This study aimed to investigate the effects of combined training with maximal aerobic speed and small-sided games on football players’ aerobic capacity development. Methods: The football players were divided into three groups as a combined training group (n = 20) (Mean ± SD age 23.40 ± 2.92 yrs, BMI was 23.67 ± 1.59 kg/m2, mass: 74.80 ± 5.46 kg, height: 177.73 ± 4.31 cm), maximal aerobic speed group (n = 20) (Mean ± SD age 23.93 ± 2.46 yrs, BMI was 23.32 ± 1.42 kg/m2, mass: 72.66 ± 5.38 kg, height: 176.46 ± 4.99 cm) and regular training group (n = 20) (Mean ± SD age 24.80 ± 5.84 yrs, BMI was 22.87 ± 1.67 kg/m2, mass: 73.06 ± 6.74 kg, height: 178.33 ± 7.98 cm). In addition to regular football training, maximal aerobic speed training with small-sided games was applied to the combined training group (CT) and only maximal aerobic speed training was applied to the maximal aerobic speed group (MAS) twice a week for 12 weeks. The normal training group (NT) continued their routine football training programme. All participants applied the Yo-Yo IR1 test in the pre-test and post-test of the study. As a result of normality tests, it was determined that the data showed normal distribution, and the ANOVA test and Tukey’s multiple comparison test were used in the intergroup evaluation. Results: When the Yo-Yo IR1 Test pre-test and post-test results were analysed, maximal aerobic speed training with small-sided games (CT) and maximal aerobic speed (MAS) groups were significantly higher compared to the normal training (NT) group regarding training load, running distance, and VO2max value among the football players (p = 0.001). There was no difference in the normal training group (p > 0.05). As a result, it was determined that combined training with maximal aerobic speed, small-sided games, and only maximal aerobic speed effectively improved football players’ aerobic capacity and general performance.
Bu araştırmanın amacı takım sporcularının mental iyi oluş düzeyleri ile şiddet eğilimleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklem grubunu 2022-2023 sezonlarında basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen, 558 müsabık sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “ Warwick-Edinburg Mental İyi Oluş Ölçeği (WEMİOÖ)” ve “ Takım Sporlarında Şiddet Eğilimi Ölçeği (TSŞEÖ)” kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen puanlar için ikili karşılaştırmalarda; Mann Whitney U testi, çoklu karşılaştırmalarda; Kruskal Wallis H testi, TSŞEÖ’nün alt boyutları ile WEMİOÖ’nün arasındaki ilişki ise Pearson korelasyon testi ile analiz edilmiştir. Araştırma grubunun “WEMİOÖ” ve “TSŞEÖ” alt boyut puan ortalamalarında cinsiyet, yaş, spor yaşı, spor dalı, aylık gelir değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p
This study investigated the effect of coach behaviors on self-efficacy in athletes. 488 athletes who completed the perception questionnaire were included in the study. The Turkish adaptation of the coach behavior assessment and General self-efficacy scales was used. T-test was used in statistical procedures and regression analysis was performed. No significant difference was found in physical training and planning, technical skills, mental preparation and positive coach behaviors according to gender (p>0.05). A significant difference was found in terms of goal setting, competition strategies and negative coach behaviors according to gender (p<0.05). A statistically significant difference was found between the scores of combat athletes and ball game athletes in the competition strategy sub-dimension (p0.05). The self-efficacy scores of the athletes did not show a statistically significant difference according to gender (p>0.05). Although the level of perception of athletes about their coaches’ behaviors towards them varies according to gender, it can be said that it is generally similar. Women are more affected by negative coach behaviors than men. Self-efficacy scores are similar according to gender. It can be said that positive coach behaviors have a positive effect on self-efficacy level. Negative coach behaviors have very little effect. It can be said that in order to increase self-efficacy levels in athletes, it is necessary to increase positive behaviors of coaches and decrease negative behaviors.
