, akıcı yazma ve kopyalama becerileri de artmaktadır.
Bu araştırmada görsel, işitsel ve zihinsel herhangi bir problemi olmayan bir üçüncü sınıf öğrencisinin okuma ve okuduğunu anlama problemi, nörolojik etki yöntemi ile giderilmeye çalışılmıştır. Araştırmada durum çalışması desenlerinden bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Seçilen öğrencinin herhangi bir görsel, işitsel ve zihinsel probleminin olmadığından emin olduktan sonra öğrencinin okuma ve anlama düzeyini belirlemek için ön test yapılmıştır. Yapılan ön test sonucunda öğrencinin endişe düzeyinde olduğu tespit edilmiştir. Veri toplama aracı olarak “Hızlı Kelime Tanıma Tabloları”, “Araştırmacı Gözlem ve Notları”, “Hikâye Edici Okuma Metinleri” ve “Yanlış Analizi Envanteri” kullanılmıştır. Öğrencinin okuma sırasında heceleme hataları yaptığı, okuma hızının çok yavaş olduğu, akıcı okuyamadığı, yanlış okuduğu ve atlayıp geçtiği tespit edilmiştir. Öğrencinin okuma beceri düzeyi dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir okuma programı hazırlanmıştır. Program 48 saatlik bir süreyi kapsamakta olup her bir oturum bir saatlik dilimlerden oluşmaktadır. Çalışmanın her bir oturumu iki bölüm halinde gerçekleştirilmiştir. Birinci bölümde öğrenciye okunacak metinde en sık tekrarlanan kelimelerin yer aldığı, farklı desenlerde hazırlanmış “Hızlı Kelime Tanıma Tabloları” verilerek okuma çalışması yapılmıştır. İkinci bölümde ise öğrenci ile birlikte “Nörolojik Etki Yöntemine” uygun olarak okuma çalışması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın sonunda araştırmacı tarafından yapılan son testte öğrencinin okuma ve anlama düzeyinin endişe düzeyinden öğretim düzeyine çıktığı belirlenmiştir.