Yalçın Uyar

Dr. Yalçın Uyar

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

11Years (2016-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
22 February 2022 in Sustainability
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
Ambra GentileAmbra Gentile
Ambra Gentile
HUHamza Uyar
Hamza Uyar
ÖEÖvünç Erdeveciler
Övünç Erdeveciler
HSHakan Sunay
Hakan Sunay
Antonino BiancoAntonino Bianco
Antonino Bianco
The nature of sports is characterized by a strong competitive component that generates inequalities among athletes at different levels, specifically in relation to gender, technology, and doping. These inequalities can be represented according to the Red Queen effect perspective, which has been previously hypothesized in other competitive environments (evolutionary biology and economics, for instance). The Red Queen effect considers each competitive environment to require a constant effort to maintain a position of competitive advantage in order reach the best result possible. Therefore, the aim of the current paper is to provide an innovative perspective for the understanding of competition in sports, identifying factors (i.e., physical appearance for gender equality, socioeconomic status of a sport team for technology, and antidoping rules for doping) influencing athletes’ possibilities to win a competition. Concerning gender differences, the disparity between genders reflects a lower coverage in sports news, and media are more likely to focus on female athletes’ physical appearance than their performance in sports. Therefore, women struggle more with increasing their visibility and in affirming their status as an athlete. On the other hand, the introduction of science and technological innovations in sports has generated economic interests in sport competitions, which reached superior performance levels compared to the past. Teams that cannot afford financial burdens of technological innovation risk being left out from sport competitions. Finally, doping creates a Red Queen environment since antidoping rules catch a small portion of athletes using performance enhancement drugs.

1 January 2024 in Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
HUHamza Uyar
Hamza Uyar
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
ÖEÖvünç Erdeveciler
Övünç Erdeveciler
İnsanoğlunun son yıllarda ortaya koyduğu yenilikler bilinen insanlık tarihinde daha önce benzeri görülmemiş gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Ortaya konan yeni teknolojiler, bir yandan yeni iş sahaları ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasını sağlarken, diğer yandan mevcut iş seçeneklerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Özellikle endüstrileşme süreciyle birlikte, sporun her geçen gün değişen ve dönüşen hareketli yapısı, bu sektördeki istihdam olanaklarının da geniş bir yelpazeye yayılmasında etkili olmuştur. Bu araştırmada Ankara’daki spor bilimleri fakültelerinde öğrenim görmekte olan öğrencilerin kariyer uyum yeteneğine yönelik tutumları ve bu tutumların demografik özelliklere göre karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma ilişkisel tarama modelinde olup, araştırmaya kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiş Ankara’daki (Ankara, Gazi, Hacettepe Üniversiteleri) spor bilimleri fakültelerinde öğrenim gören 444 üniversite öğrencisi katılmıştır. Çalışmada katılımcılara cinsiyet, bölüm, sınıf, lisanslı sporcu ve spora katılım gibi demografik bilgilerin bulunduğu kişisel bilgi formuna ek olarak, Savicas ve Profeli (2012) tarafından geliştirilen, Kanten (2012) tarafından Türkçe geçerlik ve güvenirliği yapılan Kariyer Uyum Yetenekleri Ölçeği (KUYÖ) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin frekans, yüzde hesaplamaları yapılmış, ikili grupların analizinde t-Testi, üç ve daha fazla gruplar için ise One Way Anova testi kullanılmıştır. Araştırmada cinsiyet, öğrenim görülen bölüm ve sınıf değişkenlerine göre anlamlı farklılığa rastlanmazken, spora düzenli katılım ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin kariyer uyum yeteneği düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür.

31 December 2019 in Spor Bilimleri Araştırmaları Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
HSHakan Sunay
Hakan Sunay
Sporun topluma yaygınlaştırılması ve sporda başarının sürdürülebilir hale getirilmesi her alanda olduğu gibi spor alanında da uzman eğitici kadroların yetiştirilmesiyle mümkündür. Bu kadroların başında ise antrenörler gelmektedir. Antrenörler ise, mesleki sorumluluklarını en iyi şekilde yerine getirebilmek için alanındaki gelişmeleri sürekli takip etmeli ve değişen koşullara göre eğitimlerini şekillendirmelidir. Bu noktada antrenörlerin hizmet öncesi aldıkları eğitimin kalitesi belirleyici bir etken olmaktadır. Profesyonel ve amatör olarak sporda katılımı sağlamış ve başarıyı sürdürülebilir hale getirmiş ülkelerin başında ise Amerika gelmektedir. Bu çalışmanın amacı; ABD ile Türkiye’deki antrenör eğitim sistemleri ve uygulama koşullarını açıklamak, antrenör eğitim sistemlerini spor teşkilatlanmaları ve organizasyon yapıları üzerinden tahlil ederek, ABD ile Türkiye’de uygulanan antrenör eğitim sistemlerinin benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu araştırma, bir karşılaştırmalı spor yönetimi araştırmasıdır. Araştırmada, tanımlayıcı yaklaşımla birlikte dikey ve yatay yaklaşım yöntemleri kullanılmış, verilerin toplanmasında ise belgesel tarama tekniğinden faydalanılmıştır. Araştırmada sonucunda, Amerika ve Türkiye’de uygulanan antrenör eğitim sistemlerinin uygulama koşulları, spor teşkilatlanmaları ve organizasyon yapıları gibi birçok parametreye göre farklılaştığı, bu durumun ülkelerin mevcut yönetim sistemlerinin spora olan yansımalarından kaynaklanabileceği değerlendirilmiştir.

31 August 2023 in Sportif Bakış: Spor ve Eğitim Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
HUHamza Uyar
Hamza Uyar
TÇTekin Çolakoğlu
Tekin Çolakoğlu
AYA.AZmi Yeti̇m
A.AZmi Yeti̇m
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
İkinci Dünya Savaşı sonrası Doğu Almanya, siyasi ve coğrafi olarak içinde bulunduğu dezavantajlara rağmen kısa süre içerisinde, sporda ardı ardına büyük başarılar elde etmiştir. Doğu Almanya, Sovyetler Birliği’nin izinden giderek, spor sisteminin başarısını kendi ideolojik sisteminin başarısı olarak gösterebilmek ve kendini dünya kamuoyuna kabullendirebilmek için en iyi yolun spor olduğuna karar vermiştir. Bu doğrultuda tüm spor kurumlarını da bu amaç doğrultusunda kurmuş ve spor yönetimi yapılanmasını da buna göre şekillendirmiştir. 1965 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Doğu Almanya Olimpiyat Komitesi’ni tanıma kararı alması ise ülke sporunun en önemli dönüm noktası olmuştur. Bu tarihten sonra yaz ve kış sporları fark etmeksizin katıldığı tüm Olimpiyatlarda madalya sıralamasında ilk sıralarda yer alan Doğu Almanya’nın başarıları, dünya kamuoyunda ilgiyle karşılanmış, bu başarıların arkasındaki spor yönetimi yapısı ve organizasyonu merak konusu olmuştur. Ancak Doğu Almanya’nın yalnızca 17 milyon nüfusuyla kuruluşundan kısa bir süre sonra büyük başarılar elde etmesi bazı soru işaretlerini de beraberinde getirmiştir. 1990 yılında Doğu ve Batı Almanya’nın birleşmesiyle gün yüzüne çıkartılan belgeler, şüphelerin haksız olmadığını göstermiştir. Doğu Almanya devleti tarafından “Çok Gizli” ibaresiyle sınıflandırılan bu belgeler, Doğu Almanya’nın “14.25 Numaralı Devlet Planı” adı verilen bir projeyi hayata geçirdiği, birçok bilim dalından bilim insanlarını bir araya getirerek, sporcu performansı ve doping üzerine araştırmalar yaptırdığını ortaya çıkarmıştır. Daha sonra dönemin Doğu Alman sporcularının mahkeme tutanaklarına da geçen ifadelerinde, bu planının yalnızca araştırmalardan ibaret olmadığı, bu plan kapsamında sporcularda performans artışı için özel ilaçlar üretildiği, bu ilaçların sporcular üzerinde denendiği ve ilaçları kullanmayı reddeden sporcuların tehdit ve dışlanmaya maruz kaldığı gibi birçok ihlalin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Doğu Almanya Cumhuriyeti’nin (DAC) spor yönetimi yapısı ve kazandığı sportif başarıların arkasındaki uygulamaları, 14.25 Numaralı Devlet Planı çerçevesinde incelemektir.

