Pristiphora abietina (Hym.: Tenthredinidae) and Thaumetopoea wilkinsoni (Lep.: Notodontidae) are among the most detrimental forest pests in Türkiye. In this study, a prototype oil-based formulation named Pa4-OD was developed to control both P. abietina and T. wilkinsoni . Under laboratory conditions, the mortality rates for P. abietina and T. wilkinsoni larvae were 95.5% and 98.6%, respectively, 14 days after treatment with a spore concentration of 1 × 10 8 spores/mL. The median lethal concentrations (LC 50 ) of Pa4-OD were determined to be 2.6 × 10 3 for P. abietina and 7.9 × 10 6 spores/mL for T. wilkinsoni . The formulation was applied against T. wilkinsoni in the field experiment, resulting in 89.9% mortality at 1 × 10 9 blastospores/mL after three weeks (p < 0.05). Furthermore, the mycoinsecticide exhibited minimal adverse effects on Calosoma sycophanta L. (a predator of T. wilkinsoni ), Rhizophagus grandis Gyllenhal (a predator of Dendroctonus micans Kugelann is one of the most important pests of spruce forestry) and Thanasimus formicarius L. (another predator for forestry pests). The mortality rate of Apis mellifera caucasica Pollmann adults resulted in 76.6%, with mycosis observed in only 21% of individuals after ten days of exposure to a spore concentration of 1 × 10 9 spores/mL. However, few side effects were observed at other doses (1 × 10 5 to 1 × 10 8 spores/mL). This study demonstrated that mycoinsecticide development from the local entomopathogenic fungus B. bassiana could potentially be utilized to control P. abietina and T. wilkinsoni in Türkiye. Pa4-OD provides effective pest control while minimizing harm to beneficial insects, reducing reliance on synthetic insecticides, and supporting environmentally sustainable forest management.
Tıbbi laboratuvar hatalarının %70’inden fazlası preanalitik evrede gerçekleşmektedir. Bu yüzden hastalığın tespiti, sınıflandırılması, tedavisi ve takibi gibi süreçlerde doğru laboratuvar sonuçları önemli olup hataların analizi ve kayıt altına alınması, durum değerlendirilmesi ve hataların önlenebilmesi için gereklidir. Yapılan bu tıbbi laboratuvar hataları maalesef hastalarda ölüm, ciddi fiziksel ya da psikolojik hasar veya hasar riskini içeren ters veya beklenmeyen olay olarak gözlenmekte olup etkisinin giderek arttığı bilinmektedir. Sürekli veri analizi preanalitik evre hatalarının kontrol altına alınması için kaçınılmazdır. Preanalitik evre ile ilgili eğitimlerin sürekliliğinin sağlanması ve teknolojik alt yapının güçlendirilmesi bu evrenin kontrolünü sağlayacak temel faktörlerdir. Dolayısıyla, tıbbi laboratuvardaki potansiyel hataları tanıyan ve kontrol altına alınması için bu konuda donanımlı çalışanların olması önemlidir. Bu derlemede, tıbbi laboratuvarda karşılaşılan hataların fark edilmesi ve önlenmesi, bu hataların azaltılması ve alınabilecek önlemlerin planlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
15 June 2022 in Paramedik ve Acil Sağlık Hizmetleri Dergisi
Tıbbi laboratuvarda görev alan personelin sağlığının korunması üzerinde durulması gereken önemli konulardan biridir. Yaptıkları işe bağlı olarak maruz kaldığı tehlike veya riskler gün geçtikçe daha da artmaktadır. Tıbbi laboratuvarlar aralıksız hizmet veren yerlerdir. Bu laboratuvarlarda çalışanlar laboratuvarlarda inceledikleri klinik örneklerde bakteri, mantar, virüs veya parazit gibi mikroorganizmalarla birebir temas halindedir ve bu da karşı karşıya kaldıkları riskleri ortaya koymaktadır. Bu yüzden laboratuvara gelen her klinik örnek enfekte olarak kabul edilip gerekli koruyucu önlemler alınmalıdır. Dolayısıyla, tıbbi laboratuvardaki potansiyel tehlikeleri tanıyan ve kontrol altına alınması için bu konuda donanımlı çalışanların olması önemlidir. Bu derlemede, tıbbi laboratuvar çalışanlarının maruz kaldıkları mesleki biyolojik riskleri fark etmelerine ve tıbbi laboratuvar çalışanlarına yönelik bu risklerin azaltılması ve alınabilecek önlemlerin planlanmasına katkı sağlayacağı düşünülen korunma yollarına değinilmiştir.
5 December 2025 in International Journal of Secondary Metabolite
Ruscus aculeatus L. (Asparagaceae) is an important species with medicinal, industrial, and ornamental uses. In this study, the oil extract and secondary metabolites obtained from the fruit of R. aculeatus were tested against some bacterial and fungal pathogens to investigate their antimicrobial properties. R. aculeatus plant was collected from Yalıncak/Trabzon in May 2024. To get essential oil, the ripe fruits of the R. aculeatus plant dry weight were weighed, crushed with a mortar and transferred to a Soxhlet cartridge. And for getting secondary metabolites, 30 grams of ground leaves were placed in two different jars containing 100 mL of ethanol and methanol. The crude extracts and the solvents were evaporated in a rotary evaporator to obtain crude extracts. The extract obtained was used for antimicrobial tests by the disc diffusion method. Firstly, each pathogen was inoculated into Mueller-Hinton Agar (MHA) medium by smear inoculation. Then, antibiotic discs were placed in the medium. Each disc was impregnated with 30 µl of extract. The same volume of kanamycin was used as a control. After 24 and 48 hours, the diameters of the zones formed around the discs were measured and recorded. In the antimicrobial experiment, the analysis of the ES column revealed that the compound demonstrated no efficacy against E. cloaceae, S. epidermidis, K pneumoniae, and C. albicans (p>0.01). However, it was observed to form a significant inhibition zone in other bacterial groups. At the end of the study, it was determined that the extraction was effective on Bacillus subtilis ATCC 6633.