Can sıkıntısı duygusu bütün yaş gruplarında birçok kişinin yaşadığı temel duygulardandır. Bu duygunun uzun süreli ve sık bir şekilde yaşanması kişilerde stres, depresyon, madde bağımlılığı, endişe gibi olumsuz duyguları beraberinde getirmektedir. Bu nedenle can sıkıntısını değerlendiren ölçme araçları kritik önemdedir. Bu çalışmada da bu kritik önemden dolayı Struk, Carriere, Cheyne ve Danckert (2015) tarafından geliştirilen yedi maddelik Can Sıkıntısı Eğilimi ölçeğinin kısa versiyonunun Tükçe’ye uyarlanması yapılmıştır. Uyarlamada öncelikle dil eşdeğerliliği literatürdeki basamaklar takip edilerek sağlanmıştır. Yapı geçerliliği için 495 üniversite öğrencisinden toplanan veriler ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve 251 öğrenciden toplanan veri ile de doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Her iki analizde de anlamlı ve yeterli düzeyde sonuçlar elde edilmiştir. Ölçüt geçerliliği için de DASS-21 ölçeğinin stres alt boyutu kullanılmıştır. Doksan öğrenciden toplanan veriler ile kısa can sıkıntısı ölçeği ile stres arasındaki ilişkiye bakılmış ve korelasyon değeri r=,57 çıkmıştır. Uyarlama yapılan ölçeğin güvenirliği için Cronbach alfa değerine ve %27’lik alt ve üst dilimlerin ayırıcılık özelliğine bakılmıştır. Analiz sonucunda α=,91 ve anlamlı bir t-testi değeri elde edilmiştir. Sonuç olarak uyarlama aşamalarında uygun analiz sonuçları elde edilmiş ve Kısa Can Sıkıntısı Eğilimi Ölçeği literatüre kazandırılmıştır.
20 May 2021 in Educational Process International Journal
Nefret etmek olumlu bir karakter olmasa da insanın doğasında var olan duygulardandır. Başkasından nefret etme gibi insanın kendinden nefret etmesi de yaşanılan duygulardandır. Kişinin kendinden nefret düzeyinin bilinmesi kişinin duygu durumunu ölçmede önemlidir. Bu amaçla bir ölçek geliştirilmiştir. Bu çalışmada, geliştirilen bu yedi maddelik kendinden nefret ölçeğinin kısa versiyonun Türkçeye uyarlanması yapılmıştır. Uyarlamada dil eşdeğerliliği literatürdeki basamaklar takip edilerek sağlanmıştır. Yapı geçerliliği için 465 üniversite öğrencisinden toplanan veri ile açımlayıcı faktör analizi (AFA) ve 282 öğrenciden toplanan veri ile de doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. Her iki analizde de anlamlı ve yeterli düzeyde sonuçlar elde edilmiştir. Ölçüt geçerliliği için de DASS-21 ölçeğinin stres alt boyutu kullanılmıştır. Doksan öğrenciden toplanan veriler ile kendinden nefret ölçeği ile stres arasındaki ilişkiye bakılmış ve korelasyon değeri r=,449 çıkmıştır. Uyarlama yapılan ölçeğin güvenirliği için Cronbach alfa değerine ve %27’lik alt ve üst dilimlerin ayırıcılık özelliğine bakılmıştır. Analiz sonucunda α=,91 ve anlamlı bir t-testi değeri (t= 23,90; p
18 September 2024 in Social Psychology of Education
With the global increase in refugees, understanding and improving the educational experiences of refugees has received more attention in academic research. This study aims to investigate the perspective of preservice teachers (PSTs) towards Syrian refugees, who are one of the largest groups of refugees in Turkey. The study explores the relationship between PSTs’ empathy, their social dominance orientation (SDO), and prejudice against Syrian refugees. The aim is to understand how PSTs’ perspectives on refugees can help prevent discrimination in education and develop targeted interventions and educational strategies. The study analyzed data from 726 PSTs using structural equation modelling. The findings show that there is a positive correlation between SDO and prejudice, and empathy partially mediates this relationship. Moreover, socioeconomic status and ethnicity significantly predict prejudice against refugees. The results are discussed in relation to the understanding of the bases and relations of prejudice, SDO, and empathy. The study suggests some practical implications for those working with PSTs and policymakers.