Aim:The aim of this study is to examine the effects of smoking addiction and physical activity on some of the respiratory functions in female university students. Methods:103 female students who did not have any health problems, who had an average age of 20,00 (years), average height of 163,6 (cm) and average weight of 55,88 (kg) participated in the study voluntarily. Female students who participated in the study were grouped according to their states of having smoking addiction (athlete, sedentary) and doing exercise (athlete, sedentary) and later some of the respiratory functions were measured. SPSS program was used in the statistical analysis of the data obtained. Shapiro-wilk test was used to find out the normality distribution of the data. Kruskal Wallis test was used in the analysis of the data which were not normally distributed and Mann-Whitney U test was used in sub-groups. Results: FVC(Forced Vital Capasity), FEV1(Forced Expiratory Volume in 1 second), FEV1(Forced Expiratory Volume in 1 second )/FVC(Forced Vital Capasity), PEF(Peak Expiratory Flow), FEF25-75% (Forced Expiratory Flow at 25-75% ), VC(Vital Capacity) and MVV(Maximal Voluntary Ventilation) values of the female students who were engaged in sports were found to be significantly higher when compared with the groups which were not engaged in sports (p<0,05). Conclusion:In addition, in terms of the variable of smoking addiction, statistically significant difference was found between the FEV1, FEV1/FVC(%), PEF (L/s), FEF25-75% (L/s) and MVV values of the female student groups in favour of sedentary and athlete students who were not smokers.
5 December 2025 in BMC Sports Science, Medicine and Rehabilitation
This study aimed to comparatively evaluate the scientific approach, accuracy, and practical applicability of different versions of ChatGPT in generating tr
Bu araştırmanın amacı, fiziksel aktivitenin depremzede çocuklar üzerindeki etkileri hakkında ebeveyn görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma; deprem sebebiyle Bartın ilinde ikamet eden çocuklar ve ebeveynleri ile gerçekleştirilmiştir. Çocuklar, oyun terapisi ile harmanlanmış fiziksel aktivite ile haftada iki gün, günde bir saat, toplamda sekiz hafta etkinliklere katılmışlardır. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomolojik çalışma kullanılarak ebeveynlerin görüşleri incelemeye alınmıştır. Katılımcıların seçiminde amaçlı örnekleme yöntemlerinden benzeşik örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya 11 erkek, 14 kadın toplamda 25 ebeveyn katılmıştır. Araştırma elde edilen veriler, görüşme yöntemi ile yarı yapılandırılmış soru formu kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuş, nitel araştırmalarda ve spor bilimlerinde uzman 3 öğretim üyesi tarafından bağımsız kodlama yapılmış ve ardından uzmanların ortak görüşleri çerçevesinde kodlar ve temaları oluşturulmuştur. Araştırma bulguları göstermektedir ki, ebeveynlerin düşüncelerinin motor gelişim (hareketlilik ve esneklik), özerklik (fobi ve problem çözme), uyku (düzenli uyku ve korku) beslenme (düzenli beslenme ve iştah), fobiler (yalnızlık ve karanlık) ve sosyal gelişim (sosyalleşme, iletişim ve girişkenlik) temalarından oluştuğunu göstermektedir. Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuklarının katıldığı etkinliler ilgili düşüncelerine göre çocuklarının düzenli fiziksel aktivite sonrasında fiziksel (hareketlilik, esneklik vb.) yönden birçok gelişme kaydettiği aynı zamanda psikolojik yönden (korku, yalnızlık, karanlık vb.) olumsuz duygu durumlarından uzaklaştığı ve gündelik hayata daha hızlı uyum sağlamaya başladığı söylenebilir.
The aim of this study is to examine the effect of wrestling education on some physical and motoric parameters in high school students. 42 volunteer men aged 15-17, who received regular wrestling training, participated in the study. In the study, after all, subjects were divided into 3 groups according to age groups, body weight, height, BMI, claw, back, leg strength, 10 and 30 m sprint, flexibility, anaerobic power, fat percentage, and body circumference measurements were taken. SPSS 20.0 program was used in the statistical analysis of the data obtained, the normality distribution of the data was determined by the Shapiro-Wilk test. Descriptive statistics, One Way ANOVA was used for normally distributed data and the level of significance was taken as p
27 January 2020 in MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi
Amaç: Bu çalışmada, düzenli egzersiz yapan 15-17 yaş grubu kız öğrencilerin bazı karaciğer enzim aktivitelerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya herhangi bir sağlık problemi bulunmayan, düzenli olarak spor yapan 17 kız ve fiziksel olarak aktif olmayan 19 kız olmak üzere toplamda 36 öğrenci gönüllü olarak katılmıştır. Sporcu ve sedanter gruplardan 5 cc venöz kan örneği alınmıştır. Alınan kan örnekleri uygun koşullarda 4000 rpm devirde 10 dakika santrifüj edilerek serum örnekleri elde edilmiştir. Serumların analizi otoanalizör cihazı tarafından fotometrik yöntemle yapılmıştır. Veriler SPSS 20.0 istatistik paket programı ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi (p<0.05) olarak alınmıştır. İstatistiksel analizlerde Shapiro-Wilk testi ve bağımsız t testleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan sporcu grubun sedanter gruba göre, AST (Asparatat Amino Transferaz), ALT (Alanine Amino Transferase) ve LDH (Laktat Dehidrogenaz) serum düzeylerinin daha yüksek olduğu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir (p0,05). Sonuç: Sonuç olarak; sporcu grubun sedanter gruba göre AST, ALT ve LDH serum düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Karaciğer enzimleri yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi, genetik, yaşam tarzı ve egzersiz gibi birçok faktörden etkilenir. Gruplar arasındaki bu farkın egzersiz ve hareketsiz yaşam biçiminden kaynaklandığı söylenebilir.
31 December 2024 in İnternational Journal of Contemporary Educational Studies(IntJCES)
Araştırmanın amacı, spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin e-sağlıklı beslenme okuryazarlığı düzeylerinin incelenmesidir. Araştırma grubunu Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nde öğrenim gören 301 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu, E-Sağlıklı Beslenme Okuryazarlığı Ölçeği (e-SBOÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 26.0 programı kullanılarak anlamlılık düzeyi p<.05 kabul edilmiştir. Normal dağılım gösteren verilerin analizinde parametrik testlerden ilişkisiz örneklem t-testi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularında cinsiyet değişkeninin ölçek puanları üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığını; bireysel spor yapanlar ve beslenme dersi alanların erişim alt boyutunda anlamı derecede yüksek puanlara sahip olduğu; bölüm değişkeninde beden eğitimi ve spor öğrencilerinin anlama alt boyutunda antrenörlük öğrencilerinden daha yüksek puanlara sahip olduğu ve sosyal medya kullanım türünde, Twitter kullanıcılarının anlama alt boyutunda TikTok kullanıcılarına kıyasla daha yüksek puan aldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak spor yapma, beslenme bilgi düzeyi ve sosyal medya kullanımı e-sağlıklı beslenme okuryazarlığı düzeylerinin puan ortalamalarının yükselmesiyle ilişkilidir. Bu bağlamda üniversite öğrencilerinin e-sağlıklı beslenme okuryazarlık düzeylerinin geliştirilmesi için uzmanlar tarafından çevrimiçi ve yüz yüze sürdürülebilir beslenme eğitimlerinin verilmesi önerilir.