30 April 2021 in Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi
Bu çalışmanın amacı; üniversite öğrencilerinin egzersiz yapma durumlarına göre yaşam kalitelerinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini, Sinop Üniversitesi’nin farklı fakülte ve yüksekokullarında öğrenim gören toplam 10646 öğrenciden 2923’ü (1648 kadın, 1275 erkek) oluşturmaktadır. Her fakülte ve yüksekokulu temsil edecek şekilde basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle örneklem seçilmiş ve anketler 2017-2018 bahar döneminde uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak, kişisel bilgi formu ile Yaşam Kalitesi Ölçeği (WHOQOL-BRIEF) kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenerek, Independent-samples t-test ile analiz edilmiştir. Tüm istatistiksel hesaplamalarda SPSS 21.0 V paket program kullanılmış ve p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Araştırmada üniversite öğrencilerinin (n=711) %24,3’ünün düzenli olarak egzersiz yaptığı, (n=2212) %75,7’sinin ise düzenli olarak egzersiz yapmadıkları belirlenmiştir. Yaşam kalitesi ölçeğinde ve alt boyutlarında egzersiz yapanlar lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Cinsiyet değişkeni açısından ise yaşam kalitesi alt boyutlarından “ruhsal alan” alt boyutunda erkek öğrenciler lehine farklılık belirlenmiştir (p<0,05). Çalışmamızda düzenli egzersiz yapmanın yaşam kalitesi üzerinde etkisi incelenmiş ve düzenli egzersiz yapan katılımcıların yaşam kaliteleri daha yüksek bulunmuştur. Üniversite öğrencilerine öğrenim süresi boyunca gerekli eğitim verilerek düzenli egzersizin öneminin anlatılması ve egzersizi bir davranış ve yaşam biçimi haline getirmelerinin sağlanması, öğrencilerin yaşam kalitelerini artırmada önemli rol oynayacaktır.
30 April 2023 in Gazi Beden Eğitimi ve Spor Bilimleri Dergisi
Bu araştırmanın amacı takım ve bireysel sporcuların empatik eğilim ile prososyal ve antisosyal davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklem grubunu, 2021-2022 ve 2022-2023 sezonlarında tesadüfi örneklem yöntemiyle seçilen, Takım (n=422), ve Bireysel (n=410) sporlar olmak üzere toplamda 832 müsabık sporcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak “Kişisel Bilgi Formu”, “Empatik Eğilim Ölçeği (EEÖ)” ve “Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranış Ölçeği (SPADÖ)” kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen puanlar için ikili karşılaştırmalarda; Bağımsız örneklem t-test, çoklu karşılaştırmalarda ise; Tek yönlü varyans analizi ve Tukey HSD testinden yararlanılmıştır. Araştırma grubunun “EEÖ” ve “SPADÖ” puan ortalamalarında cinsiyet, yaş, spor yaşı, spor türü, spor dalı, aylık gelir ve millilik durumu, değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0,05). Diğer taraftan sporcuların EEÖ” ile “SPADÖ” arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). Bu bağlamda sporcuların empatik eğilim düzeyleri arttıkça prososyal davranış düzeyleri yükselmekte ve antisosyal davranış düzeyleri azalmaktadır.
27 March 2024 in Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Dergisi
Bu araştırmanın amacı yüzücülerde dayanıklılık antrenmanı sonrası oluşan sıvı dengesi ve seçili performans parametrelerinin değerlendirilmesidir. Araştırmaya 11-14 yaş grubu, aktif yüzücü olan 30 gönüllü sporcu dahil edilmiştir. Araştırmanın teorik çerçevesine uygun olarak sporcular rastgele izotonik (n=10), plasebo (n=10) ve kontrol (n=10) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. Çalışmada, izotonik içecek grubuna dayanıklılık antrenmanı öncesi ve esnasında izotonik sporcu içeceği, plasebo grubuna su verilirken, kontrol grubuna ise herhangi bir sıvı takviyesi yapılmamıştır. Antrenman öncesi ve sonrası sporculara; sıvı dengesi, vücut ısısı, işitsel reaksiyon zamanı, denge, dikey sıçrama (DS) ve anaerobik güç (AG) testleri uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular, araştırmanın amaçları doğrultusunda tekrarlı ölçümlerde Karma Desenli Anova testi ile hesaplanmıştır. İzotonik, plasebo ve kontrol gruplarının ön ve son test verileri karşılaştırıldığında dikey sıçrama-anaerobik güç, vücut ısısı ve denge testi parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklara rastlanırken (p0,05). Araştırma sonucunda, sporculara yapılan sıvı takviyelerinin dikey sıçrama ve anaerobik güç, denge ve işitsel reaksiyon zamanı performans parametrelerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler dikkate alındığında, grupların vücut hidrasyon düzeylerinin benzer özellikler göstermesinin bu sonuçların ortaya çıkmasında etkili olduğu düşünülmektedir