Tunzala Yavuz

Dr. Tunzala Yavuz

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

6Years (2021-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
18 November 2024 in Journal of Clinical Medicine
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
ÖEÖmer Emgin
Ömer Emgin
MYMehmet Yavuz
Mehmet Yavuz
AŞAdem Şahin
Adem Şahin
MGMurat Güneş
Murat Güneş
MEMustafa Eser
Mustafa Eser
MCMensure Cakirgoz
Mensure Cakirgoz
Background: Glycemic variability (GV) is a prevalent and significant condition observed in critically ill patients. This study aimed to investigate the relationship between early glycemic variability parameters and 28-day mortality in critically ill patients. Methods: A multicenter, prospective, and observational study was performed at five tertiary intensive care units (ICUs) in Turkey. All patients who had more than six blood glucose level (BGL) measures per 24 h were included. The parameters of GV including the SD, MGL, MGD (the difference between the maximal and minimal glucose level), and the CV (the percentage of SD to the MGL) in the first 24 h were recorded. Results: A total of 578 eligible patients were enrolled in the study, of whom 43.6% were women. The mean age of the patients was 68.09 ± 16.62 years. Overall mortality was 31.5% (n = 182). The glycemic parameters of the CV, SD, and MGD were significantly higher in the non-survivor group than in the survivor group (p = 0.040, 0.006, and 0.002, respectively). The multivariate logistic regression analysis revealed that the CV (OR 1.023; 95% CI 1.004–1.042; p = 0.017) was an independent factor that increased mortality. Spearman’s rho correlation analysis revealed a strong (r:0.871) and statistically significant correlation (p < 0.001) between the CV and MGD. Conclusions: The CV calculated within the first 24 h of ICU admission is independently associated with 28-day mortality. The MGD is correlated with the CV and is maybe a practical tool to predict increased risk of mortality at the bedside. However, further studies are needed to establish the independent association of the MGD with mortality.

16 July 2021 in Neurological Research
Verified
Journal Article
Closed access
CTCansu Köseoğlu Toksoy
Cansu Köseoğlu Toksoy
TYTunzala Yavuz
Tunzala Yavuz
SOSemiha Orhan
Semiha Orhan
PKPetek Konya
Petek Konya
DKderya korkmaz
derya korkmaz
ÜBÜlkü Türk Börü
Ülkü Türk Börü
We sought to evaluate neurologic symptoms and findings in patients with COVID-19 infection hospitalized in a ward and intensive care unit (ICU).This study was designed as a prospective study. Hospi...


4 August 2021 in Kocatepe Tıp Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
TYTunzala Yavuz
Tunzala Yavuz
EBElif Büyükerkmen
Elif Büyükerkmen
EBElif Doğan Baki
Elif Doğan Baki
BBBilal Atilla Bezen
Bilal Atilla Bezen
MKMerve Koçaslan
Merve Koçaslan
RSRemziye Sivaci
Remziye Sivaci
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı travma sonucu gelişen ekstremite ve pelvis kırıkları nedeni ile ameliyathanemizde opere olan hastaların yatış sırasındaki hemoglobin düzeyi ve eritrosit transfüzyonu gereksinimi ile yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) yatışı ve mortalite arasındaki ilişkinin araştırılmasıdır.GEREÇ VE YÖNTEM: Travma sonucu gelişen ekstremite ve pelvis kırıkları nedeni ile 01.01.2018 - 31.12.2018 tarihleri arasında ameliyathanemizde opere olan hastalar çalışmaya alındı. Hastaların medikal arşiv ve anestezi kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Birinci aşamada anemisi olan ve olmayan hastalar ortalama geliş hemoglobin düzeyi, eritrosit transfüzyon ihtiyacı, hastanede yatış süresi, YBÜ’de yatış ihtiyacı, YBÜ’de yatış süresi, mortalite oranları açısından karşılaştırılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında tüm hastalar eritrosit transfüzyonu alan ve almayan olarak iki gruba ayrılmış ve iki grup ortalama geliş hemoglobin düzeyi, hastane yatış süresi, YBÜ’de yatış ihtiyacı, YBÜ’de yatış süresi, 1. ay ve 3. ay mortalite oranları açısından karşılaştırılmıştır.BULGULAR: Çalışmamıza 222 hasta alındı. Hastaların yaş ortancası 61 (18 - 97) yıl ve %64,4’ü (143 hasta) erkek idi. Hastanede yatış süreleri 2 ile 120 gün arasında değişmekte olup, ortalaması 8,87±14,44 gündür. Hastalardan 24’ü (%10,8) YBÜ’de yatmıştır. YBÜ’de yattıkları süre 1 ile 46 gün arasında değişmekte olup, ortalaması 9,33±11,52 gündür. Hastaların 9’unda (%4,1) 1. ayda mortalite, 10 hastada (%4,5) 3.ayda mortalite gelişmiştir. Anemik hasta grubundakı hastalar anemik olmayan gruba göre istatistiksel olarak daha yaşlı olup, anemik grupta hastanede kalış günü (p<0,001), ve mortalite oranları (p<0,001) istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır. Anemik hastalarda YBÜ’de yatış oranları anlamlı olarak yüksek (p<0,001) saptanırken, YBÜ’de yatış günü açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,444). Çalışmamızda eritrosit transfüzyonu alan hasta grubunda hastanede kalış günü (p<0,001), 1. ay (p=0,003) ve 3. ay (p=0,001) mortalite oranları istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptanmıştır. Transfüzyon yapılan hasta grubunda hem YBÜ’de yatış oranları hem de YBÜ’de yatış gün sayısı anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p<0,001).SONUÇ: Travma sonrası hastaneye ilk gelişte aneminin olması yanı sıra eritrosit transfüzyonu da mortalite için risk faktörüdür. Her hastanın bireysel değerlendirilerek transfüzyon kararı verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.

