Deniz Say Şahin

Prof. Dr. Deniz Say Şahin

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

8Years (2019-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
23 January 2019 in Toplum ve Sosyal Hizmet
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
MYMelek Zubaroğlu Yanardağ
Melek Zubaroğlu Yanardağ
DŞDeniz Say Şahin
Deniz Say Şahin
Bu çalışmada Burdur ili merkezinde yaşayan yaşlıların sürekli kaygı ve sürekli depresyon durumları incelenmiştir. Burdur ili merkezindeki yaşlı bireylerde kaygı ve depresyonun belirli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve kaygının yaşlılardaki depresyon üzerindeki etkisinin incelenmesi bu araştırmanın ana amacıdır. Bu çalışmanın, yerel literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmanın türü betimsel nitelikte bir nicel araştırma olarak belirlenmiştir. Araştırmanın evrenini Burdur il merkezinde yaşayan 65 yaş ve üzerindeki bireyler oluşturmaktadır ve 404 yaşlı birey araştırmaya dâhil edilmiştir (N=12.378). Çalışmada örnek hacmi, ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmemiş tek aşamalı tesadüfî olasılık örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, araştırmaya katılan yaşlı grup içerisinde kadınların, emekli olmayanların, sosyal yardım alanların, bekâr olanların, bir engeli veya ciddi bir tıbbi rahatsızlığı olanların ve eğitim seviyesi düşük olanların kaygı ve depresyon açısından daha yüksek risk altında olduklarını göstermektedir. Araştırmaya katılan yaşlı bireylerin kaygı düzeyleri (2.31 ±.46), depresyon düzeylerinden (2.16 ±.53) daha yüksek bulunmuştur. Kaygı düzeyi, depresyon üzerindeki toplam varyansın %41’ini açıklamaktadır. Ayrıca yapılan korelasyon analizi sonuçlarına göre Burdur il merkezinde yaşayan yaşlı bireylerin kaygı (anksiyete) ile depresyon düzeyleri arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde bir ilişki söz konusudur (r=.64). Sonuç olarak, Burdur il merkezindeki yaşlıların kaygı ve depresyon düzeyi açısından risk altında oldukları açıktır ve çeşitli politika ve uygulamalarla söz konusu nüfus için belirli destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.

1 January 2020 in The Turkish Journal of Geriatrics
Verified
Journal Article
Closed access
DŞDeniz Say Şahin
Deniz Say Şahin
NBNüken Örnek Büken
Nüken Örnek Büken


1 January 2024 in The Turkish Journal of Geriatrics
Verified
Journal Article
Closed access
DŞDeniz Say Şahin
Deniz Say Şahin
MDMüge Demi̇r
Müge Demi̇r
AÜAKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ
NBNüket Örnek Büken
Nüket Örnek Büken
Introduction: Even if it is not perceived as such in real life, death is a natural part of life. Many factors, such as age, medical history, religious beliefs, and culture, affect the perception of death and cause distress. Investigating the factors that cause death distress in older adults is a prerequisite for developing support mechanisms. This study aimed to determine whether living alone is one of the conditions that causes death distress. Materials and Method: This descriptive study was conducted. A sociodemographic information form created by the researchers and the Death Distress Scale were used. After obtaining the necessary institutional and ethical permission, face-to-face data were collected from 1189 older adults registered at a university’s aging studies application and research center. Results: The Death Distress Scale mean total scores of older adults was 28.18±4.14. The scale scores of the older adults living alone were found to be statistically significantly higher (p ≤0.01). The scale scores of the women were significantly higher than those of the men (p < 0. 01). Older adults living alone had higher rates of pet ownership. In both groups, those with pets had significantly lower Death Distress Scale scores than those without pets. Conclusion: Social awareness is important in reducing the death stress experienced by older adults who live alone because of the loss of their relatives, living far away, and other reasons. Activities should be conducted to socialize and improve the quality of life of older adults. Keywords: Aged; Ethics, Medical; Death; Advance Care Planning.