2 May 2016 in Journal of Human Sciences
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
HSHakan Sunay
Hakan Sunay
The aim of this study is to assess job satisfaction levels of the personnel that is working for private sports centers in Ankara. Approximately 700 personnel working for 45 private sports centers in Ankara having at least 400 members constitute universe of the research which is held according to descriptive research model. Also, 87 female (%50,6) and 85 male (%49,4) making total of 172 personnel composed work group of the research. As data collection tool, Balcı (1985) is used to define job satisfaction scale developed by the private sports center staff. Analysis of the data standard deviation, arithmetic means, that we look at the factor analysis and item-total correlations, analysis of variance to compare the differences between groups and t-test was used. In the safety study for overall Cronbach's Alpha coefficient was calculated to be .945. As a result of the work of private sports center staff it has been shown to provide great satisfaction rate. Özet Bu araştırmanın amacı,Ankara’daki özel spor merkezlerinde çalışan personelin iş doyum düzeylerinin değerlendirilmesidir.Betimsel ilişkisel tarama modeline uygun olarak düzenlenen araştırmanın evrenini,Ankara’da,en az 400 üyesi bulunan yaklaşık 45 özel spor merkezinde görev yapan yaklaşık 700 çalışan oluşturmaktadır.Çalışma grubunu ise,anılan evren içerisinde tesadüfi yöntem ile seçilmiş Ankara ilindeki özel spor merkezlerinin değişik kademelerinde görev yapan 87 kadın(% 50,6),85 erkek(%49,4) olmak üzere toplam 172 kişi oluşturmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak, Balcı(1985)tarafından geliştirilen iş doyum ölçeği özel spor merkezi çalışanlarına uyarlanarak kullanılmıştır. Verilerin analizinde standart sapma, aritmetik ortalamalar, faktör analizi ve madde–toplam test korelasyonuna bakılmış, grup ortalamaları arasındaki farklılıkları karşılaştırmak için varyans analizi ve t-testi kullanılmıştır. Ölçeğin geneli için yapılan güvenilirlik çalışmasında Cronbach Alpha katsayısı .945 olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak özel spor merkezi çalışanlarının işlerinden, büyük oranda doyum sağladıkları görülmüştür.

28 March 2026 in Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
ZTZeynep Ayça Terzioğlu
Zeynep Ayça Terzioğlu
YUYalçın Uyar
Yalçın Uyar
MÖMehmet Ali Özçelik
Mehmet Ali Özçelik
This study aimed to examine the associations between individuals' total daily physical activity levels and their dark triad and light triad traits among indoor exercise. A total of 542 people participated in the study: 254 (46.86%) female and 288 (53.14%) male. Participants were aged between 18 and 56 years (Mage =26.47). Data were collected using the Personal Information Form, the Physical Activity Scale-2 (PAS-2), the Dirty Dozen Scale, and the Light Triad Scale. Pearson correlation analysis and the T-test were used in the analyses. The findings of this study show a negative relationship between the total daily physical activity level and the humanism sub-dimension, as well as the total score of the light triad personality traits. A positive relationship was found between the psychopathy sub-dimension of the dark triad personality traits and daily physical activity level. The mean scores of females in the light triad were significantly higher than those of males. The mean daily total physical activity scores for males were significantly higher than those for females. These results provide an important contribution to understanding how physical activity may be related to individuals' personality traits and how exercise levels overlap with individual characteristics. Additionally, the association between higher physical activity levels and lower humanistic and higher psychopathic tendencies suggests that exercise should be considered in relation to physical health as well as psychological and personality development.