13 June 2024 in Cureus
Verified
Journal Article
Open access
TYTunzala Yavuz
Tunzala Yavuz
OSOmurhan Sarac
Omurhan Sarac
HYHicret Yeniay
Hicret Yeniay
YNYasemin Nadir
Yasemin Nadir
OAOzcan Alpdogan
Ozcan Alpdogan
Introduction: This study aimed to investigate the clinical characteristics and prognostic factors of critically ill COVID-19 patients with renal failure admitted to the ICU. Methods: We analyzed 300 adult patients with SARS-CoV-2 infection admitted to the ICU between November 1, 2020, and June 1, 2022. Demographic data, renal function parameters, and outcomes were collected and analyzed. Results: The median age was 72 years, and 54.3% were men. Mechanical ventilation was required for 86.3% of patients, with 71.0% needing invasive ventilation. Renal failure was present in 43.3% of patients at ICU admission, significantly associated with older age, higher mechanical and invasive ventilation needs, and increased ICU mortality (76.9% vs. 51.8%, p<0.001). Patients with renal failure had elevated levels of urea, creatinine, C -reactive protein (CRP), D-dimer, white blood cell (WBC), neutrophil (Neu), and procalcitonin (PCT) (p<0.001 for all). Among patients with acute kidney injury (AKI), those with AKI had significantly higher median age (75 vs. 66 years, p<0.001), mechanical ventilation requirement (93.6% vs. 74.3%, p<0.001) and ICU mortality (79.1% vs. 35.4%, p<0.001). Elevated levels of urea (76 vs. 44 mg/dL, p<0.001) and creatinine (1.4 vs. 0.8 mg/dL, p<0.001), as well as inflammatory markers CRP and D-dimer (p=0.001), were observed in AKI patients. Survivors had lower median age (66.0 vs. 74.0 years, p<0.001) and lower prevalence of chronic kidney disease (CKD) (4.5% vs. 12.8, p=0.019) and AKI (34.8% vs. 78.7%, p<0.001). Non -survivors exhibited higher levels of urea, creatinine, lactate dehydrogenase (LDH), CRP, ferritin, and D-dimer (p<0.001 for all). Conclusion: Renal failure and AKI are prevalent in critically ill COVID-19 patients and are associated with worse outcomes. Elevated creatinine and urea levels at ICU admission are significant predictors of ICU mortality, underscoring the importance of early recognition and management of renal impairment in these patients.

1 July 2021 in Kocatepe Tıp Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
EBElif Büyükerkmen
Elif Büyükerkmen
TYTunzala Yavuz
Tunzala Yavuz
ÖSÖmer Sert
Ömer Sert
EBElif Doğan Bakı
Elif Doğan Bakı
MAMurat Akıcı
Murat Akıcı
RSRemziye Sıvacı
Remziye Sıvacı
AMAÇ: Bu çalışmada hastanemizde laparoskopik obezite cerrahisi uygulanan hastaların retrospektif olarak değerlendirilmesi amaçlandı.GEREÇ VE YÖNTEM: Şubat 2014 ve Aralık 2018 arasında tek hekim tarafından obezite cerrahisi uygulanan olguların dosyaları incelendi. Demografik özellikler, postoperatif komplikasyonlar, hastane kalış süresi, postoperatif taburculuk, mortalite kaydedildi.BULGULAR: 4 yıllık bir süreçte toplam 89 hasta opere edildi. Hastaların yaş ortalamaları 41±11,44, ortalama beden kitle indeksleri (BKİ) 46,26±6,74 idi. Hastaların 66’sı kadın, 23’ü erkekti ve bunların % 44,9’unda ek hastalık mevcuttu. Hastaların %9’u zor entubasyon (fiberoptik bronkoskop ile entübe edilen)olup %67,4’ü servise çıkarken, %32,6sı yoğun bakıma çıkarılmıştır. Yoğun bakım ihtiyacı BKI 50’nin üzerinde olan hastalarda anlamlı bir şekilde yüksekti (p=0,011). Hastaların %9’unde postoperatif komplikasyon görülürken, %2,2’sinde mortalite görülmüştür. Hastaların cerrahi süre ortalamaları 120,09±68,09 dakika olup hastane kalış süreleri 6,76±4,62 gün idi.SONUÇ: Obezite beraberindeki hastalıklar nedeniyle kronik ilerleyici ve hayatı tehdit eden bir hastalıktır. Literatürle de uyumlu olarak hastaların çoğunluğunun kadın olması ve yaş ortalamaları düşük olmasına rağmen, %44,9’unda ek hastalık olması bunun göstergesidir. Laparoskopik sleeve gastrektomi uygulanacak hastaların perioperatif anestezi ve cerrahi uygulamalarının, hasta sonuçlarının ve komplikasyonların incelenmesinin başarı oranının artırılmasında önemli olacağı kanaatindeyiz.