Fatih CEBECİ

Dr. Fatih CEBECİ

Istanbul Medipol University, Istanbul, İstanbul, Turkey (Türkiye)
orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

7Years (2020-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
23 May 2022 in Archives of Health Science and Research
Verified
Journal Article
Closed access
KUKıvanç Uzun
Kıvanç Uzun
AÖAbdurrahman Ferhat Öztürk
Abdurrahman Ferhat Öztürk
MKMerve Karaman
Merve Karaman
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
MAMustafa Ozan Altin
Mustafa Ozan Altin
TATaner Artan
Taner Artan
Objective: This research aimed to adapt the Eco-Anxiety Scale to Turkish and conduct a validity and reliability study. Methods: The sample of this study consists of 698 individuals living in Turkey and participating in the study on a voluntary basis. The data of the research was collected online using the “Personal Information Form” and the “Eco-Anxiety Scale.” In line with the data obtained, Cronbach’s alpha value was examined to test the internal consistency of the scale, and exploratory factor analysis and confirmatory factor analysis were used for construct validity. Results: The original form of the Eco-Anxiety Scale is a 4-point Likert type consisting of 13 items and 4 dimensions, and it preserves its original structure in this study. Cronbach’s alpha value for the total scale was 0.91; it was 0.83 for the “affective symptoms,” 0.86 for the “behavioral symptoms,” 0.84 for the “rumination,” and 0.84 for the “anxiety about personal impact.” According to the results of the confirmatory factor analysis applied to test the construct validity (CFI = 0.97, NFI = 0.96, RSMEA = 0.06, and GFI = 0.96), the goodness of fit of the 4-factor structure was found to be at an acceptable level and satisfactory. The correlation results in this model regarding the relationship of the subscales with each other show that all of the subscales are positively and significantly correlated with each other (P < .01). Conclusion: In this study, it was determined that the Eco-Anxiety Scale, which was adapted into Turkish, is a valid and reliable measurement tool for measuring the eco-anxiety levels of individuals. Cite this article as: Uzun K, Ferhat Öztürk A, Karaman M, et al. Adaptation of the eco-anxiety scale to Turkish: A validity and reliability study. Arch Health Sci Res. 2022;9(2):110-115.

31 July 2022 in Ufkun Ötesi Bilim Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
MKMerve Karaman
Merve Karaman
AÖAbdurrahman Ferhat Öztürk
Abdurrahman Ferhat Öztürk
KUKivanç Uzun
Kivanç Uzun
OAOzan Altin
Ozan Altin
TATaner Artan
Taner Artan
Amaç: Bu araştırma İklim Değişikliği Anksiyetesi Ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasını amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Araştırmanın örneklemini Türkiye’de yaşayan ve araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 18 yaş üstü 698 kişi oluşturmaktadır. Araştırmaya ilişkin veriler “Kişisel Bilgi Formu” ve “İklim Değişikliği Anksiyetesi Ölçeği” kullanılarak sosyal medya platformları aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Ölçeğin uyarlama çalışması için yapı ve dil geçerliliği ile güvenirliliğine bakılmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda ölçeğin iç tutarlılığının test edilmesi için cronbach’s alfa değeri incelenmiş ve yapı geçerliği için açımlayıcı faktör analizi ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Bulgular: Ölçeğin orijinal formu, 5’li Likert tipinde olup 13 maddeden ve 2 alt faktörden oluşmaktadır ancak bu çalışmada ölçeğin uygulandığı örneklemden edinilen bulguların analiz edilmesi sonucunda, ölçeğin tek faktörlü bir yapı sergilediği görülmüştür. Yapı geçerliliğini test etmek için uygulanan doğrulayıcı faktör analizi sonuçlarına göre (CFI=.969, NFI=.961, RSMEA=.075, GFI=.945) tek faktörlü yapının uyum iyiliğinin kabul edilebilir düzeyde ve oldukça iyi olduğu saptanmıştır. Bu tek faktörlü yapıda ölçek toplamı için Cronbach’s alfa değeri .947 olarak bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada Türkçeye uyarlanan İklim Değişikliği Anksiyetesi Ölçeği'nin bireylerin iklim değişikliği anksiyete düzeylerini ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

1 January 2020 in Journal of Turkish Studies
Verified
Journal Article
Closed access
TATaner Artan
Taner Artan
IAIrmak Atak
Irmak Atak
MKMerve Karaman
Merve Karaman
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
Bu çalışmanın amacı; son günlerde tüm dünyayı etkisi altına alan ve hızlı bir şekilde yayılan COVID-19 salgını sürecinde Türkiye’de yaşayan bireylerin sosyodemografik özellikleri ile psikolojik sağlamlıkları ve kaygı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmanın evrenini, Türkiye’nin çeşitli illerinde yaşamakta olan, yaşları 15 ile 72 arasında değişen 525 birey oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında, bilimsel araştırma onayı ve etik kurul onayı alınmıştır. Katılımcılara tesadüfi örnekleme yoluyla, elektronik tabanlı anket yöntemiyle (Google Forms aracılığıyla) ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak; kişisel bilgi formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (KPSÖ) ve Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ) kullanılmıştır. Spearman korelasyon analizi, katılımcıların psikolojik sağlamlıkları arttıkça anksiyetelerinin düştüğünü göstermektedir ( r= -0.453, p<0.01). Katılımcıların COVID-19’a yakalanabilme algısı arttıkça anksiyeteleri artmaktadır (r = 0.177, p<0.01). Ayrıca psikolojik sağlamlık arttıkça önleyici davranışları da artmaktadır (r = 0.103, p<0.01). Katılımcıların %95.8’inin salgın sürecinde ellerini daha sık yıkamaya başladıkları, %93.7’sinin el sıkışmaktan kaçındığı öğrenilmiştir. Salgın sürecine dair ekonomik endişesi olan grubun (%77.7) kaygı düzeyleri anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur (p = 0.002). Gerçekleştirilen analizler sonucunda katılımcıların psikolojik sağlamlık düzeyi arttıkça kaygı düzeylerinin azaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların COVID-19’a yakalanacağı ihtimali yönündeki algısı arttıkça kaygılarının da arttığı tespit edilmiştir. COVID-19 pandemisinde kadınların erkeklere göre kaygı düzeylerinin daha yüksek olduğu görülmüş ve kadınların psikolojik sağlamlık düzeylerinin daha düşük olduğu bulgulanmıştır. Öte yandan; evde yaşayan kişi sayısı, katılımcıların evli ya da bekar olma durumu, eğitim düzeyleri ve yaşadıkları ilin katılımcıların kaygı ve psikolojik sağlamlık düzeylerini etkilemediği tespit edilmiştir.

16 October 2021 in Social Work in Public Health
Verified
Journal Article
Closed access
TATaner Artan
Taner Artan
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
MKMerve Karaman
Merve Karaman
IAIrmak Atak
Irmak Atak
The purpose of this study is to examine the relationship between health anxiety and the perceptions and attitudes of the individuals living in Turkey during COVID-19 outbreak. This research was carried out using a volunteer-based internet data collection technique with a sample of 448 people, aged between 15 and 71, who were reached by a simple random sampling method. In the study, the participants were asked to fill out “The Personal Information Form,” “the Health Anxiety Scale,” and “the Perception and Attitudes towards Coronavirus (COVID-19) Outbreak Questionnaire” to determine their perceptions and attitudes toward coronavirus disease. For the analysis of the data, SPSS 25.0 program was used. In the study, a positive relationship was found between the participants’ health anxiety and disease perception, causes perception, and avoidance behavior, and a negative relationship with control perception. It was detected that as the age of the participants increased, their health anxiety levels, and their behavior to avoid coronavirus disease decreased. Also, as the income of the participants increased, their health anxiety levels decreased. Lastly, the level of women’s avoidance of personal contact and their health anxiety during the pandemic were significantly higher than men. This study revealed that the health anxiety levels were found to be low for the sample. The levels of avoidance behavior and health anxiety in women were higher than in men. The present study is expected to be beneficial for social workers, mental health professionals, health authorities and doctors while developing public health strategies.

1 January 2024 in The Journal of Academic Social Sciences
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
TATaner Artan
Taner Artan
Okul sosyal hizmeti, öğrencilerin okul yaşamını etkileyen sorunların çözümünde öğrenciyi çevresi içinde değerlendiren, akademik yaşantılarının yanı sıra fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarına da odaklanan ve eğitim-öğretim sürecinden eşit bir şekilde yararlanmasını sağlayan sosyal hizmet mesleğinin uygulama alanlarından biridir. Okul sosyal hizmeti dünyanın pek çok ülkesinde uygulanmakta ve bu kapsamda okullarda sosyal hizmet uzmanları istihdam edilmektedir. Arabulucu, danışman, vaka yöneticisi ve savunucu gibi farklı roller üstlenen okul sosyal hizmet uzmanları öğrencilerin sorunlarını çözebilmek, eğitimin niteliğini artırabilmek ve okul iklimini güçlendirebilmek için mikro, mezzo ve makro düzeyde müdahaleler yürütmektedir. Öğrencileri etkileyen her türlü bireysel, ailesel ve sosyal sorunlarla ilgilenen okul sosyal hizmeti uygulamasına Türkiye’de henüz resmi düzeyde geçilememiştir. Türkiye’de okul sosyal hizmetinin gerekliliğine ve hayata geçirilmesine yönelik projeler gerçekleştirilmesine, akademik çalışmalar yürütülmesine ve üniversitelerde birimler kurulmasına rağmen okul sosyal hizmet uzmanları istihdam edilememiştir. Bu çalışmada okul sosyal hizmet uzmanlarının rol ve görevlerine, okul sosyal hizmet tarihine değinilmiş olup Türkiye’de okul sosyal hizmeti uygulamasına geçilebilmesi adına yapılan çalışmalar incelenerek çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

20 July 2026 in Frontiers in Pediatrics
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
FCFatih CEBECİ
Fatih CEBECİ
Introduction: Child neglect and abuse research has expanded rapidly, yet its development has rarely been mapped through a social work lens centered on child welfare and child protection systems. This study provides a bibliometric mapping of the child neglect and abuse literature within the social work context from 2000 to 2025. Methods: Records were retrieved from the Web of Science Core Collection and Scopus, merged, deduplicated, and screened, yielding a final dataset of 6,132 journal articles and reviews. Using bibliometrix and VOSviewer, annual publication and citation trends, co-authorship networks involving authors, institutions, and countries, co-citation structures, bibliographic coupling, keyword co-occurrence with overlay visualization, and thematic evolution across three periods (2000-2012, 2013-2019, and 2020-2025) were examined. Results: Publication output showed sustained growth, increasing from 109 publications in 2000 to 362 in 2025, with a compound annual growth rate of approximately 5%. Collaboration was concentrated in high-income countries, with the United States serving as a central hub strongly connected to the United Kingdom, Canada, and Australia. Conceptual mapping indicated a stable core around child abuse and child maltreatment, alongside a shift toward system- and prevention-oriented themes such as child welfare and child protection. Foster care emerged as a prominent motor theme, whereas juvenile justice appeared as a niche theme. Conclusion: The findings demonstrate that the field has expanded while progressively re-centering on welfare and protection systems. The study provides an empirical baseline for future interdisciplinary research and practice-oriented knowledge translation.