Merih Şimşek

Dr. Merih Şimşek

Afyonkarahisar Health Sciences University
+1
orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

10Years (2017-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
1 January 2017 in Pharmacognosy Research
Verified
Journal Article
Open access
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek
RDReşat Duman
Reşat Duman
Chlorhexidine belongs to a group of medicines called antiseptic antibacterial agents. Chlorhexidine is commonly used for the care and clean off the skin, hands, and wounds. In recent years, medicinal and aromatic plants have been used for prevention of disease, maintaining health, and improving disease in traditional and modern medicine as a medicament. According to recent research, cineole is the isolated active agent of eucalyptus oil and possesses antimicrobial activity. It was demonstrated that cineole could enhance the antimicrobial effects of the other antiseptics. The aim of this study was to investigate the efficacy of 1,8-cineole on the antimicrobial effect of chlorhexidine against some microorganisms. The effect of 1,8-cineole on antimicrobial activity of chlorhexidine gluconate (CHG) was tested using seven different microorganisms. In this study, CHG (128-0.125 mg/l) and cineole (512-2 g/l) were analyzed together and separately using checkerboard assay. Interactions between CHG and 1,8-cineole have been identified as synergistic, indifferent, or antagonistic. Synergistic activity was demonstrated between CHG and 1,8-cineole against Staphylococcus aureus, methicillin-resistant S. aureus, Escherichia coli, Klebsiella pneumoniae, Enterococcus faecalis, and Candida albicans. Indifferent interactions for these compounds were demonstrated against Pseudomonas aeruginosa. CHG antiseptic properties were found to be increased when CHG was used in combination with 1,8-cineole. In this way, CHG will reveal stronger effect against microorganisms. Cineole has increased the antimicrobial activity of chlorhexidine gluconate against all microorganisms except Pseudomonas aeruginosaIn topical application, using cineole in combination with chlorhexidine may be easier, eradicate certain resistant bacteria by increasing the antimicrobial efficacy. Abbreviation Used: CHG: Chlorhexidine gluconate, MRSA: Methicillin-resistant S. aureus, MHB: Mueller Hinton broth, SDB: Sabouraud dextrose broth, CFU: Colonyforming unit, FIC: Fractional inhibitory concentration, FICI: FIC index, EO: Eucalyptus oil.

1 January 2019 in Nigerian Journal of Clinical Practice
Verified
Journal Article
Open access
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek
Aim: Serratia marcescens clinical isolates are increasingly resistant to antibiotics. Therefore, the treatment of infections caused by S. marcescens becomes difficult. The aim of this study was to examine the antimicrobial resistance profiles of S. marcescens bacteria isolated from various clinical specimens according to body regions and clinics and to evaluate for enzyme production rates associated with antibiotic resistance of these isolates. Materials and Methods: Blood culture samples were incubated in a fully automated BACTEC-FX system. Identification and antibiogram processing was carried out by fully automated VITEK 2 identification and antibiogram system. The obtained results were retrospectively screened. Results: S. marcescens was identified in a total of 158 clinical specimens. The departments where S. marcescens was most commonly identified were the Anesthesia Intensive Care Unit (25.9%), followed by Chest Diseases (19.6%). Serratia isolates were most commonly determined in blood culture (35.4%) and sputum culture (24.6%). Resistance rates to ceftriaxone and ceftazidime were 22.7% and 19.6%, respectively. However, the rate of resistance detected to cefotaxime and gentamicin (0.6%) was very low. Conclusion: Clinical isolates of Serratia exhibited highest resistance to ceftriaxone, ceftazidime, and piperacillin/tazobactam. However, it was found that the tested Serratia strains did not exhibit high resistance to other antibiotics. Our results suggest that cefotaxime and gentamicin are the most suitable antibiotics for treatment. The extended-spectrum β-lactamase and inducible β-lactamase ratios were found to be decreased by 6%–7%. Although different results may be obtained from different hospitals and regions, it should not be forgotten that Serratia strains may be resistant to many antibiotics and that the results of antibiotic susceptibility testing may help plan antibiotic treatment.

27 August 2019 in Kocatepe Tıp Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek
AMAÇ: Üriner sistem enfeksiyonlarının ve nozokomiyal enfeksiyonların en önemli etkenlerinden biri olan enterokok cinsi bakterilerin mortalitesi yüksek enfeksiyonlara sebep olabildiği bilinmektedir. Çalışmada, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversite hastanesinin çeşitli poliklinik ve servislerden Tıbbi Mikrobiyoloji Laboratuvarı’na gönderilen idrar örneklerinden izole edilen enterokokların tür dağılımı ve kliniklere göre dağılımı ile antibiyotik duyarlılıklarının araştırılması amaçlanmıştır.GEREÇ VE YÖNTEM: Ocak 2014 - Aralık 2018 tarihleri arasında laboratuvarımıza gelen idrar örneklerinden bakterilerin izolasyonu için standart mikrobiyolojik yöntemler kullanılmıştır. İdentifikasyon ve antibiyotik duyarlılık profili için VITEK 2 (bioMerieux, France) tam otomatize identifikasyon ve antibiyotik duyarlılık sistemi kullanılmıştır. Kültür sonuçları retrospektif olarak taranmıştır.BULGULAR: Bu çalışmada en sık Enterococcus faecalis (%69.1) üremesi gözlenirken bunu Enterococcus faecium (%27.6) türü takip etmektedir. Enterokok türlerinin sırasıyla en sık Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (%23), Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları (%22.6) ve Üroloji (%11.9) birimlerinden gelen örneklerden izole edildiği gözlenmiştir. Vankomisin direnci Enterococcus faecalis için %1.9, Enterococcus faecium için %6.3 olarak belirlenmiştir. Enterococcus faecium için ampisillin (%83.9) en yüksek direnç oranına sahipken Enterococcus faecalis için bu oran %10.6 olarak belirlenmiştir. Yüksek düzey gentamisin ve streptomisin direnç oranları sırasıyla, Enterococcus faecalis için %14.8-%6.2 ve Enterococcus faecium için %36.4-%10.5 olarak belirlenmiştir. Penisilin direnci ise Enterococcus faecalis için %4.8, Enterococcus faecium için %20.3 olarak belirlenmiştir.SONUÇ: Bu çalışmada, Enterococcus faecium ve Enterococcus faecalis’ in bazı antibiyotiklere karşı direnç göstermesi, bu bakterilere bağlı olarak ortaya çıkan üriner sistem enfeksiyonlarında yaşanan tedavi zorluklarını açıklamaktadır. Diğer çalışmalara ve çalışmamıza ait veriler incelendiğinde enterokoklar da antibiyotik direnç oranları ülkemizde yöresel ve dünyada bölgesel olarak farklılık göstermektedir. Enterokok enfeksiyonların da yöresel olarak direnç profillerinin belirlenmesi tedavi başarısı açısından ayrıca bu enfeksiyonların yayılmasını önlemek açısından büyük bir öneme sahiptir.

