Cemile Nihal YURTSEVEN

Mrs. Cemile Nihal YURTSEVEN

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

8Years (2019-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
30 December 2025 in Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu SPORMETRE Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
ÖEÖzge Ercan
Özge Ercan
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
AKAlper Cavit Kabakçı
Alper Cavit Kabakçı
Günümüzde spor dünyasında yaşanan gelişmeler, rekabet ortamını ve başarı beklentilerini artırmakta; bu durum spor örgütlerinde antrenör seçimini stratejik bir karar süreci hâline getirmektedir. Doğru antrenör seçimi, sporcuların fiziksel performansları, motivasyon düzeyleri, disiplin anlayışları ve uzun vadeli sportif kariyerleri üzerinde doğrudan etkili olmaktadır. Antrenörün sahip olduğu rehberlik becerileri, liderlik özellikleri ve motivasyon sağlama kapasitesi, sportif başarının sürdürülebilirliği açısından önemli bir rol oynamaktadır. Özellikle su sporlarında antrenörlük, fiziksel yeterliliklerin geliştirilmesinin yanı sıra zihinsel dayanıklılığın artırılmasını ve sporun gerektirdiği çok yönlü becerilerin kazandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Uluslararası düzeyde başarılı sporcular yetiştirme hedefi bulunan federasyonlar için nitelikli antrenörlerle çalışmak stratejik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Bu kapsamda, Türkiye Kano Federasyonu için antrenör seçiminde yalnızca geçmiş sportif başarılar değil; iletişim becerileri, disiplin, motivasyon ve liderlik gibi çok sayıda kriterin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) kullanılarak, federasyonların antrenör seçim sürecine sistematik ve bilimsel bir yaklaşım kazandırılması amaçlanmıştır. Araştırmada altı antrenör adayı (A1, A2, A3, A4, A5 ve A6), maaş, tecrübe, referanslar ve yetiştirilen milli sporcu sayısı, iletişim becerileri, disiplin, motivasyon ve liderlik kriterleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. AHP analizi sonucunda, Türkiye Kano Federasyonu için en uygun antrenör adayının A4 olduğu, bunu sırasıyla A5, A6, A3, A2 ve A1 kodlu adayların izlediği belirlenmiştir. Elde edilen bulguların, federasyonların antrenör seçim süreçlerinde daha nesnel ve etkin kararlar almalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

1 December 2025 in The International Journal of Eurasia Social Sciences
Verified
Journal Article
Open access
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
Bu araştırma, rekreasyonel kano faaliyetlerinde karşılaşılan güvenlik risklerini ve bu risklerin yönetiminde kullanılan yaklaşımları katılımcı görüşleri doğrultusunda incelemektedir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, nitel araştırma yöntemi ile analiz edilerek temalar ve alt temalar halinde kategorize edilmiştir. Özellikle doğa temelli sporların doğrudan çevresel değişkenlere bağımlı olması, kano faaliyetlerinde risk yönetimini daha da önemli hale getirmektedir. Katılımcıların görüşlerine göre, ani hava değişimleri, güçlü su akıntıları ve dalga hareketleri gibi çevresel faktörler en sık karşılaşılan doğal riskler arasında yer almaktadır. Bu durumlar, faaliyetlerin iptali ya da rota değişikliği gibi zorunlu müdahalelere neden olmaktadır. Öte yandan, ekipman arızaları, güvenlik ekipmanlarının eksikliği ve katılımcıların eğitimsizliği de insan kaynaklı güvenlik sorunları olarak öne çıkmaktadır. Güvenlik ekipmanlarının yetersizliği ya da yanlış kullanımı, kazaların başlıca nedenlerinden biri olarak değerlendirilmiştir. Bulgular, aynı zamanda önleyici stratejilerin eksikliği ve risk değerlendirme süreçlerinin sistematik biçimde yürütülmemesi gibi kurumsal zaafları da gözler önüne sermektedir. Katılımcıların birçoğu, düzenli risk analizi yapılmasının ve faaliyet öncesi acil durum senaryoları üzerine eğitimlerin artırılmasının güvenlik yönetimini güçlendireceğini vurgulamıştır. Sonuç olarak, doğaya dayalı bu tür aktivitelerde risklerin yalnızca gözlemle değil, sistematik yönetimle kontrol altına alınması gerektiği ortaya çıkmıştır. Etkin bir risk yönetimi için çok boyutlu yaklaşımların benimsenmesi, güvenliğin artırılmasında kritik öneme sahiptir.

