Debates around corporate greenwashing increase consumer skepticism toward environmental claims and heighten reputational risks in sustainability communication. Consequently, some corporations strategically limit the visibility of their environmental practices, making it more difficult for stakeholders to interpret sustainability communication. This study develops and validates a multidimensional scale to measure consumer attitudes toward greenhushing. An initial pool of 35 items was refined through evaluation by 12 experts, followed by sequential exploratory and confirmatory factor analyses using pilot (n = 94) and main study (n = 401) data. The resulting 16-item, three-dimensional scale comprising greenhushing approval, price-based trust, and greenwashing skepticism was supported by convergent and discriminant validity tests alongside internal consistency measures. Rather than directly measuring sustainability communication performance, the scale offers a stakeholder-level diagnostic indicator of how limited sustainability communication is perceived by consumers, providing a quantitative foundation for empirical research and managerial decision-making.
26 March 2025 in Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
Bu çalışma, Manisa Celal Bayar Üniversitesi öğrencilerinin Manisa kentine yönelik algı ve tutumlarını kapsamlı bir şekilde inceleyerek, şehrin marka kent olarak yeniden konumlandırılması sürecine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırma bulguları, öğrencilerin sosyal, kültürel ve ekonomik algılarının genellikle düşük düzeyde olduğunu, ancak yerel gastronomi ve doğal güzellikler gibi belirli alanlarda olumlu algılar taşıdıklarını göstermiştir. Ayrıca, cinsiyet ve yaşanılan il gibi demografik değişkenlerin şehir algısı üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Araştırma, Manisa’nın sosyal ve kültürel olanaklarının geliştirilmesi, yerel yönetimlerin öğrenci odaklı politikalar oluşturması ve şehrin gastronomi, tarih ve doğa turizmi alanlarında farkındalığının artırılması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bulgular, Manisa’nın hem mevcut sakinleri hem de potansiyel ziyaretçileri için daha cazip bir şehir haline gelmesi yolunda stratejik adımların önemini ortaya koymaktadır.
This study examines the transformative effects of artificial intelligence (AI) on film production in Türkiye, focusing on two primary axes: screenwriting and editing, and visual effects (VFX) and post-production. Drawing on semi-structured interviews with eight cinema professionals and analyzed through Reflexive Thematic Analysis, the research moves beyond technical descriptions to map the socio-technical shifts in creative labor. The findings identify an emergent model of 'Assisted Creativity under Resource Scarcity,' where AI functions as a 'senior assistant' that enhances speed and cost-efficiency while remaining limited by its inability to replicate local narrative and cultural codes, character 'inner transformation,' and causal plotting. Within the Turkish context, the study highlights a democratization-precarity paradox: while AI lowers entry barriers for independent productions, it intensifies labor through 'multi-role' requirements and role contraction. Ultimately, the study discusses the relocation of cinema in an algorithmic age and offers theoretical insights into the preservation of national narrative sovereignty.
29 June 2017 in Galatasaray Üniversitesi İleti-ş-im Dergisi
Bu çalışma Facebook kullanıcılarının arkadaşlıktan çıkarma/takibi bırakma nedenlerini nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılarak ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Araştırma amacıyla aktif Facebook kullanıcılarına ulaşmak için kartopu örneklemi ile çevrim içi bir anket düzenlenmiştir. 462 geçerli anket formu toplanmış ve veriler betimleyici ve çıkarımsal analizler kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre Facebook kullanıcıları için arkadaşlıktan çıkarma/takibi bırakmadaki çevrim içi ana nedenler, aşağılanma, başkalarının aşağılanması, flört girişimi, hayvan haklarına aykırı içerik, ırkçı ve cinsiyetçi içeriklerdir. Çevrim dışı nedenlerden ise “aldatma” %86.6 ile en yüksek katılım düzeyine sahiptir. Demografik gruplar arasında anlamlı farklar olup olmadığını ortaya çıkarmak için ANOVA ve t-testi uygulanmış, farklı cinsiyet, eğitim ve yaş grupları arasında anlamlı fark olduğu görülmüştür. Bu araştırma Türkiye’de yapılmıştır ve elde edilen bulgular ABD’de ve Almanya’da yapılan daha önceki araştırmaların sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır.