Hatice Eda Yoltay

Hatice Eda Yoltay

Auto-generated profile, based on publicly available information

Hatice Eda Yoltay

Surgical Nursing Department Ege University, Faculty of Nursing Izmir Turkey

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

8Years (2019-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
1 January 2019 in Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
AAAliye Okgun Alcan
Aliye Okgun Alcan
ÖSÖzlem Soyer
Özlem Soyer
MGMeryem Van Giersbergen
Meryem Van Giersbergen
MSMüjgan Solak
Müjgan Solak
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
Amaç: Cerrahide robot kullanımı dünya genelinde giderek artmaktadır. Robotik cerrahinin avantajları, dezavantajları, klinik sonuçları ve ekonomik boyutu tartışma ve araştırma konusu olmaya devam etmektedir. Literatürde hemşirelerin robotik cerrahi hakkında görüşlerini inceleyen çalışmalara rastlanmamıştır. Bu nedenle bu çalışma, hemşirelerin robotik cerrahi konusundaki düşüncelerini belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmanın verileri Eylül–Kasım 2015 tarihleri arasında araştırmacılar tarafından oluşturulan veri toplama formu ile internet üzerinden toplandı. Çalışmanın örneklemini, çalışmaya katılmayı gönüllü olarak kabul eden ve aktif olarak internet kullanan 286 hemşire oluşturdu. Verilerin analizinde ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde kullanıldı.Bulgular: Çalışma kapsamına alınan hemşirelerin %92,7’sinin kadın ve yaş ortalaması 34,6±8,1 yıldır. Hemşirelerin %90,6’sı daha önce robotik cerrahi terimini duyduklarını, %34,6’sı robotik cerrahi hakkında yeterli bilgiye sahip olduklarını belirtti. Hemşirelerin %68,9’u gelecekte ameliyat olması gerekirse robotik cerrahi yöntemini tercih edebileceğini belirtti. Hemşirelerin %73,4’ünün robotik cerrahi sırasında kendisini nasıl hissedeceği, %57,7’sinin ise robotik tele-cerrahiyi tercih etme konusunda kararsız oldukları belirlendi.Sonuç: Hemşirelerin çoğunun robotik cerrahi konusunda farkındalığının yüksek olmasına rağmen sınırlı bilgi sahibi olduğu ve kendilerinin robotik cerrahi ile ameliyat olma durumunda bu yöntemi tercih edebilecekleri görüldü. Sağlık teknolojisinde meydana gelen gelişmelerden biri olan robotik cerrahi konusunda hemşirelerin bilgilerinin güncellenmesi ve hemşirelerin bu konudaki görüşlerinin belirlenmesine yönelik daha geniş kapsamlı çalışmaların yapılması önerilmektedir.

30 August 2021 in Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
FKFatma Demi̇r Korkmaz
Fatma Demi̇r Korkmaz
Kalp cerrahisi bireylerde morbidite ve mortalitenin önde gelen nedenleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle kalp cerrahisi geçirecek hastalarda ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve ameliyat sonrası risk faktörlerinin belirlenmesi önemlidir. Bu hastalar için kırılganlığın risk faktörü olduğu düşünülmektedir. Kırılganlık son zamanlarda önemi artan bir durumdur. Kırılganlık gençlerde ve yaşlılarda görülebilmektedir. Bu açıdan kırılganlığın kalp cerrahisi geçirecek hastalarda değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucuna yönelik hemşirelik bakımı verilmesi önemlidir. Bu derlemenin amacı da kalp cerrahisinde kırılgan hasta ve hemşirelik bakımını incelemektir.

21 May 2025 in Prehospital and Disaster Medicine
Verified
Journal Article
Closed access
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
GÖGözde Özsezer
Gözde Özsezer
GMGülengül Mermer
Gülengül Mermer
MGMeryem Van Giersbergen
Meryem Van Giersbergen
Introduction: Natural disasters can increase the risk of infection by severely disrupting access to basic needs, including clean water and sanitation. Hand hygiene, one of the simplest and most effective ways to prevent infections, often becomes a challenge in such situations. The study focused on individuals living in temporary housing following the earthquakes in Turkey on February 6, 2023. Objective: The main objective of this study was to assess the prevalence of hand hygiene practices and the factors affecting these behaviors among individuals affected by disasters. Methods: Data were collected from more than 3,600 randomly selected participants living in container cities in four provinces: Adana, Osmaniye, Hatay, and Gaziantep. Both quantitative and qualitative research methods were used to ensure a comprehensive understanding of hand hygiene behaviors. A detailed questionnaire was used to assess factors such as frequency of hand washing, access to water, and use of hygiene products. In addition, focus group discussions were conducted to explore individual and environmental factors influencing hygiene practices. Results: The results showed that although most individuals were aware of the importance of hand hygiene, several barriers, such as limited access to clean water, psychological stress, and a lack of hygiene supplies, hindered their ability to maintain proper hygiene. The frequency of hand washing increased slightly after the disaster, but challenges such as forgetfulness, time constraints, and skin irritation from inadequate hygiene products were common. Conclusion: This study provides important insights into the prevalence of and factors influencing hand hygiene practices in post-earthquake container cities in Turkey. Findings suggest that although individuals have a basic awareness of the importance of hand hygiene, multiple barriers, including access to water, hygiene supplies, and psychological stress, significantly impact their ability to maintain proper hygiene practices after a disaster. This study highlights the critical need for continued education, improved access to hygiene supplies, and psychosocial support to sustain hygiene behaviors in post-disaster settings. By addressing both physical and psychological barriers, public health interventions can be more effective in reducing the risk of infectious diseases in disaster-affected populations. Furthermore, the study emphasizes the importance of preparedness for future disasters by ensuring hygiene resources are readily available and individuals are equipped with the knowledge and skills to maintain hygiene under adverse conditions.

