Metehan Kutlu

Dr. Metehan Kutlu


Research Focus & Metrics

Academic Career Length

6Years (2021-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications

13 February 2025 in Tropical Animal Health and Production
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MKMetehan Kutlu
Metehan Kutlu
NANeffel Kürşat Akbulut
Neffel Kürşat Akbulut
The purpose of this study was to examine the effects of anti-galactagogue (sage, parsley extract) and anti-inflammatory (echinacea extract) feed supplements on prolactin levels and fertility in the re-pregnancy of lactating Merino ewes. Eighty ewes were randomly assigned to one of two groups: control and treatment. In treatment group (Stop Lactin) group (n = 40) ewes were treated with Stop Lactin® 60 ml on day 0 orally by syringe. The control group (Control) (n = 40), ewes were not treated with any anti-galactagogue feed supplements. On day 0, a vaginal sponge containing 60 mg of medroxyprogesterone acetate was inserted for seven days. On day 7, all ewes received an intramuscular injection of 500 IU PMSG. The study results indicated no statistically significant differences between the Control group and Stop Lactin group in terms of conception rates (87.2% and 78.1%), late embryonic-early fetal mortality rate (20.6% and 8.0%), lambing rate (79.4% and 92%), twin rate (29.6% and 13.0%) and litter size (1.30 and 1.13). Estrus rates (97.5% and 82.1%, p = 0.050) tended to be higher and pregnancy rates (85.0% and 64.1%, p = 0.037) was found to be significant in the control group compared to the Stop Lactin group. The effect of treatment (P = 0.209) on serum prolactin levels and the interaction between treatment × day (P = 0.874) were both found to be insignificant. It is concluded that anti-galactagogue and anti-inflammatory feed supplements did not reduce prolactin concentration and did not improve fertility in lactating Merino ewes.

4 November 2024 in Small Ruminant Research
Verified
Journal Article
Closed access
MKMetehan Kutlu
Metehan Kutlu
HDHalef Doğan
Halef Doğan
MDMurat Durmuş
Murat Durmuş


11 March 2026 in Mustafa Kemal Üniversitesi Tarım Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
MDMURAT DURMUŞ
MURAT DURMUŞ
MKMetehan Kutlu
Metehan Kutlu
Bu çalışma, Çukurova Et (ÇET) ve İvesi ırkı koyunlarda peripartum dönemde tekil ve ikiz gebeliklerin serum biyokimyasal parametreler üzerindeki etkilerini karşılaştırmayı amaçlamıştır. Östrus senkronizasyonu ile gebelik elde edilen, 2–5 yaş aralığında ve ortalama 50–60 kg canlı ağırlığa sahip ÇET’ten 15 tekil, 15 ikiz; İvesi’den 15 tekil ve 9 ikiz gebe koyun kullanılmıştır. Kan örnekleri gebeliğin 130., 137. ve 144. günlerinde, doğum günü ile doğum sonrası 1., 2., 14. ve 28. günlerde alınmıştır. Kan örneklerinden çıkarılan serumlarda alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gama glutamil transferaz (GGT), toplam kolesterol, trigliserit, toplam protein, üre, albümin ve glikoz düzeyleri analiz edilmiştir. Bulgulara göre, ÇET’te trigliserit ve albümin; İvesi’de toplam protein ve albümin; her iki ırkta ise ALT, AST, toplam kolesterol, trigliserit, toplam protein ve albümin düzeyleri yavru sayısına bağlı olarak farklılık göstermiştir. Zaman faktörü tüm parametrelerde belirgin değişimlere yol açmıştır. Doğumda AST, ALT ve GGT düzeyleri düşerken, doğum sonrası erken haftalarda artış göstermiştir. ÇET’te AST düzeyleri İvesi’den anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Kolesterol geç gebelikte artıp doğum sonrası azalmış, trigliserit ÇET ikizlerde daha yüksek saptanmıştır. Albümin tekil gebeliklerde daha yüksek olup doğum sonrası azalmıştır. Glikoz doğumda en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Sonuç olarak, peripartum dönemde metabolik profilin ırk ve yavru sayısına bağlı değiştiği belirlenmiş, biyokimyasal parametrelerin düzenli izlenmesinin metabolik bozuklukların erken tanısında yararlı olabileceği ortaya konmuştur.

31 March 2024 in Kocatepe Veterinary Journal
Verified
Journal Article
Closed access
MKMetehan Kutlu
Metehan Kutlu
MDMURAT DURMUŞ
MURAT DURMUŞ
Sunulan çalışmada, üreme mevsimi içerisinde östrüsları senkronize edilen Alman Alaca × Kıl melezi ve Saanen ırkı keçilerde anogenital mesafenin karekterizasyonu ve fertilite ile ilişkisi ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada 53 baş Alman Alaca x Kıl melezi (%75 Alman Alaca ve %25 Kıl keçisi) ve 55 baş Saanen ırkı keçi kullanıldı. Sünger uygulanmadan önce tüm keçilerin anogenital mesafeleri dijital kumpasla ölçülerek kaydedildi. Her ırk için kısa AGD grubu ve uzun AGD grubu olmak üzere iki AGD kategorisine ayrıldı. Bu keçilere 0. gün intravajinal 60 mg medroksiprogesteron asetat içeren sünger uygulandı, süngerler 13 gün süreyle vajinada tutuldu. Tüm keçilerde uygulamanın on üçüncü günü süngerler çıkarıldı ve sünger çıkarılması anında 500 IU dozda eCG uygulandı. Östrüs tespiti süngerlerin çıkartılmasından 12 saat sonra başlanarak sabah ve akşam 2 arama tekesinin sürüye katılması ile gerçekleştirildi. Östrüste olduğu tespit edilen keçiler elde aşım yöntemiyle (teke/keçi oranı: 1/7) fertil tekelerden bir tanesi ile çiftleştirildi. Teke katımından sonraki 40. günde çiftleşen hayvanlara ultrasonografik gebelik muayenesi yapıldı. Tüm gruplarda östrüs oranı, gebelik oranı, doğum oranı, çoklu doğum oranı, yavru verimi ve erkek yavru oranı parametreleri hesaplandı. Yapılan istatistiksel analiz sonrası gruplar arasında takip edilen parametreler arasında önemli bir fark saptanmadı (p>0,05). Sonuç olarak üreme mevsimi içerisinde progestagen uygulamaları ile östrüsları senkronize edilen Alman Alaca x Kıl melezi ve Saanen ırkı keçilerde anogenital mesafenin fertilite üzerine farklılık yaratmadığı görüldü. Keçilerde anogenital mesafenin karekterizasyonu ve fertilite ile ilişkisinin açıkça ortaya konulabilmesi için daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç olduğu düşünülmektedir.