Özlem Şensoy

Dr. Özlem Şensoy

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

5Years (2022-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
3 June 2025 in Nursing in Critical Care
Verified
Journal Article
Open access
ÖŞÖzlem Şensoy
Özlem Şensoy
SÇSEDA ÇAĞLAR
SEDA ÇAĞLAR
EAEmine Aybı
Emine Aybı
SESeher Erdoğan
Seher Erdoğan
Background: Medical adhesives are frequently used during hospitalization to secure medical devices to the skin. Compared to adults, children are at a higher risk of developing medical adhesive‐related skin injuries (MARSI). Aim: The aim of this study is to determine the incidence, characteristics and associated risk factors of MARSI in a Paediatric Intensive Care Unit (PICU). Study Design: This prospective cohort study included 72 children who were followed from November 10, 2023, to February 10, 2024, from admission until the onset of MARSI or discharge. The risk of skin injury was assessed using the Glamorgan Scale, and patients' sociodemographic and clinical data were obtained from medical records. Results: The incidence of MARSI was 61.1%, with 44 out of 72 patients developing MARSI, resulting in a total of 140 cases. The majority of cases were skin stripping (72.1%). The median time to MARSI occurrence was 2.78 days. Being 12 months old or younger (OR: 5.3, 95% CI: 1.6–17.6, p = 0.006), an increasing number of medical devices (OR: 2.4, 95% CI: 1.1–5.2, p = 0.026) and sedation use for more than 24 h (OR: 5.4, 95% CI: 1.7–16.8; p = 0.003) were identified as independent risk factors. Conclusions: This study revealed a high incidence of MARSI in the PICU. MARSI develops rapidly in the early days of hospitalization. Critically ill patients aged 12 months or younger, with a greater number of medical devices and prolonged sedation, are at a higher risk of developing MARSI. Relevance to Clinical Practice: The high incidence of MARSI underscores the need for proactive prevention strategies. Skin assessment for MARSI should be conducted before, during and at each change of medical adhesive applications. Patients aged 12 months or younger, patients with an increased number of medical devices, and patients undergoing prolonged sedation require greater attention to MARSI prevention.

1 June 2022 in Cyprus Journal of Medical Sciences
Verified
Journal Article
Closed access
ÖŞÖzlem Şensoy
Özlem Şensoy
DADijle Ayar
Dijle Ayar

1 September 2025 in The Turkish Journal of Pediatrics
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
ÖŞÖzlem Şensoy
Özlem Şensoy
Ayfer AydınAyfer Aydın
Ayfer Aydın
SBSema Bayraktar
Sema Bayraktar
ASAyper Somer
Ayper Somer
ADAsuman Demirbuğa
Asuman Demirbuğa
STSelda Hançerli Törün
Selda Hançerli Törün
Aim. This study aimed to describe barriers and facilitators of the adherence of children with human immunodeficiency virus (HIV) to antiretroviral therapy (ART) from the perspectives of their caregivers. Methods. In-depth interviews were held with the caregivers of 15 children. The collected data were analyzed using thematic analysis procedures. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research (COREQ) were followed in the study. Results. The perspectives of caregivers were categorized under four themes and subthemes. Barriers and facilitators of the adherence of children with HIV to ART were categorized into 4 main themes: (1) medication-related, (2) child-related, (3) caregiver-related, and (4) health system-related. The results indicated that understanding the factors that influence pediatric ART adherence is critical to the development of adequate strategies. In addition, disclosure of HIV status to the child is also an important factor affecting drug administration in the social environment. Conclusions. To ensure adherence to lifelong ART, targeted caregiver support through continuous supervision, clear guidance on drug preparation, and strategies for effective administration should be integrated into context-specific interventions that address the combined influence of factors related to the child, medication, healthcare, and of the sociocultural environment.