30 May 2023 in Avrasya Sağlık Bilimleri Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
FKFatma Demi̇r Korkmaz
Fatma Demi̇r Korkmaz
Kişisel koruyucu ekipmanlar bireyleri çeşitli tehlikelerden korumak için kullanılmaktadır. Sağlık hizmetlerinde hastaların ve sağlık çalışanlarının güvenliği için bakım esnasında kişisel koruyucu ekipman kullanımı önemlidir. En sık kullanılan kişisel koruyucu ekipmanlar; eldiven, önlük, maske ve koruyucu gözlük/yüz siperlikleridir. Bu ekipmanların işlem yapılacak duruma göre uygun bir şekilde seçilmesi gerekmektedir. İşleme göre seçilen kişisel koruyucu ekipmanların giyme ve çıkarma sırasına uyulması ve bu esnada basamakların en doğru şekilde yapılması da önemlidir. Bu açıdan sağlık çalışanının kişisel koruyucu ekipman ile ilgili bilgi düzeyinin yeterli olması beklenmektedir. Sonuç olarak; sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olan hemşirelerin kişisel koruyucu ekipmanları uygun ve doğru bir şekilde kullanması hasta ve çalışan güvenliğini sağlamada yardımcı olacağı ve bu konuda sağlık hizmetlerinde maliyetlerin azalacağı düşünülmektedir. Bu derlemenin amacı da hemşirelik uygulamalarında kişisel koruyucu ekipman kullanımını incelemektir.

31 May 2022 in Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
MGMeryem Van Giersbergen
Meryem Van Giersbergen
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
Sağlık hizmetlerinde farklı alanlarda uzmanlığa sahip birçok kişi bir arada çalışmaktadır. Sağlık hizmetlerinin en önemli üyelerinden olan hemşireler hastalara kaliteli, güvenli ve 7/24 kesintisiz bakım sağlamaktadır. Son yirmi yılda hasta bakımı giderek daha karmaşık hale gelmiştir. Bir hastanın durumunun karmaşık olması da daha yoğun hemşirelik bakımını gerektirmektedir. Hastalara yoğun bir şekilde bakım verilmesi için mesleki işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Nüfusun yaşlanması, kronik hastalıkların artması, bakım uygulamalarında çeşitlilik, hemşirelik bakım alanları içinde uzmanlaşma, kalite standartları gibi güncel gelişmeler de mesleki işbirliği gereksinimini artmaktadır. Mesleki işbirliğinin sağlanmasında bireysel ve kurumsal pek çok faktör etkili olmaktadır. Bu faktörlerin incelenmesi ve önerilen uygulamaların iş yaşamına aktarılması hemşireler arası mesleki işbirliğini artırmada yararlı olacaktır. Hemşireler arası mesleki işbirliği arttırılması ile de hastalara sunulan bakımın kalitesinin artacağı ve güvenli hasta bakımının sağlanacağı düşünülmektedir. Bu nedenle bu derleme hemşireler arası mesleki işbirliğini artırmaya yönelik hazırlanan Ontario hemşireler derneği tarafından 2016 yılında güncellenen kanıta dayalı uygulamaları incelemek amacıyla yapılmıştır.

31 May 2026 in Adnan Menderes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi
Verified
Journal Article
Open access
HYHatice Eda Yoltay
Hatice Eda Yoltay
NDNihal Çeliktürk Doruker
Nihal Çeliktürk Doruker
FKFatma Demir Korkmaz
Fatma Demir Korkmaz
Objective: In this study, the paper is to investigate the relationship between sleep quality and the quality of work life of intensive care nurses.Method: This cross-sectional study was conducted with 62 nurses working in the cardiovascular surgery and anesthesia intensive care unit of a university hospital. A questionnaire including the Introductory Characteristics Form, Pittsburgh Sleep Quality Index and Quality of Nursing Work Life Scale were used to collect data. Descriptive statistics, independent sample t-test, one-way analysis of variance, and correlation analysis were used in the analysis of the data. Results: The average age of the intensive care nurses included in the study is 29.41±4.22 years (min:24, max:42) and 79.0% of them are women. 64.5% of the intensive care nurses work in the anesthesia intensive care unit. Pittsburgh Sleep Quality Index mean score of nursing is 5.59±2.62 and Quality of Nursing Work Life Scale mean score is 104.59±13.73. A positive, moderate correlation, statistically significant (r=0.236, p=0.039) relationship has been discovered between the mean scores of the two scales. Conclusion: In this study, the sleep quality of the intensive care nurses has been determined to be poor, and their quality of work life can be defined as moderate. At the same time, it was found that there was a positive relationship between sleep quality and quality of work life.