25 September 2021 in Sportive
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
Bu çalışmanın amacı, iş yaşamında yer alan işe bağlılık kavramını çok boyutlu olarak değerlendirmesini hedeflemektedir. İşe bağlılık kavramı; işle ilgili iyilik halinin pozitif, tatmin edici, duygusal-motivasyonel durumu, canlılık, adanmışlık ve özümseme ile karakterize edilir. İşe bağlılıkla ilgili farklı görüşler olsa da, çoğu bilim insanı, işe bağlı çalışanların yüksek düzeyde enerjiye sahip olduğu ve işleriyle güçlü bir şekilde özdeşleştiği konusunda hemfikirdir. Bağlılığı ölçmek için en sık kullanılan araç ise, dünya çapında birçok ülkede onaylanmış bir öz bildirim aracı olan Utrecht İş Bağlılığı Ölçeği' dir. Bağlılık üzerine yapılan araştırmalar, bağlılığın ilgili kavramlardan (örneğin, işkoliklik, örgütsel bağlılık) nasıl farklı olduğunu araştırmış ve işe bağlılığın en önemli yordayıcılarına odaklanmıştır. Bu çalışmalar, bağlılığın en iyi iş kaynakları (örneğin özerklik, denetim koçluğu, performans geri bildirimi) ve kişisel kaynaklar (örneğin iyimserlik, öz-yeterlik, öz saygı) tarafından tahmin edilen benzersiz bir kavram olduğunu ortaya koymuştur. Dahası, ilk araştırmalar, işe bağlılığın iş performansı ve müşteri memnuniyeti için öngörücü olduğunu göstermiştir. Bu çalışma, iş katılımı hakkında bilmediğimiz kavramları ortaya koymayı, bu alanda yapılacak yeni araştırmalara kaynak sunmak hedefi ile yapılmıştır.

1 August 2019 in Journal of International Scientific Researches
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
GAGökçe Akgün
Gökçe Akgün
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
EYEray Yurtseven
Eray Yurtseven
The average of the elderly population increases worldwide. People are advised to exercise for a healthy aging period. In this study, the first 10 countries with the highest number of elderly population were selected with two different classifications according to gender difference. The aim of this study was to investigate the level of participation of individuals aged 65 years and over in swimming sport as competitors. Turkey has also been analyzed in the same way, in addition to the 10 countries due to the increase in the elderly population average. The data of the population average in the study were taken from the 2017 data of the United Nations, and the results of the competition of 65 years and over were taken from the official results of the last 5 FINA World Masters Swimming Championships. The types of the competitions are 50, 100, 200, 400 and 800 meters freestyle, 50, 100, 200 meters backstroke, breaststroke and butterfly, 200 and 400 meters individual mixed swim. Participation rate has changed according to years because the group of athletes participates in competitions representing individual or sports club. The country in which the competitions place have influenced the number of participants. Five year competition participation according to the number of athletes; the highest participation rate in women is 56.4 in Japan, the highest participation in males belongs to Germany with 52.6. Turkey's participation in the last 5-year average of masters athletes 0.2 in women and 1.4 in men. Nine of the country with the first 10 elderly population is from the European continent. Considering the participation rates of all competitions; The number of athletes in Japan and Germany is high. It is thought that the former elite athletes contributed to this. The participation of elderly people in national and international competitions allows them to be happy with the sport. Masters competitions are a good example to encourage elderly people to sport and offer them a goal. It has been observed that swimming is a sportive activity that can be done easily in advanced ages. When the 10 participating countries were compared; It is thought that the sports application system for the elderly will be developed by taking the example of Japan.