6 February 2026 in Aging & Mental Health
Verified
Journal Article
Closed access
DŞDeniz Say Şahin
Deniz Say Şahin
GAGökmen Arslan
Gökmen Arslan
Kıvanç UzunKıvanç Uzun
Kıvanç Uzun
The present study investigated a moderated mediation model in which depressive symptoms mediated the relationship between childhood psychological maltreatment and death obsession, with meaning in life moderating both components of the indirect pathway. The sample for the present study consisted of 904 older adults (50.2% women), aged between 65 and 91 years (Mage= 71.23, SD = 5.72), residing in an urban region of Türkiye. Self-report measures assessing childhood psychological maltreatment, depressive symptoms, death obsession, and meaning in life were administered. Data were analyzed using moderated mediation analysis. Results indicated that childhood psychological maltreatment was positively associated with both depressive symptoms and death obsession. Furthermore, depressive symptoms significantly mediated the link between early maltreating experiences and death-related cognitive preoccupations. Critically, meaning in life moderated both the association between childhood maltreatment and depressive symptoms and the pathway from depressive symptoms to death obsession. These associations weakened as perceived meaning in life increased, suggesting a protective buffering effect on the indirect effect. These findings underscore the enduring psychological consequences of early relational maltreatment and emphasize the importance of fostering existential resources such as life meaning to mitigate depressive and death-related vulnerabilities in older adulthood.

14 October 2020 in Kocatepe Tıp Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
DŞDeniz Say Şahin
Deniz Say Şahin
Tr en AMAÇ: Bu çalışma, yaşlı bireylerin sağlık hizmeti kullanımını etkileyen faktörleri incelemek amacıyla yapılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bir aile sağlığı merkezine 01.02.2019 – 01.06.2019 tarihleri arasında başvuran 266 yaşlı hasta rastgele seçilerek, araştırmaya katılmayı kabul eden yaşlılara yüz-yüze görüşme tekniği ile anketler uygulandı. Yaş, medeni durum, eğitim düzeyi, iş durumu, cinsiyet, sağlık sigortası kapsamı, hane halkı geliri, kronik hastalık durumu gibi sosyodemografik özellikler sayı ve yüzde olarak verildi. Sağlık hizmeti kullanımı ile medeni durum ve aylık hanehalkı geliri arasındaki ilişkilerin analizinde, Fisher exact testi kullanıldı. Hangi faktörün sağlık hizmeti kullanımının önemli bir yordayıcısı olduğunu belirlemek için basit ikili lojistik regresyon analizi yapıldı. BULGULAR: Cinsiyet, algılanan sağlık durumu ve kronik bir hastalığa sahip olmanın sağlık hizmeti kullanımı ile istatistiksel olarak anlamlı şekilde ilişkili olduğu, kadınların sağlık hizmetlerini kullanım sıklığının erkeklere oranla 2,23 kat, en az bir kronik hastalığa sahip olan yaşlıların ise olmayanlara göre 3,27 kat fazla olduğu saptandı. SONUÇ: Çalışmamızdaki veriler sağlık politikaları yapanlar ve program yöneticileri tarafından yaşlılar için sağlık hizmetlerine erişimin arttırılması amacıyla, özellikle sağlığın teşviki ve geliştirilmesi kampanyalarında kullanılabilir. Böylece kronik bir hastalık teşhisi konulduktan sonra, sağlık danışmanlarına başvurma olasılıklarının artması sağlanabilir ve oluşabilecek daha ciddi komplikasyonlar ve sakatlıklar önlenebilir. OBJECTIVE: This study was carried out for the purpose of determining the factors that affect the usage of healthcare services by elderly individuals. MATERIAL AND METHODS: 266 elderly patients who visited a family health center between the dates of 01.02.2019 – 01.06.2019 were randomly selected, and the questionnaires were applied to those who agreed to participate in the study with the method of face-to-face interviews. Sociodemographic characteristics as age, marital status, educational level, employment status, gender, scope of health insurance, household income and chronic disease status were given as frequencies and percentages. Fisher’s exact test was used to analyze the relationships among usage of healthcare services and marital status and household income. Simple binary logistic regression analysis was used to determine which factor was a significant predictor of healthcare usage. RESULTS: It was determined that gender, perceived health status and having a chronic disease were significantly related to usage of healthcare services, while usage of healthcare services among women was 2.23 times more than that in men, and it was 3.27 times more among those with at least one chronic disease than those without. CONCLUSIONS: The data in our study may be used by healthcare policymakers and program administrators for the purpose of increasing the access to healthcare services among the elderly and especially for the sake of promotion and improvement of health campaigns. This way, it may be achieved to increase the probability of reaching healthcare counseling after being diagnosed with a chronic disease, and thus more severe complications and injuries that may occur may be prevented.