7 February 2022 in European Journal of Pediatrics
25 November 2020 in Journal of Clinical Research in Pediatric Endocrinology
We aimed to investigate a possible role of endocrine disruptors phthalates, di-2-ethylhexyl phthalate (DEHP) and mono (2-ethylhexyl) phthalate (MEHP), in polycystic ovary syndrome (PCOS) aetiopathogenesis. We also wished to evaluate the relationship between phthalates and metabolic disturbances in adolescents with PCOS. A total of 124 adolescents (63 PCOS, 61 controls, mean age: 15.2±1.5 age range: 13-19 years) were included in the study. Serum MEHP and DEHP levels were determined with HPLC method. Insulin resistance was evaluated using HOMA-IR, QUICK-I, fasting glucose /insulin ratio, Matsuda index, and total insulin levels during OGTT. Participants were further subdivided into lean and obese subgroups according to body mass index. Serum DEHP and MEHP levels were not significantly different between PCOS and control groups. The mean (95% CI) values of DEHP and MEHP were 2.62 (2.50-2.75) µg/ml vs 2.71 (2.52-2.90) µg/ml and 0.23 (0.19-0.29) µg/ml vs 0.36 (0.18-0.54) µg/ml in PCOS and the control groups respectively, p>0.05). The correlation analysis adjusted for BMI revealed that both phthalates significantly correlated with insulin resistance indices and serum triglycerides in adolescents with PCOS. Serum DEHP and MEHP concentrations were not different between adolescents with or without PCOS. However, these phthalates are associated with metabolic disturbances such as dyslipidemia and insulin resistance, independently of obesity, in girls with PCOS.
3 April 2021 in Batı Karadeniz Tıp Dergisi
Amaç: Sağlık çalışmalarında gözlemsel araştırmalar, yaygın olarak kullanılan yöntemler arasında yer almakta olup, esas olarak kohort, vaka-kontrol ve kesitsel çalışmalar olarak gruplandırılırlar. Gözlemsel çalışmaların nasıl yürütülmesi gerektiğine dair esaslar 1965’li yıllarda tanımlanmış olsa da, günümüzde mevcut gözlemsel çalışmalar göz önüne alındığında, bunların raporlamasında yetersizliklerin olduğu görülmüştür. Bu nedenle gözlemsel çalışmaların raporlanmasına bir standart getirilmesi amacıyla, 2007 yılında bilimsel çalışma grupları tarafından “Epidemiyolojide Gözlemsel Çalışmaların Raporlanmasının Güçlendirilmesi Beyanı (STROBE)” geliştirilmiştir. Bu çalışma, STROBE kriterlerinin Türk diline kazandırılması, araştırmacılar tarafından daha anlaşılır bir hâle getirilmesi ve sağlık alanında yapılacak gözlemsel çalışmaların raporlamasının güçlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: STROBE kriterleri dört araştırmacı tarafından bağımsız şekilde Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Dört farklı çeviri ile ortaya çıkan metin tüm yazarların bir araya geldiği toplantı ile değerlendirilmiş ve her madde için en uygun ifadenin hangisi olacağı konusunda görüş birliği sağlanmıştır. Ardından uzman çevirmen tarafından ters çeviri işlemi yapılmış ve kriterlerin uygunluğu değerlendirilmiştir. Türkçeleştirilmiş STROBE kontrol listesinin tekrarlanabilirliğini değerlendirmek ve araştırmacılar tarafından doğru anlaşılıp anlaşılmadığını anlamak için sağlık alanından seçilen 20 makale, iki araştırmacı tarafından bağımsız olarak puanlama yapılarak (1=madde sağlanmakta, 0=madde sağlanmamakta) değerlendirilmiştir. Puanlayıcılar arasındaki uyum her bir kriter için araştırmacılar arası uyum yüzdesi kullanılarak incelenmiştir. Uyum ayrıca toplam raporlanan kriter sayısı kullanılarak Bland- Altman yöntemi ve sınıf içi korelasyon katsayısı (SKK) kullanılarak da değerlendirilmiştir. Bulgular: Analizler sonucu hesaplanan SKK 0,351-0,890 arasındaydı. Puanlayıcılar arası uyum istatistiksel olarak anlamlıydı. İncelenen 20 makalenin STROBE kriterlerine uygunluğu düşüktü. Sonuç: Türkçe’ye uyarlanmış STROBE Beyanı, kesitsel araştırmaların raporlanmasında kullanılabilecek güvenilir bir araçtır.
1 May 2012 in Pediatric Neurology
29 December 2012 in Acta Paediatrica
12 May 2012 in Medical Oncology