Muhammet Öner

Dr. Muhammet Öner

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

6Years (2021-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
15 December 2021 in International Journal of Agriculture Environment and Food Sciences
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
RÖRemzi Özkan
Remzi Özkan
MBMerve Bayhan
Merve Bayhan
LYLevent Yorulmaz
Levent Yorulmaz
MÖMuhammet Öner
Muhammet Öner
MYMehmet Yıldırım
Mehmet Yıldırım
Organic fertilizers are the basis of sustainable agriculture and an important resource in plant nutrition as well. The research was conducted out in the greenhouse conditions of the Dicle University Faculty of Agriculture, Diyarbakır, Turkey in 2020. The effects of 14 different organic fertilizers on grain yield, yield components, morphology and physiology properties of bread wheat (Triticum aestivum L) were examined. It was found that sheep manure (3,56 g/plant) among - used fertilizers have a greater effect on both the growth and yield components of wheat in comparison with other organic fertilizers. The grain yield and biomass yield obtained from sheep manure among organic fertilizers have been determined to be competitive with commercial fertilizers. It was revealed that certain organic fertilizers had no effect on grain yield or biomass yield as compared to the control level of no fertilizers. According to the research results, it would be appropriate to use chicken and sheep manure in order to obtain an optimal wheat yield in the organic farming system.

28 October 2022 in Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
LYLevent Yorulmaz
Levent Yorulmaz
RÖRemzi Özkan
Remzi Özkan
MBMerve Bayhan
Merve Bayhan
MYMehmet Yıldırım
Mehmet Yıldırım
OAOnder ALBAYRAK
Onder ALBAYRAK
MÖMuhammet Öner
Muhammet Öner
Günümüzde buğday üretimini ve verimliliğini sınırlayan en önemli faktör kuraklıktır. Buğday üretiminin artırılması için, bölgenin yetiştirme koşullarına uygun, kuraklığa dayanıklı ve adaptasyon gücü yüksek çeşitler geliştirilmesi bitki ıslahçıları için zorunlu hal almıştır. Çalışmada bazı ekmeklik buğday genotiplerinin Diyarbakır koşullarında agronomik performanslarının değerlendirilmesi ve GGE Biplot analizi yöntemi ile bölgeye uygun yüksek verim potansiyeline sahip genotiplerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, 2018/2019 buğday yetiştirme sezonunda Diyarbakır ilinde Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesine ait deneme alanında yağışa dayalı koşullarda yürütülmüştür. Çalışmada materyal olarak Uluslararası Mısır ve Buğday Geliştirme Merkezinden (CIMMYT) temin edilen 36 adet ileri kademe ekmeklik buğday hattı ile Empire ve Pehlivan ticari çeşitleri kullanılmıştır. Çalışmanın geç kurulması nedeniyle yetiştirme sezonunda yağış miktarı bakımından yaşanan kısmi kuraklık ve sıcaklık stresinin etkisi verim ve verim öğelerini olumsuz etkilemiştir. ZT-18, ZT-19 ve ZT-11 genotiplerinden en yüksek tane verimi elde edilmiş ve 19 genotip ortalama verimin üzerine çıkabilmiştir. GGE biplot analizinin “hangisi-nerede-kazandı” modeline göre, ZT-18 ve ZT-19 genotipleri, tek bir mega çevre ve bir mikro sektörde kümelendikleri için BU, BBS, BTS, BTA ve TV özellikleri bakımından en uygun genotipler olarak saptanmışlardır.

30 December 2024 in Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MÖMuhammet Öner
Muhammet Öner
CACuma Akinci
Cuma Akinci
Artan dünya nüfusunun beslenmesinde kritik bir yeri olan buğday küresel iklim değişikliğinin beraberinde getirdiği kuraklık ile karşı karşıyadır. Bu araştırmada, makarnalık buğday çeşitlerinin (Diyarbakır-81, Edessa, Ganem, Artuklu, Hasanbey ve Selçuklu-97) bazı verim öğeleri ve kalite özelliklerinin kuraklığa karşı performansı araştırılmıştır. Çalışma, 2021-2022 yılı kışlık olarak Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri deneme alanında yağışa dayalı ve sulu koşullarda yürütülmüştür. Deneme Tesadüf Blokları Deneme deseninde 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Araştırmada m2’de başak sayısı, başakta tane sayısı, başak uzunluğu, başakta tohum ağırlığı, başakta başakçık sayısı, tane verimi, 1000 tane ağırlığı, metrekarede başak sayısı protein oranı, sarı pigment değeri ile hektolitre ağırlığı incelenmiştir. Araştırmada incelenen özellikler bakımından çeşitler arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Ganem çeşidi kuru şartlarda 65.53 kgda-1 ile en yüksek, Diyarbakır-81 çeşidi ise 33.77 kgda-1 ile en düşük tane verimini göstermiştir. Sulu şartlarda ise Selçuklu-97 ve Diyarbakır-81 çeşitleri (sırasıyla; 444.30 ve 437.16 kgda-1) en yüksek, Edessa (327.15 kgda-1) en düşük sonuçları vermiştir. Protein oranı kuru şartlarda % 12.57, sulu şartlarda ise % 15,47 olarak bulunmuştur. Hektolitre ağırlığı kuru koşullarda yeterince tohum elde edilemediğinden tespit edilememiştir. Sulu koşullarda ise ortalama 82.34 kg/hl olarak belirlenmiştir.

10 June 2023 in Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
LYLevent Yorulmaz
Levent Yorulmaz
MÖMuhammet Öner
Muhammet Öner
OAOnder ALBAYRAK
Onder ALBAYRAK
CACuma Akinci
Cuma Akinci
Tarımda en dikkat çekici çevresel kaygı küresel sıcaklığın artmasıdır. Buğday, dünyadaki temel besin kaynaklarından biridir ve tarım sektöründe önemli bir noktadadır. Küresel ısınmanın yol açtığı kuraklık buğday üretimini ciddi anlamda tehdit etmektedir. Bu çalışmada, kurak geçen buğday yetiştirme sezonunda 20 adet ekmeklik buğday genotipinin kuraklığa karşı tepkilerinin gözlemlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, tane verimi, bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık sayısı, başakta tane sayısı ve ana sap çapı özellikleri incelenmiştir. İncelenen özelliklerin tümünde genotipler arasında p≤0.01 seviyesinde önemli istatistiksel farklar oluşmuştur. Çalışmada genotip ortalamaları, tane veriminde 115,86 kg da-1, bitki boyunda 42,57 cm, başak uzunluğunda 7,22 cm, başakta başakçık sayısında 13,81, başakta tane sayısında 12,21 ve ana sap çapı özelliğinde 2,39 cm olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre, DZMP, Yerel-3 ve Yerel-6 genotipleri kuraklık stresine diğer genotiplere oranla daha fazla tolerans göstermiştir. Söz konusu genotipler özellikle seleksiyon ve melez ıslahında değerlendirilmek üzere gelecekte yapılacak ıslah programlarına dahil edildiği takdirde araştırmacıların yeni çeşit geliştirmesine kaynak oluşturacaktır.