Ersin AYHAN

Dr. Ersin AYHAN

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

5Years (2022-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
29 March 2022 in Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MAMehmet Hayrullah Akyıldız
Mehmet Hayrullah Akyıldız
EAErsin AYHAN
Ersin AYHAN
Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY) 2018 yılında Resmi Gazetede yayımlanarak 2019 yılı ocak ayında uygulanmaya başlanmıştır. 2007 yönetmeliğine oranla içerdiği farklar nedeniyle tasarım ve analiz çıktılarında da farklar oluşmaktadır. Bu farklardan bazıları deprem ve zemin ile ilgili konu başlıkları içerisindedir. Çalışmada 2007 ve 2018 deprem yönetmeliklerinde bulunan deprem ve zemin parametrelerinin elde edilmesine dair doğan farklar nedeniyle herhangi bir betonarme yapının karkas inşa seviyesinde oluşacak maliyet farklarının elde edilen metraj verilerinden ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Çalışmada bu farklılıklar için bazı yaklaşımlara gidilmiştir. Siirt il merkezinde yer alan 5 mahallede bulunan parseller üzerinde yapılan zemin etüt çalışmalarının sonuçları, 2007 ve 2018 deprem yönetmelikleri esasınca ele alınan yönetmelik koşulları doğrultusunda elde edilmiş olup, bu veriler ışığında zemin özellikleri belirlenmiştir. Aynı zamanda ilgili parsellerin deprem verileri de 2007 ve 2018 yönetmelik esaslarına uygun şekilde elde edilmiştir. Bilgisayar ortamında aynı kat sayısı ve tasarımda oluşturulan yapı modeline deprem ve zemin verileri işlenerek Idecad programında statik analizler yapılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen kalıp, beton, donatı metraj miktarlarından güncel piyasa şartlarına göre bir maliyet kıyaslaması ile değerlendirme yapılmıştır. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 2018 yılı Birim Fiyat Poz Tariflerinden yararlanılmıştır. Yapılan çalışma sonunda 2018 yönetmeliğine uygun tasarım ile karkas yapı inşa maliyetinin 2007 yönetmeliğine oranla %1,60 civarında maliyet artışı göstereceği sonucuna varılmıştır.

24 June 2024 in Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Mühendislik Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
EAErsin AYHAN
Ersin AYHAN
MDMurat Dogruyol
Murat Dogruyol
Fırat KıpçakFırat Kıpçak
Fırat Kıpçak
AKAbdulhalim Karaşin
Abdulhalim Karaşin
Sürdürülebilirlik kavramı Dünyada ve insan hayatında önemli bir yer teşkil etmektedir. Teknolojinin ilerlemesi ile farklı sektörler çözümler geliştirerek insana yatırım adı ile hayatın zorluklarını kolaylaştırmaya çalışmaktadır. Taşıtlar da bu söylemi doğrulayan etmenlerden birisidir. Dünyanın artan nüfusu karşısında ortaya çıkan taşıt arzı bu sayının çoğalmasına sebep olmaktadır. Böylece artan taşıt sayısına bağlı olarak servis ömrünü tamamlayan atık taşıt lastikleri de ortaya çıkmaktadır. Atıkların düzgün ve akıllı yöntemler ile bertaraf edilmemesi hem ekonomik hem de çevresel zorlukları beraberinde getirmektedir. Bu zorlukların yenilmesi bağlamında gelişen teknoloji bir takım çareleri beraberinde getirmiştir. Atık taşıt lastiklerinin akıllı yöntemlerle bertaraf edilmesine ilişkin enerji üretimi, hammadde sağlama, dönüştürme gibi bir takım uygulamalar bulunmaktadır. Cesaret verici uygulamalar bilim insanlarının daha çok dikkatini çekerek onları, atık lastiklerinin bazı türevlerinin inşaat sektörünün en çok talep gören malzemesi olan betonda kullanımına yönelik çalışmalara itmiştir. Bu türevlerden biri olan atık lastik çelik lifi ile ilgili birçok bilimsel çalışma yapılmıştır. Ancak yapılan araştırmalar çelik lifin betonda kullanımına yönelik daha çok çalışma yapılması ve bu yönde bilgi alınması gerektiğini göstermektedir. Bu bakımdan çalışma kapsamında atık çelik lifler kullanılarak literatürün zenginleşmesi ve neden sonuç ilişkisi ile sonuçların irdelenerek tartışılması amaçlanmıştır. Deneysel çalışmalar kapsamında 150×300 mm ebatlarında silindir ve 150×150×600 ebatlarında kiriş numuneler üretilmiştir. Çelik lifler betona hacimce %0.4 ve %0.8 oranlarında agrega yerine ikame olarak kullanılmıştır. Basınç, Eğilme, Ultrases Darbe Hızı deneyleri yapılarak sonuçlar tartışılmıştır. Yapılan deneysel çalışmalar sonucunda atık araç lastik çeliği katkısının beton basıncına bir olumlu katkısının olmadığı ancak eğilme dayanımını artırdığı, beton basıncı ile ultrases dalga hızları arasında paralel bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır.

8 July 2026 in Polymers
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
EAErsin AYHAN
Ersin AYHAN
MDMehmet Kadri Değer
Mehmet Kadri Değer
MDMurat Dogruyol
Murat Dogruyol
This study investigates the thermo-mechanical and microstructural performance of concrete incorporating waste tire rubber (WR) and recycled steel fibers (WS) under elevated temperatures. Four mixtures were prepared: plain concrete (PL), rubber-modified concrete (WR5), and hybrid mixtures containing 0.4% and 0.8% steel fibers (WS0.4WR5 and WS0.8WR5). Specimens were exposed to temperatures of 400 °C, 600 °C, and 800 °C to simulate fire conditions. The results indicate that the incorporation of rubber reduces compressive strength at ambient temperature due to its lower stiffness and weak interfacial bonding. However, the addition of recycled steel fibers significantly improves crack resistance and enhances thermal stability. At 400 °C, the WS0.8WR5 mixture showed a retention rate of 92.9% (absolute strength: 44.32 MPa), compared to 72.2% for plain concrete (absolute strength: 44.11 MPa). Although the hybrid mixture has a lower ambient strength (47.68 MPa vs. 61.07 MPa), its superior retention makes it competitive in fire scenarios. Ultrasonic pulse velocity (UPV) measurements revealed a strong correlation with compressive strength degradation, confirming its effectiveness as a non-destructive indicator of internal damage. Microstructural analyses (SEM, XRD, and TGA-DTA) demonstrated that elevated temperatures lead to dehydration, phase transformation, and increased porosity, while steel fibers help maintain matrix integrity through crack-bridging mechanisms. The findings highlight a synergistic interaction between waste rubber and steel fibers, offering a sustainable and effective approach for improving the fire resistance of concrete.

30 September 2025 in Bitlis Eren Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
EAErsin AYHAN
Ersin AYHAN
MDMurat Dogruyol
Murat Dogruyol
This study investigates the incorporation of rubber particles and steel fibers, derived from end-of-life vehicle tires, into concrete as partial replacements for fine aggregates, with the goal of enhancing sustainability in construction materials. Twelve concrete mixtures containing varying proportions of rubber (5%, 10%, and 15%) and steel fibers (0.4% and 0.8%) were prepared. The mechanical and physical properties of these mixtures were evaluated through compressive and flexural strength tests, ultrasonic pulse velocity measurements, water absorption analyses, and scanning electron microscopy. The results showed that while rubber reduced compressive strength and increased porosity, it improved flexibility at low contents. In contrast, steel fibers increased density and flexural strength, and counteracted the negative effects of rubber by reducing internal voids and inhibiting crack propagation. The combined use of rubber and steel fibers yielded a complementary improvement in both mechanical performance and durability. These findings confirm the technical feasibility of incorporating waste tire materials into concrete and underscore their relevance in sustainable construction practices.


9 September 2026 in Ömer Halisdemir Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
Fırat KıpçakFırat Kıpçak
Fırat Kıpçak
EAErsin AYHAN
Ersin AYHAN
HCHarun Ceylan
Harun Ceylan
The behavior of masonry structures is significantly influenced by structure–foundation interaction. Considering the interaction between the superstructure and the foundation is particularly important in regions exposed to seismic hazards. Although many studies have investigated the behavior of masonry walls, research focusing on the influence of the structure–foundation interface on structural performance remains limited. To address this gap, six numerical models representing different contact conditions and interlayer solutions at the structure–foundation interface are modelled. The effects of contact with and without mortar, as well as wooden, reinforced concrete, and elastomeric tie beams, on the behavior of masonry structures are evaluated. Numerical analyses are conducted using material parameters validated through experimental studies. The results demonstrate that the structure–foundation interface detail has a significant influence on lateral load capacity, stiffness, deformation distribution, and damage development. The reinforced concrete tie beam provides the highest strength, whereas the elastomeric tie beam reduces damage within the wall. The findings highlight the important role of structure–foundation interface design in the overall performance of masonry structures.