Serkan Demi̇r

Serkan Demi̇r

Auto-generated profile, based on publicly available information

Serkan Demi̇r

ŞEHİT EMRE TUNCA İLKOKULU

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

7Years (2020-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
1 January 2020 in Journal of Turkish Studies
Verified
Journal Article
Closed access
SDSerkan Demi̇r
Serkan Demi̇r
MKMustafa Kale
Mustafa Kale
Bu araştırmanın amacı Covid-19 küresel salgını döneminde öğretmenlerin uzaktan eğitim süreci hakkındaki görüşlerini derinlemesine incelemek, uzaktan eğitimin olumlu ve olumsuz yanlarını ortaya çıkarmak ve uzaktan eğitimin iyileştirilmesi için önerilerde bulunmaktır. Araştırma tarama modellerinden durum çalışması (örnek olay tarama modeli) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara’da resmi okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve özel eğitim kurumlarında görev yapmakta olan toplam 44 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen yapılandırılmış görüşme formu ile çevrimiçi ortamda uygulanarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin toplanması aşamasında, Gazi Üniversitesi’ne etik kurul izni için başvurulmuş ve araştırma için 11.12.2020 tarih ve E.133138 sayılı etik kurul onayı alınmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Görüşme sorularına verilen cevaplardan tema ve kodlar oluşturulmuş, frekans dağılımları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin büyük çoğunluğunun uzaktan eğitim konusunda kendini yeterli ve orta düzeyde yeterli gördüğü, deneyimi ve yeterliği olmayanların birçoğunun ise uzaktan eğitim süreci içerisinde kendilerini geliştirdikleri ve yeterliklerini artırdıkları, bazı öğretmenlerin ise kendisini yetersiz gördüğü belirlenmiştir. Öğretmenlerin yarısından fazlası alt yapının yeterli olduğu, bazı öğretmenler ise özellikle öğrencilerin mevcut imkânlarından kaynaklanan eksiklikler sebebiyle uzaktan eğitime erişim konusunda sıkıntı yaşandığı görüşlerini ortaya koymuştur. Uzaktan eğitime erişim konusunda en fazla problem yaşanan durumların; öğrencilerin internetlerinin olmaması, öğrencilerin donanımsal araçlarının yetersizliği, velilerin teknolojik bilgi eksikliği, öğrencilerinin bireysel özellikleri sebebiyle uzaktan eğitime erişim konusunda sıkıntı yaşandığı; özellikle küçük yaş gruplarındaki öğrenciler ile özel gereksinimli öğrencilerin çeşitli zorluklarla ve kısıtlılıklarla karşılaştığı, öğrencilerin motivasyonlarının ve derse olan dikkatlerinin daha düşük olduğu, alt yapıdan kaynaklanan sorunlar sebebiyle uzaktan eğitim sürecinin olumsuz yönde etkilendiği belirlenmiştir. Çevrimiçi olarak yapılan eğitimlerde öğrenci ile göz teması kurulamadığı, velilerin büyük ölçüde uzaktan eğitim sürecine destek olduğu, uzaktan eğitime ilişkin farkındalık, velilerin iş yoğunluğu gibi durumlara bağlı olarak uzaktan eğitim sürecini destekleme durumlarının değişkenlik gösterdiği, müfredatın tam anlamıyla uygulanamadığı, bazı derslerin ve kazanımların uzaktan eğitimle uygulama yapmaya imkân vermediği, uzaktan eğitimle yeterli iletişim, etkileşim ve geri dönüt sağlanamaması, öğrencilerin tümüne erişim sağlanamaması, teknoloji bağımlılığı, hareketsiz yaşam ve sağlık sorunlarına sebep olması, öğrencilerin motivasyonlarının düşük olması gibi olumsuz yanlarının olduğu belirlenmiştir. Uzaktan eğitimin küresel salgın döneminde farklı eğitim fırsatları ve imkânları sunması, yüz yüze eğitimi desteklemesi, zamandan ve mekândan tasarruf sağlaması gibi olumlu yanlarının olduğu ortaya konulmuştur. Öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde psikolojik, sosyal ve fiziksel açıdan olumsuz yönde etkilendiği, bununla birlikte bu süreçte aileleriyle daha fazla vakit geçirme şansı bulduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin evde kalmasını gerektirecek olağanüstü durumlarda uzaktan eğitim sürecinde psikolojik, sosyal ve fiziksel anlamda sağlığını koruyabileceği etkinlik programlarının geliştirilmesi ve öncesinde öğrencilere gereken yeterliklerin kazandırılması önerilmektedir.