29 December 2024 in Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
HÖHande Özgörü
Hande Özgörü
ŞTŞerife Tutar
Şerife Tutar
ÖŞÖzlem Şensoy
Özlem Şensoy
Öz Giriş ve Amaç: Araştırmamızda 4-11 yaş arası çocuğa sahip ebeveynlerin gözünden çocuklarının problemli medya kullanımı ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma Aralık 2023- Şubat 2024 tarihleri arasında, 4-11 yaş arası çocuğa sahip 433 ebeveyn ile yürütülmüştür. Veriler, sosyodemografik özellikleri içeren “Ebeveyn ve Çocuk Tanıtım Formu” ve “Problemli Medya Kullanım Ölçeği- Kısa Formu” kullanılarak toplanmıştır. Veriler, SPSS 26.0 (IBM Inc, Chicago, IL, USA) istatistik paket programı kullanılarak ortalama, standart sapma, sıklık, yüzde, Mann-Whitney U Testi, Kruskal-Wallis Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın yürütülebilmesi için Etik Kurul izni, ebeveynlerden ise araştırmaya katılım için onam alınmıştır. Bulgular: Araştırmamızda ebeveynlerin yaş ve eğitim düzeylerinin çocuklarda ise cinsiyet ve kardeş sayısının çocukların problemli medya kullanımında etkili olduğu belirlenmiştir. Çocukların günlük internet kullanım sürelerinin 2-4 saat (%38,8) olduğu, medya araçlarını en fazla video izleme/oyun oynama amaçlı kullandıkları (%96,8), ebeveynlerin çocukların medya araçlarını kullanmalarından dolayı sıklıkla endişelendikleri (%32,6) ve internet filtre programları kullandıkları (%64,2) belirlenmiştir. Ebeveynlerin çocuklarının problemli medya kullanımına yönelik uygulamalarına bakıldığında ise çoğunlukla uyarma konuşma (%25,9) ve/veya süre kısıtlama (%23,8) gibi uygulamalarda bulundukları belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar 4-11 yaş arasındaki çocuklarda problemli medya kullanım düzeyinin yüksek olduğunu göstermiştir. Çocukların internet kullanım süresi, ebeveynin eğitim durumu ve mesleği çocukların problemli medya kullanım durumunu etkilemektedir. Çocuklarda problemli medya kullanımının azaltılmasında hem ebeveynlere hem de çocuklara medya kullanımına ilişkin farkındalık eğitimlerinin verilmesi ayrıca bu yaş grubu çocukların eğitim-öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde problemli medya kullanımının göz önünde bulundurulması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk, ebeveyn, medya, problemli medya kullanımı


29 April 2024 in Artuklu Health
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
ÖŞÖzlem Şensoy
Özlem Şensoy
HÖHande Özgörü
Hande Özgörü
DADemet Sökün Ayaz
Demet Sökün Ayaz
SBSERAP BALCI
SERAP BALCI
Giriş: COVID-19 pandemisinde; çocuk ve ergenlerde görülen psikiyatrik hastalıkların yaygınlığının önemli ölçüde arttığı bildirilmiştir. Ebeveyni hemşire olan çocuklar hem COVID-19 ile enfekte olma hem de yüksek anksiyete düzeyi açısından riski altındadır. Bu çalışmanın amacı ebeveyni hemşire olan çocukların, COVID-19 pandemi sürecinde sürekli kaygı düzeylerini belirlemektir. Yöntem: Kesitsel-tanımlayıcı nitelikteki bu çalışma, Mayıs-Ağustos 2022 tarihleri arasında İstanbul ilinde kartopu örnekleme yöntemiyle ulaşılan 104 hemşire ebeveyn ve çocukları ile yürütülmüştür. Veriler ‘Tanıtıcı Bilgi Formu’ ve ‘Çocuklar için Durumluk-Sürekli Kaygı Envanteri’ kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Çocukların sürekli kaygı puan ortalamaları 36.85±8.96 olarak saptanmıştır. Çocukların %53’ünün kız, %36’sının 9 yaşında olduğu ve %91.3’ünün kronik rahatsızlığının olmadığı belirlenmiştir. Çocukların sürekli kaygı düzeyleri ile tek çocuk olmak (0.036; p