5 January 2021 in Kocatepe Tıp Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek
AMAÇ: İnsan sağlığı için önemli bir yere sahip olan et ve süt ürünlerinin yapısındaki maddeler nedeniyle pek çok mikroorganizmanın gelişmesi için çok iyi bir ortam oluşturmaktadır. Bu durumdan yola çıkarak, Afyonkarahisar ilinde satışa sunulan süt, yoğurt, peynir, sucuk, pastırma ve etin mikrobiyolojik özelliklerinin ve standartlara uygunluğunun araştırılması amaçlanmıştır.GEREÇ VE YÖNTEM: Her bir gıda çeşidine ait örneklerden ayrı ayrı 30 süt ürünü ve 30 et ürünü olmak üzere 60 adet ürün soğuk zincir kuralına uygun olarak taşınmış ve ürünler mikrobiyolojik açıdan incelenmiştir. Bu çalışmaya, incelenmek üzere, çiğ süt, yoğurt, taze peynir, çiğ et, sucuk ve pastırma örnekleri dahil edilmiştir. Toplam aerobik mezofilik bakteri, maya-küf, S. aureus, E. coli, Salmonella ve Koliform grubu mikroorganizmaların varlığı incelenecek olan gıda örneklerinin her birinden 10’ar g/ml alınarak, 10-1, 10-2, 10-3, 10-⁴, 10-⁵ olmak üzere bir seri dilüsyonları hazırlanmıştır. Uygun besiyerleri ve optimum inkübasyon şartlarında, aerobik mezofilik bakteri, maya-küf, S. aureus, E. coli, Salmonella ve Koliform grubu mikroorganizmaların sayısı belirlenmiştir.BULGULAR: Sütteki en yüksek aerobik mezofilik bakteri ve koliform bakteri sayısı 5,5x104 kob/g ve 1,5x103 kob/g; Yoğurttaki en yüksek aerobik mezofilik bakteri, koliform bakteri ve küf-maya sayısı 2,7x103 kob/g, 3,0x10⁶ kob/g ve 2,2x103 adet/g; Peynirdeki en yüksek aerobik mezofilik bakteri, koliform bakteri ve küf-maya sayısı 2,9x103 kob/g, 3,7x103 kob/g ve 7,8x101 adet/g olarak belirlenmiştir. Sucuktaki en yüksek küf-maya ve stafilokok sayısı 2,8x102 adet/g ve 6,0x102 kob/g; Pastırmadaki en yüksek küf-maya ve stafilokok sayısı 3,9x103 adet/g ve 9,8x10⁴ kob/g; Çiğ etteki en yüksek mezofilik aerobik bakteri ve stafikokok bakteri 7,5x102 kob/g ve 3,8x105 kob/g olarak belirlenmiştir. Bu bilgilerle birlikte, süt ve ürünleri için, aerobik mezofilik bakteri, koliform bakteri, küf-maya ve S. aureus’un bulunma yüzdeleri sırasıyla, %57, %53, %33, %23 olarak belirlenmiştir. Et ve ürünleri için, aerobik mezofilik bakteri, küf-maya, S. aureus’un bulunma yüzdeleri sırasıyla, %13, %40, %70 olarak belirlenmiştir.SONUÇ: Hiçbir örnekte, Salmonella ve E. coli’ye rastlanmamıştır. Gıda örneklerinin çoğunun Türk Gıda Kodeksi Et ve Süt Ürünleri Tebliğine uygun olduğu ve mikrobiyolojik açıdan yeterli bir kalitede olduğu belirlenmiştir. Ancak, bazı örneklerde ürünlerin ürün işleme, taşıma ve saklama koşullarına bağlı belirli düzeylerde kontaminasyon olabileceği düşünülmüştür. Sonuç olarak veriler, süt sağımında hijyenin, açıkta süt satılmamasının ve çiğ sütten peynir üretiminin tercih edilmemesinin önemini ortaya koymaktadır. Et ürünlerinin kontaminasyonlarını ve mikroorganizma üremesini önlemek amacıyla kesim ve satış noktalarındaki mikrobiyolojik denetimin artırılması gerektiği görüşüne varılmıştır.

26 February 2020 in Journal of Health Science and Medical Research
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek
CDCengiz Demir
Cengiz Demir
Determination of Colistin and Tigecycline Resistance Profile of Acinetobacter Baumannii Strains from Different Clinical Samples in a Territory Hospital in Turkey

18 November 2024
Verified
Book Chapter
Closed access
MŞMerih Şimşek
Merih Şimşek