Amaç: Bu araştırmada üniversite ve devlet hastaneleri ile özel hastanelerde kullanılan bir dizi intravenöz (İV) ve intramüsküler (İM) enjeksiyon bilgilendirilmiş onam formunun okunabilirlik düzeyini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Toplam 90 (45 İV, 45 İM enjeksiyon) bilgilendirilmiş onam formu 45 hastaneden temin edildi. Formlar Bezirci–Yılmaz tarafından geliştirilen bilgisayar yazılımına aktarıldı. Formlardaki hece sayısı, kelime sayısı, 4+ heceli kelime sayısı hesaplandı. Ardından her bir formun okunabilirlik değeri Ateşman ve Bezirci–Yılmaz formülleriyle hesaplandı. Üniversite, devlet ve özel hastane formlarının okunabilirlik değeri ortalamaları İV ve İM enjeksiyon formları için ayrı ayrı karşılaştırıldı. Bulgular: İM enjeksiyon onam formlarının ortalama hece sayısı, ortalama kelime sayısı, ortalama 4+ heceli kelime sayısı, ve de Ateşman ve Bezirci–Yılmaz okunabilirlik değerleri ortalamaları açısından hastaneler arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark bulunamadı (sırasıyla p=0,73; p=0,73; p=0,57; p=0,56; p=0,92). İV enjeksiyon onam formlarının ortalama hece sayısı, ortalama kelime sayısı, ortalama 4+ heceli kelime sayısı, Ateşman ve Bezirci–Yılmaz okunabilirlik değerleri ortalamaları açısından da hastaneler arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark yoktu (sırasıyla p=0,53; p=0,34; p=0,42; p=0,59; p=0,53). Tüm formların Ateşman okunabilirlik değeri ortalaması “orta güçlükte”, Bezirci–Yılmaz okunabilirlik değeri ortalaması ise “ortaöğretim” seviyesinde bulundu. Tartışma ve Sonuç: Bu çalışmada hastanelerde kullanılan İV ve İM enjeksiyon bilgilendirilmiş onam formlarının okunabilirliğinin oldukça düşük olduğu ve bu formların toplumun geneli tarafından kolayca okunabilecek biçimde revize edilmesi gerektiği tespit edilmiştir.
1 October 2022 in Turkish Journal of Anaesthesiology and Reanimation
In this prospective trial, we investigate the effectiveness of maternal Body Roundness Index in predicting the spread of spinal anaesthesia and vasopressor requirement in parturients receiving spinal anaesthesia during the elective caesarean section. We prospectively enrolled 175 parturients. Spinal anaesthesia performed with 10 mg 0.5% hyperbaric bupivacaine at the L3–L4 intervertebral space and the optimal cut-off points of the BRI evaluated as 6.59 by receiver operating characteristic analysis calculating area under the curve. Parturients were divided into two groups with BRI <6.59 and BRI ≥6.59 for analyses. Multivariate logistic regression analysis was used to test for a relationship between variables and maximum sensory block level and vasopressor requirement. BRI was found as an independent risk factor associated with maximum sensory block level (OR = 1.378, 95% CI: 1.125–1.687, p = 0.002). Hypotension and bradycardia events after spinal anaesthesia was not associated with BRI and other variables. The present study indicates that BRI was a practical tool to predict spinal drug distribution in term parturients undergoing caesarean delivery.