Aim: The relationship between nursing students' attitudes toward artificial intelligence and their creative personality traits was examined in this study.Design: This study, conducted with 492 nursing students enrolled at a university in Turkey, was designed using a descriptive and relational methodology. The data were gathered through the “Personal Information Form,” the “General Attitude Scale toward Artificial Intelligence,” and the “Creative Personality Traits Scale.”Methods: The data for the research were gathered from surveys conducted between January 2024 and May 2024.Findings: The average score for students' attitudes toward artificial intelligence was 74.52 ± 10.29, while the score for creative personality traits was 67.20 ± 10.34. Correlation analysis results indicate a strong relationship between these two factors (p < 0.05).Conclusions: Nursing students' attitudes toward artificial intelligence and creative personality traits are above average.Implications for nursing and health policy: The development of creativity is crucial for effectively integrating artificial intelligence technologies into nursing practice. Additionally, this research highlights the need for policy development regarding regulations and ethical practices related to using artificial intelligence in healthcare services.
29 April 2022 in International Journal of Health Services Research and Policy
The purpose of this study was to analyze the relationship between nursing students’ dysfunctional attitudes and their acceptance of aesthetic surgery. The study was performed as a descriptive study with 105 second-year nursing students at a health sciences faculty located in the central Black Sea Region of Turkey. The Descriptive Characteristics Form, the Acceptance of Cosmetic Surgery and the short-form Dysfunctional Attitudes Scale were used for the collection the data. Data were analysed by using the SPSS Statistics 23.0. Descriptive statistics (frequency, percentage, mean, and standard deviation), Mann-Whitney U, Kolmogorov-Smirnov, Kruskal-Wallis and Pearson's correlation tests were used. It was found that the mean of scores obtained from the Acceptance of Cosmetic Surgery Scale and the short-form Dysfunctional Attitudes Scale were respectively 52.44±20.97 and 87.64±17.97 points. Moreover, it was ascertained that there was a statistically significant weak negative correlation between the students’ dysfunctional attitudes and whether they accepted the aesthetic surgery (r= -0.281, p< 0.01). The nursing students have dysfunctional attitudes and acceptance for aesthetic surgery were above the medium level. Increasing dysfunctional attitude negatively affects the acceptance of aesthetic surgery. In light of this result, it is considered that, for raising awareness about the students’ dysfunctional attitudes and improving them, it is important to support the students and it is necessary to inform them about the aesthetic surgery. Nurse educators should provide students with additional education to identify dysfunctional attitudes. For this reason, it is recommended to include course contents that provide information about aesthetic surgery and dysfunctional attitudes in the nursing curriculum.
Bu araştırma hemşirelik öğrencilerinin toplumsal duyarlılık çalışması yapmalarının bireysel girişimcilik algılarına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, ön test-son test tek gruplu yarı deneysel olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Orta Karadeniz’de bulunan bir üniversitenin Hemşirelik Bölümü’nde 2020-2021 yılı bahar döneminde öğrenim gören 148 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem seçimine gidilmemiş, araştırmaya katılmayı kabul eden 121 öğrenci ile çalışma tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında literatür doğrultusunda hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde ise tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan öğrencilerin %80.2’si kadındır. Eğitim öncesi öğrencilerin %70.2’si toplumsal duyarlılık çalışması için girişimci olmak önemlidir derken, eğitim sonrası bu oran %78.5 olmuştur. Hemşirelikte girişimci olmak önemlidir diyen öğrencilerin oranı eğitim öncesi %90.9 iken eğitim sonrası oran %93.4’e yükselmiştir. Öğrencilerin sosyo-demografik özellikleri ile Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği toplam puan ortalamaları karşılaştırıldığında, hem ön test hem de son test puanları arasında istatistiksel önemlilik olduğu belirlenmiştir. ‘‘Toplumsal duyarlılık çalışmasının etkili olduğunu düşünme’, ‘Girişimci olmanın önemli olduğunu düşünme’ ve ‘Toplumsal duyarlılık çalışması için girişimciliğin önemli olduğunu düşünme’ durumları ile ölçek toplam puan ortalaması arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Bununla birlikte, öğrencilerin ‘Hemşirelikte girişimciliğin önemli olduğunu düşünme’ durumları ile son test Bireysel Girişimcilik Algı Ölçeği puan ortalamaları arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır. Hemşirelik öğrencilerine toplumsal fayda sağlayacak duyarlılık projelerinin verilmesi öğrencilerin bireysel girişimcilik algılarını geliştirmektedir. Bu nedenle müfredata bu gelişimi destekleyecek nitelikte derslerin konulması ve araştırmanın tek merkezli yürütülmesi nedeniyle çalışmanın daha geniş gruplarda yapılması önerilmektedir.