23 October 2026 in Yalova Üniversitesi Spor Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
AKAli Kaya
Ali Kaya
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
BKBurçak Keskin
Burçak Keskin
This study aims to examine the relationships between sports volunteers’ authenticity, social media attitudes, and career commitment, and to investigate whether these variables differ according to demographic characteristics such as gender, age, and social media usage duration. A correlational research design based on a quantitative approach was employed. The sample consisted of 304 sports volunteers selected through convenience sampling. Data were collected using the Emotional Authenticity Scale, the Social Media Attitude Scale, and the Career Commitment Scale. The data were analysed using parametric statistical methods, including t-tests, ANOVA, and Pearson correlation analysis.The findings indicate that participants demonstrated moderate to high levels of authenticity, social media attitudes, and career commitment. No significant relationship was found between authenticity and either social media attitudes or career commitment. However, a weak but significant positive relationship was observed between emotional avoidance and the need for sharing on social media. Additionally, several dimensions of social media attitudes, including social competence, social isolation, and teacher-related interaction, were significantly associated with career commitment. Demographic analyses revealed no significant gender differences across the variables, while age showed a significant effect only on career commitment. Social media usage duration did not produce statistically significant differences.Overall, the findings suggest that authenticity is primarily an internal psychological construct, whereas social media attitudes are more strongly associated with career-related outcomes. These results highlight the potential role of social media as a supportive factor in the career development processes of sports volunteers.

27 September 2026 in Eurasian Journal of Sport Sciences and Education
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
AKAli Kaya
Ali Kaya
CYCemile Nihal YURTSEVEN
Cemile Nihal YURTSEVEN
YGYetmir Gaş
Yetmir Gaş
AKAyşe Nilay Kantar
Ayşe Nilay Kantar
The purpose of this study was to examine the relationship between emotional authenticity and motivation for participation in physical activity among sports managers. In addition, the study aimed to determine whether emotional authenticity and physical activity participation motivation differed according to gender and age. This study employed a quantitative research approach using a correlational survey design. Data were collected using the Emotional Authenticity Scale and the Physical Activity Participation Motivation Scale. The sample consisted of 237 sports managers working in public institutions and organizations in Istanbul, selected through convenience sampling. Data were analyzed using descriptive statistics, the Mann–Whitney U test, the Kruskal–Wallis H test, and Spearman’s rank-order correlation analysis. Total emotional authenticity was not significantly correlated with total physical activity participation motivation (r=.035, p=.592). However, significant associations were observed between specific dimensions of emotional authenticity and dimensions of physical activity participation motivation. Authentic behavior was positively correlated with individual reasons (r=.171, p=.008), environmental reasons (r=.251, p < .001), and total physical activity participation motivation (r=.150, p=.021), and negatively correlated with amotivation (r=-.256, p < .001). Emotional avoidance was positively correlated with environmental reasons (r=.262, p < .001) and amotivation (r=.150, p=.021), and negatively correlated with total physical activity participation motivation (r=-.145, p=.026). Total emotional authenticity was negatively correlated with amotivation (r=-.174, p=.007). No statistically significant differences were found according to gender or age for any of the emotional authenticity or physical activity participation motivation subdimensions or total scores (p > .05). The findings indicate that total emotional authenticity was not significantly correlated with total physical activity participation motivation. Nevertheless, specific dimensions of emotional authenticity were significantly associated with certain dimensions of physical activity participation motivation, although these associations were generally weak in magnitude. These findings should be interpreted cautiously, as the cross-sectional and correlational design does not permit causal conclusions. Further research using larger, more diverse, and longitudinal samples is needed to clarify the relationship between emotional authenticity and physical activity participation motivation among sports managers.