Nazire Burcin Hamutoglu

Dr. Nazire Burcin Hamutoglu

orcid

Research Focus & Metrics

Academic Career Length

11Years (2016-Present)

(Calculated once Scilit publication data is synced: current year − year of first publication + 1)

Representative Publications

View All Publications
29 April 2021 in Açıköğretim Uygulamaları ve Araştırmaları Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
Aras BozkurtAras Bozkurt
Aras Bozkurt
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
AKAysegul Li̇man Kaban
Aysegul Li̇man Kaban
GTGülşah Taşçı
Gülşah Taşçı
MAMona Aykul
Mona Aykul
Dijital bilgi çağında, enformasyon bilgiyi, bilgi ise bilgeliği sağladığı için, veriyi işleyip enformasyona dönüştürme en temel eylemlerden birisidir. Bilgi, dönüşümün tetikleyicisi ve hızlandırıcısıdır ve bu süreçte hayatta kalabilmenin bir yolu da dijital dönüşüm sürecine uyum sağlamaktır. Bu çalışma bağlamında dijital bilgi çağında dijital toplum, dijital dönüşüm, dijital eğitim ve dijital yeterlilikler kavramı ele alınmış ve bir araştırma sentezine ulaşılmaya çalışılmıştır. Çalışma dijital toplum ve dijital dönüşüm kavramlarının merkezinde insan olduğu sonucuna varmaktadır. Dijital eğitim süreçlerinde somut ve soyut teknolojilerin birbirini tamamlayacak şekilde kullanılması gerektiği, dijital eğitimin dijital yeterlilik ve okuryazarlık ile operasyonel olabileceği ayrıca vurgulanmaktadır. Dijitalleşme doğru yorumlanmadığında sağlayacağı avantajlardan çok dezavantajlar da sağlayabilecek bir kavramdır. Dolayısıyla dijital bilgi çağında dijitalleşmeyi doğru yorumlamak, doğru anlamak ve dönüşüm sürecinde doğru bağlamda konumlandırmak son derece önemlidir.

7 July 2017 in Ege Eğitim Dergisi
Verified
Journal Article
Closed access
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
ÖGÖzlem Canan Güngören
Özlem Canan Güngören
GUGülden Kaya Uyanık
Gülden Kaya Uyanık
DEDUYGU GÜR ERDOĞAN
DUYGU GÜR ERDOĞAN
Bu çalışmada Ng tarafında 2012 yılında geliştirilen 17 maddeden oluşan “Dijital Okuryazarlık Ölçeğinin” Türkçe ’ye uyarlaması yapılmıştır. Ölçeğin orijinali 4 faktörlü bir yapıya sahiptir. Bu faktörler tutum, teknik, bilişsel ve sosyal boyutlardan oluşmaktadır. Ölçeğin Türkçe’ ye uyarlama çalışmaları dilsel eşdeğerlik ile başlamış, iyi derecede İngilizce ve Türkçe bilen 3 uzman tarafından İngilizce'den Türkçe'ye, farklı 3 uzman tarafından da Türkçe'den İngilizce'ye çevrilmiş, uzmanların görüşleri doğrultusunda Türkçe deneme formu elde edilerek İngilizce ve Türkçe bilen 37 akademisyene iki hafta arayla her iki form uygulanmış ve her iki form arasındaki korelasyon katsayıları anlamlı olarak bulunmuştur. Dilsel eşdeğerliğin ardından AFA, DFA ve güvenirlik analizleri ile gerçekleştirilmiştir. AFA için 185 öğrenciden elde edilen veriler, DFA için ise farklı 210 öğrenciden elde edilen veriler kullanılmıştır. Birinci düzey DFA ile araştırma grubundaki kişi sayısı faktör analizi için yeterli seviyede olduğu, ikinci düzey DFA ile dijital okuryazarlık örtük değişkenin anlamlı birer yordayıcısı olduğu bulunmuştur. İç tutarlılık katsayısı (Cronbach Alpha) ve test tekrar test yöntemleriyle de ölçeğin güvenirliğine bakılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda ölçeğin Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir yapıya sahip olduğu görülmüştür.

25 July 2019 in Journal of Education and Future
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
MSMerve Savaşçi
Merve Savaşçi
GSGozde Sezen-Gultekin
Gozde Sezen-Gultekin
This study aimed to investigate the attitudes towards e-learning and digital literacy skills of prospective teachers (N = 47) enrolled in the Department of Computer Education and Instructional Technology at a state university in Turkey. The study also investigated whether these variables vary in terms of gender and prior e-learning experience as well as the potential relationship between their attitudes and their digital literacy skills. Adopting a quasi-experimental pre-posttest design with an experimental group, this study sought to discover the effects of a five-week treatment on prospective teachers’ digital literacy skills and attitudes toward e-learning. The data for the study came from two data collection tools namely, Attitudes towards E-learning Scale (Haznedar & Baran, 2012) and Digital Literacy Scale (Ng, 2012). Findings indicated the effectiveness of the treatment on the participants’ attitudes towards e-learning platforms. Furthermore, the findings of the regression tests demonstrated that tendency is one of the most significant predictors of digital literacy skills.