16 February 2022 in Reading & Writing Quarterly
Verified
Journal Article
Closed access
MKMustafa Kale
Mustafa Kale
SDSerkan Demir
Serkan Demir
This study examines the effects of interactive book reading (IBR) implementations on typically developing students’ social acceptance of students with special needs. Since inter-group and within-group comparisons are to be made, a split-plot design of factorial designs was used in the study. In this study, the Social Acceptance Scale (SAS) was administered to four different 4th-grade students in this school to determine the study group. According to the social acceptance scores obtained, 64 students in the two classes closest to each other were determined as the study group. With the random method, one of these classes was assigned as the experimental group and the other as the control group in this study, a form of “Friendship Activity Scale” (FAS) developed by Siperstein ( 1980 Siperstein, G. N. (1980). Adjective Checklist (ACL) and Friendship Activity Scale (FAS): Instruments for measuring children’s attitudes. University of Massachusetts. Center for Social Development and Education, Boston. [Google Scholar] ) and adapted into Turkish by Civelek with the name “Social Acceptance Scale” (SAS) was used. IBR implementations were conducted in an interactive reading of one book, one lesson hour (40 min) per week for eight weeks. After assessing whether the data were suitable for the use of parametric tests based on normality tests, the data obtained were analyzed using the t-Test for between-group comparisons and the Related Measurements Two-Way Variance Analysis (ANOVA) for within-group comparisons (pretest-posttest) within the context of the questions to be answered in the study. This study mainly found that IBR was effective in raising social acceptance levels among students with special needs and typically developing students.

28 April 2023 in Türk Eğitim Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
SDSerkan Demi̇r
Serkan Demi̇r
MKMustafa Kale
Mustafa Kale
Bu çalışmanın amacı okul öncesi eğitim durumlarına göre öğrencilerin ilkokula hazırbulunuşluk düzeylerinin farklı değişkenler bakımından incelenmesidir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın deseninde bağımlı değişken, öğrencilerin okula hazırbulunuşluk düzeyleri; bağımsız değişken ise öğrencilerin okul öncesi eğitim süreci, cinsiyeti, başlama yaşı, okula devam durumu, anne ve baba eğitim durumu, sosyoekonomik düzeyidir. Araştırmanın çalışma grubu, Ankara ili Çubuk ilçesinde yer alan Şehit Emre Tunca İlkokulunda, okul öncesi eğitim yaşında bulunan 76 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmada veriler Bilişsel Yetenekler Testi Form 6 (BYTF-6) kullanılarak toplanmıştır. Ölçek okul öncesi dönem öğrencilerinin sözel, sayısal ve sözel olmayan muhakeme yeteneklerini ölçerek ilkokula hazırbulunuşluk düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılmıştır. Araştırma verileri, betimsel istatistikler, Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilere göre; okul öncesi eğitim alan öğrencilerin almayanlara göre hazırbulunuşluk düzeylerinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Öğrenciler arasında okula başlama yaşı, okula devam durumu, anne öğrenim durumu değişkenleri bakımından istatistiki olarak anlamlı fark bulunurken sosyoekonomik düzey, cinsiyet ve baba eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farkın bulunmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