Amaç: Çalışmada hemşirelik öğrencilerinin bilişim teknolojilerinden yararlanma düzeyleri ile bireyselleştirilmiş bakım algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-ilişki arayıcı nitelikteki çalışma, bir üniversitenin 2019-2020 eğitim öğretim yılında hemşirelik bölümünde öğrenim gören 482 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasında ‘’Kişisel Bilgi Formu’’, ‘’Bilişim Teknolojilerinden Yararlanma Ölçeği’ ve ‘’Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A-Hemşire Versiyonu’’ kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi, Mann Whitney U testi, Kruskall Wallis testi ve korelasyon testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 değeri kabul edilmiştir. Araştırma için gerekli izinler alınmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %60. 6’sı bilişim teknolojileri ile ilgili bilgilerini orta düzeyde görmekte, %95.4’ü bilişim teknolojilerinden yararlanmanın önemli olduğunu ve %86.7’si hemşirelik bakımı için bilişim teknolojilerinden yararlanılması gerektiğini belirtmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda Bilişim Teknolojilerinden Yararlanma Ölçeği puan ortalamaları 56.483±8.127, Bireyselleştirilmiş Bakım Skalası A-Hemşire Versiyonu puan ortalamaları 70.116±9.408 olarak hesaplanmıştır. Öğrencilerin bilişim teknolojilerinden yararlanma düzeyleri ile bireyselleştirilmiş bakım algıları arasında çok zayıf düzeyde (r=0.277, p<0.01), pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuçlar ve Öneriler: Öğrencilerin bilişim teknolojilerinden yararlanma durumunun orta, bireyselleştirilmiş bakım algılarının ise iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Bu sonuç doğrultusunda öğrencilerin bilişim teknolojilerini bireyselleştirilmiş bakıma entegre etmeleri için desteklenmelerinin önemli olduğu düşünülmektedir.
10 June 2023 in İnönü Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Dergisi
Bu araştırma eleştirel düşünme eğitiminin öğrencilerin hemşirelik tanıları belirleme, algılama ve eleştirel düşünme motivasyonuna etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, tek gruplu ön test son test tasarımlı, yarı deneysel tiptedir. Örneklemi; Orta Karadeniz’de yer alan bir fakültenin hemşirelik bölümünde, 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde seçmeli ‘Eleştirel Düşünme’ dersi alan 35 ikinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Hemşirelik Tanılarını Algılama Ölçeği ve Eleştirel Düşünme Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden ve korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin %71.4’ü kadındır ve %94.3’ü daha önce eleştirel düşünme eğitimi almamıştır. Eleştirel Düşünme Motivasyon Ölçeği puan ortalaması eğitim öncesi 82.00±10.76 iken, eğitim sonrası 86.05±12.43’dür. Hemşirelik Tanılarını Algılama Ölçeği puan ortalaması eğitim öncesi 68.08±19.84 iken, eğitim sonrası 66.91±16.18 olarak bulunmuştur. Eğitim sonrası öğrencilerin hemşirelik tanılarını belirlerken yaptıkları hatalar azalmıştır. Araştırma sonuçlarına göre verilen eğitimin, öğrencilerin hemşirelik tanısı belirlerken eleştirel düşünme becerisini kullanma ve tanıları doğru belirleyebilme düzeyinde artışa katkı sağladığı belirlenmiştir.