1 January 2020 in Journal of Information Technology Education: Research
Verified
Journal Article
Open access
PDF file
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
UBUgur Basarmak
Ugur Basarmak
Aim/Purpose: The aim of this study is to propose and test a model in which perceived barriers to technology integration are handled within a broad framework. It can be argued that the proposed model will have the dynamics to examine the studies performed on technology integration in a generic way and to have an important place in explaining the technology barriers at individual and school level under internal and external barriers. This can then be used to minimize such barriers and facilitate technology integration. Background: As seen in previous studies, barriers constitute a complex structure that is encountered in almost every environment for different reasons, affects the teaching-learning process, and contains several variables under primary and secondary barriers. It is thought that exploring this complex structure plays a key role in technology integration. In many studies, it is observed that the barriers are addressed as internal and external aspects but work on such aspects is quite limited. Methodology: Based on the convenience sampling method, the research was planned and conducted in accordance with the relational survey model. A structural regression model was used to examine the barriers that teachers perceive in technology integration. The sample of the study involved 449 teachers working in different branches at nine public schools in the academic year of 2018-2019 at the city center of Kirsehir province, and they participated on a voluntary basis. The number of teachers in the research sample corresponds to 73% of the total number of teachers in Kirsehir. Contribution: The contribution to the literature is proposing and testing a model which can be used to measure technological barriers in technology integration in education considering internal and external factors with a large perspective and holistically. Findings: The findings of the structural regression model used in this study showed that beliefs towards learning-teaching activities (BLTA), beliefs towards the expert support (BES), technological self-efficacy beliefs (TSEB), family resistance (FR), assessment (ASSES), and pedagogical self-efficacy beliefs (PSEB) are located under internal barriers and that lack of vision (LV), lack of money (LM), lack of training (LT), infrastructure (INF), content (CONT), and time (TIME) are all part of external factors. Furthermore, the results showed that external barriers affect the internal barriers directly and positively. Finally, it was observed that beliefs towards change (BC) and lack of leadership (LL) had no effect on internal or external barriers. Recommendations for Practitioners: As the findings of this study were discussed under internal and external barriers to technology integration, the results of the study could shed a light for managers, teachers or candidate teachers within the framework of “technology integration.” The identification of barriers in different settings should be used as the first step in minimizing the impact of such barriers in technology integration in education. Recommendation for Researchers: The work done can form the basis of investigating the impacts of latest technology on education, and necessary dimensions on the technology integration within the context of internal and external factors in the classroom or in a virtual learning environment for further research. Findings should then be used to aid technology integration in education. Impact on Society: The effective and successful technology integration may be reached by minimizing the barriers identified. Future Research: Future research can investigate technological barriers with reference to external variables (e.g., motivation, acceptance, satisfaction) using the developed scale. The findings can then be used to eliminate the barriers and facilitate technology integration.

30 June 2019 in Bartın University Journal of Faculty of Education
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
DGDeniz Mertkan Gezgin
Deniz Mertkan Gezgin
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
GSGozde Sezen-Gultekin
Gozde Sezen-Gultekin
SYSoner Yildirim
Soner Yildirim
Akıllı telefonlar ve sosyal medyanın birlikteliği, Nomofobi ve FoMO olarak adlandırılan iki olumsuz durumu ortaya çıkarmıştır. Bunlardan ilki Nomofobi, mobil telefondan yoksun olma korkusu ile FoMO, sosyal medyada gelişmeleri kaçırma korkusu olarak özellikle üniversite öğrencileri üzerinde risk teşkil etmektedir. Nomofobi ve FoMO yüzünden üniversite öğrencilerinin sosyal medya ve akıllı telefon kullanım süreleri artmıştır. Bu kullanım süresinin artması sonucunda, üniversite öğrencileri daha Nomofobi ve FoMO yatkın olmakta ve bu yüzünden korku, kaygı ve strese kadar yol açan sorunlar yaşamaktadırlar. Bu çalışmanın amacı da, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon, Nomofobi, FoMO ile ilgili metaforik algılarını tespit etmektir. Alanyazında, Nomofobi ve FoMO ile ilgili çalışmalar incelendiğinde çalışmaların nicel araştırmalar boyutunda olduğu görülmektedir. Bu çalışma ise en az bir nicel ve bir nitel yöntem içeren karma yöntem ile desenlenmiştir. Araştırmanın bulguları, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon kullanım süresine, Nomofobi ve FoMO ölçeğinden aldıkları puanlara göre farklılık göstermektedir. Bulgular incelendiğinde, akıllı telefonlar için arkadaş, organ, yemek yeme, ihtiyaç, sevgili, Nomofobi için yalnız kalma, hiçlik, FoMO için ise geri kalma, gereksinim metaforlarının sıklıkla ifade edildiği görülmüştür.

15 July 2018 in Eğitim Teknolojisi Kuram ve Uygulama
Verified
Journal Article
Closed access
PDF file
NHNazire Burcin Hamutoglu
Nazire Burcin Hamutoglu
DGDeniz Mertkan Gezgin
Deniz Mertkan Gezgin
YSYavuz Samur
Yavuz Samur
SYSoner Yıldırım
Soner Yıldırım
Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılığı düzeylerini cinsiyet, mobil oyun oynama ve akademik başarı düzeyi açısından incelenmektir. Çalışmanın katılımcılarını bir devlet üniversitesinde öğrenim gören 301 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Demirci, Orhan, Demirdaş, Akpınar ve Sert (2014) tarafından dilimize uyarlanan “Akıllı Telefon Bağımlılığı” ölçeği ile veriler toplanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizinden (ANOVA) yararlanılmıştır. Bulgular incelendiğinde, üniversite öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılığı düzeylerinde cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık bulunmazken, mobil oyun oynayan ve mobil oyun oynama süresi yüksek olan üniversite öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılığı düzeyinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Akademik başarı düzeyi açısından incelendiğinde akademik başarı düzeyi açısından başarı düzeyi düşük olan öğrencilerin, başarı düzeyi daha yüksek olan öğrencilere göre akıllı telefon bağımlılık riskinin yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca araştırmada öğrencilerin akıllı telefonu kullandıkları yer ile kullanma amaçlarına yönelik bulgular da yer almaktadır.