10 May 2023 in Milli Eğitim Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
SDSerkan Demi̇r
Serkan Demi̇r
MKMustafa Kale
Mustafa Kale
Bu araştırmanın genel amacı öğretmen ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre denetim uygulamalarının mesleki ve etik ilkelere uygunluğunun incelenmesidir. Araştırma tarama modellerinden durum çalışması (örnek olay tarama modeli) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada çalışma grubu, Ankara-Çubuk ilçesinde bulunan resmi okullarda görevli ve araştırmaya gönüllü katılan 18 yönetici ve 48 öğretmen olmak üzere 66 kişiden oluşmaktadır. Araştırmada veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Görüşme sorularına verilen cevaplardan tema ve kodlar oluşturulmuş, frekans dağılımları belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, yönetici ve öğretmenlerin çoğunluğunun görüşüne göre; denetim görevlilerinin “tarafsızlık ve nesnellik, eşitlik, dürüstlük, gizlilik, yetkinlik ve meslekî özen” ilkelerine uygun hareket ettiği tespit edilmiştir. Fakat “çıkar çatışmasından kaçınma, nezaket ve saygı” ilkelerine uygun davranışlar sergilemediği bulunmuştur. Denetim görevlilerinin özellikle onur kırıcı, küçük düşürücü, baskıcı, hakaret ve tehdit edici tavırlarda bulunmamaları, etkili rehberlik hizmetlerine katkı sunacaktır. Ayrıca denetim görevlilerine “etkili iletişim” konusunda eğitimler verilebilir. Denetim görevlilerinin etik dışı davranışlarda bulunmalarını engellemek amacıyla “Denetim Görevlilerinin Uyacakları Meslekî Etik Davranış İlkeleri Hakkında Yönetmelik” kapsamında daha hassas davranmaları ve ilgi yönetmelik maddelerini göz önünde bulundurarak denetim sürecini gerçekleştirmeleri önerilmektedir.

24 November 2021 in Milli Eğitim Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
MKMustafa Kale
Mustafa Kale
SDSerkan Demi̇r
Serkan Demi̇r
Bu araştırmanın genel amacı İlkokullarda Yetiştirme Programının öğrencilerin okula bağlılık düzeylerine katkısının incelenmesidir. Araştırmada yarı deneysel desenlerden Eşit Olmayan Gruplar Öntest - Sontest deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunda uygulamaya katılan 63 ve katılmayan 69 öğrenci olmak üzere 132 öğrenci yer almıştır. Araştırmada veriler, Hill ve Werner’in (2006) geliştirdiği, Savi’nin (2011) Türkçe’ye uyarladığı “Okula Bağlanma Ölçeği (School Attachment Scale)” kullanılarak toplanmıştır. Toplanan veriler Bağımsız Örneklemler t Testi, Bağımlı Örneklemler t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Korelasyon kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, uygulamaya katılan ve katılmayan öğrencilerin uygulama öncesi okula bağlılık düzeyleri arasında anlamlı farkın olduğu, uygulama bittikten sonra okula bağlılık düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı bulunmuştur. İlkokullarda Yetiştirme programına katılan ve katılmayan öğrencilerin okula bağlılık düzeyleri ile devamsızlık değişkenine göre aralarında anlamlı farkın olduğu görülmüştür. Devamsızlığı az olan öğrencilerin okula bağlılık puanlarının da yüksek olduğu ve öğrencilerin devamsızlıkları ile okula bağlılıkları arasında negatif yönlü orta düzeyde bir ilişkinin olduğu bulunmuştur.

30 July 2025 in International Journal of Psychology and Educational Studies
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
RKRuveyda Kaya
Ruveyda Kaya
SDSerkan Demir
Serkan Demir
HBHatice Uysal Bayrak
Hatice Uysal Bayrak
The aim of this study is to explore the views of preschool teachers on the sharing of children's photographs on social media. This study used the case study method, one of the qualitative research designs. We selected the study group using a convenience sampling method. The sample of this study consists of 16 female teachers working in kindergartens and preschools affiliated with the Ministry of National Education in Nigde Province. The teachers in the study group were interviewed face-to-face, one-on-one, and the data were collected through in-depth interview techniques, and open-ended questions were asked to the teachers. Each interview lasted approximately 10-15 minutes. The data were analyzed using content analysis. The study found that all teachers took photographs of children throughout the day. The study found that teachers mostly photographed children during activity times, and most of them thought that there was no harm in this situation.